<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114</id><updated>2011-11-27T15:20:49.134-08:00</updated><title type='text'>TEKNOLOJİ</title><subtitle type='html'>TEKNOLOJİ BİLİM</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>100</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-3057222239040419857</id><published>2009-12-19T04:38:00.001-08:00</published><updated>2009-12-19T04:38:40.863-08:00</updated><title type='text'>Super Aviator</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3604&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3604&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın ilk kişiye özel uçak şeklindeki denizaltısı Amerika'da tanıtıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Super Aviator'' ismi verilen denizaltı, kanatları ve yüksek manevra kabiliyetiyle bir denizaltıdan çok uçağa benziyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklamlarında ''suyun altında uçmak için'' sloganı kullanılan Super Aviator, suyun 305 metre altına kadar inebiliyor ve hızı saatte 15 kilometreye kadar çıkabiliyor. Fiyatı 2.5 milyon dolar olarak belirlenen denizaltının kokpitinde, tıpkı bir uçaktaki gibi, kontrol çubuğu, yükseklik göstergesi, dümen pedalları ve pusula bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Super Aviator'ın üreticisi ''Sub Aviator Systems''in ortaklarından Alfred McLaren, bunun su altı dünyası için bir dönüm noktası olduğunu söylüyor ve ''Standart denizaltılar suyun altında sadece aşağı ve yukarı yönünde hareket edebilir, manevra yapmanız imkansızdır. Super Aviator ise size hareket özgürlüğü sağlıyor. Ayrıca tasarımından dolayı da görüş alanı oldukça geniş'' diyor. Super Aviator'ı kullanmak için maliyeti 8 bin dolar olan 3 günlük bir eğitimden de geçmek gerekiyor. Rus milyarder Roman Abramoviç ve Virgin Hava Yolları'nın sahibi Richard Branson gibi dünya zenginleri denizaltı uçağı için şimdiden sipariş verdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-3057222239040419857?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/3057222239040419857/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/super-aviator.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3057222239040419857'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3057222239040419857'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/super-aviator.html' title='Super Aviator'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-4353711799414422979</id><published>2009-12-19T04:37:00.002-08:00</published><updated>2009-12-19T04:38:11.491-08:00</updated><title type='text'>F-35 savaş uçağı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3734&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3734&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ABD, F35 savaş uçağının kodlarını ortaklarına vermeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD'nin, F-35 savaş uçağının kontrolünü sağlayan yazılımının kodlarını, proje ortağı ülkelere vermeyeceği bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD Savunma Bakanlığı'nın, programın uluslararası ilişkiler yetkilisi Jon Schreiber, Birleşik Krallık'ın, operasyonel bağımsızlık gerekçesiyle yazılım teknolojisine sahip olma yolundaki isteğine ilişkin Reuters'a yaptığı açıklamada, ''kodların proje ortaklarına verilmeyeceğini'' söyledi. Lockheed Martin firmasının radara yakalanmayan yeni uçağıyla ilgili projenin ortakları Birleşik Krallık, İtalya, Hollanda, Türkiye, Kanada, Avustralya, Danimarka ve Norveç. İsrail de uçaktan almak istiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Schreiber, kodların verilmesinin yerine, Florida'daki Eglin Hava Üssü'nde bir yeniden programlama tesisi kurulacağını ve burada sürekli olarak bir üst düzeye çıkarılacak olan yazılımların ortak ülkelere verileceğini kaydetti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-4353711799414422979?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/4353711799414422979/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/f-35-savas-ucag.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/4353711799414422979'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/4353711799414422979'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/f-35-savas-ucag.html' title='F-35 savaş uçağı'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-6026377245273855287</id><published>2009-12-19T04:37:00.001-08:00</published><updated>2009-12-19T04:37:42.387-08:00</updated><title type='text'>Bu tanklar attığını vuracak</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3649&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3649&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterindeki 171 adet Leopard-1 Tankı Aselsan tarafından geliştirilen Volkan Atış Kontrol Sistemi'yle modernize edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Leopard-1 tanklarının modernizasyonunun Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın harekat ve caydırıcılık etkinliğine büyük katkı sağlayacağını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aselsan tarafından geliştirilen Volkan Atış Kontrol Sistemi'yle modernize edilen Leopard-1 tankının sonuncusu Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edildi. Projede Leopard-1 tankları, uzak mesafeden gece ve gündüz hedefi tespit edip, otomatik olarak takip edebilen, hareketli tanktan hareketli hedeflere etkili atış imkanı sağlayan, bilgisayar kontrollü atış kontrol sistemi ile donatıldı. Yapımında 200'den fazla mühendisin görev aldığı sistemle tankların ilk atıştaki vuruş oranı artırıldı. 2002'de hayata geçirilen ve 2006'da seri üretime başlanan proje için 163 milyon dolar harcandı. Modernizasyonu yapılan tanklarla 3 binden fazla test atışı yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atış Kontrol Sistemi'nin tanka entegrasyonunun yapıldığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı Birinci Ana Bakım Merkez Komutanlığı'nın Sakarya Arifiye'deki fabrikasında son tank teslim töreni düzenlendi. Törende konuşan Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Türkiye'nin uluslararası politikada oynadığı önemli rol ve bulunduğu coğrafyanın, güçlü ve caydırıcı vasıfta bir Silahlı Kuvvetlere sahip olma zorunluluğunu ortaya koyduğunu belirtti. Bu itibarla Silahlı Kuvvetlerin gücünün ve caydırıcılığının desteklenmesinin ve sürdürülmesinin olmazsa olmaz şartının her alanda destekleyebilecek yetkinlikte milli bir savunma sanayiine sahip olmaktan geçtiğini kaydetti. Gönül, "Bu noktada Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın harekat ve caydırıcılık etkinliğine büyük katkı sağlayacak olan Leopard-1 tanklarının modernizasyonuna yönelik projenin başarıyla tamamlanmasından memnuniyet duyuyorum. Yerli ürünleri geliştirmeyi ve yerli savunma sanayi altyapısını uluslararası çapta rekabet edebilecek düzeyde güçlendirmeyi temel hedef olarak benimsedik. Sistemin Leopard-1 tanklarına entegre edilmesi sayesinde, muharebe sahasında çok daha üstün performans sergileyebilecek bir tank filosu elde ettik." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ASELSAN, DÜNYA ÇAPINDA MARKASI OLMA YOLUNDA İLERLİYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Proje kapsamında yüzde 68'e ulaşan sanayi katılımı oranı ile KOBİ'lere de önemli oranda iş aktarıldığını ifade eden Gönül, bu sayede savunma sanayiine ilişkin üretimlerin teşvik edildiğini vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu projeden çıkarılan bilgi ve tecrübe yoluyla üretilecek benzer sistemlerin Silahlı Kuvvetlerin bundan sonraki ihtiyaçlarına da cevap verebilecek şekilde geliştirilmesinin önemli olduğuna dikkati çeken Gönül, Aselsan'ın geliştirdiği sistemlerle dünya çapında önemli bir savunma sanayi markası olma yolunda ilerlediğine işaret etti. TBMM'de bakanlığının ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın bütçelerinin iki gün önce kabul edildiğini hatırlatan Gönül, mali sıkıntılara rağmen, ödenekler kesilmeden bu bütçenin kabul edilmesinden dolayı hükümete teşekkür etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aselsan Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çavdaroğlu ise projeyle hareketli tanktan, hareketli hedefe atışlarda Leopard-1 tanklarının vuruş performansının 3 katına çıkarıldığını belirtti. Projeyle Türkiye'nin, tank modernizasyonu için gerekli teknolojik güce sahip olduğunu kaydeden Çavdaroğlu, şunları söyledi: "Tanklara kazandırılan nişangah ve namlu stabilizayonu ile otomatik hedef izleme kabiliyetleri birçok modern tankın dahi sahip olamadığı performans seviyesine ulaştı. Leopard-1 Atış Kontrol Sistemi imalatında 5 binin üzerinde farklı çeşit malzeme bir araya getirildi. Aselsan bu güç sayesinde Altay Projesi gibi daha büyük projelerde görev üstlenmiş olup, tank modernizasyonunda dünya ölçeğinde söz sahibi olma yolunda hızla ilerlemektedir. Projede kazanılan bilgi birikimi ve öz güven bizi daha büyük hedeflere yönlendirdi. Bu nedenle savunma sanayinin yıllık 1 milyar dolarlık ihracat hedefini yürekten benimsiyor ve tank modernizasyonları projelerinin bu hedefe ulaşmada lokomotif görev üstleneceğine inanıyorum."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"GELİŞMİŞ ÜLKELERDE HANGİ TANK VARSA BİZDE DE VAR"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Törenin ardından Leopard-1 tankının performansını sergilemek amacıyla yapılan gösteriyi izleyen Bakanı Gönül, gösterinin çok etkileyici olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Böyle bir etkileyici gösteri olmasını bekliyorduk." diyen Gönül, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugüne kadar bu gibi modernizasyon işleri hep dışarıya veriliyordu. Ama gördüğünüz gibi Türkiye'de de bunlar yapılabiliyor. Çok iyi netice alınacak. Gelişmiş ülkelerin, gelişmiş silahlı kuvvetlerin elinde hangi tank varsa bizim de elimizde var. Hatta bazılarının atış kontrol sistemi daha iyi. En önemlisi tank hangi şartta giderse gitsin, hangi açıda hareket ederse etsin namlu hedefi tespit ediyor ve ateş etmeye devam edebiliyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakan Gönül, Milli Tank Projesi'nin 1 Ocak 2009'da başladığını, 78 aylık bir sürenin söz konusu olduğunu sözlerine ekledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan Aselsan tarafından geliştirilen Volkan Atış Kontrol Sistemi'nin Şili ordusuna ait Leopard-1 tanklarında kullanılması konusunda, mayıs ayında İstanbul'da düzenlenen İDEF 2009 Fuarı sırasında, Şili askeri fabrikası ile Aselsan arasında bir mutabakat muhtırası imzalandığı bildirildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-6026377245273855287?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/6026377245273855287/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bu-tanklar-attgn-vuracak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6026377245273855287'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6026377245273855287'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bu-tanklar-attgn-vuracak.html' title='Bu tanklar attığını vuracak'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-6253312925429517618</id><published>2009-12-19T04:35:00.000-08:00</published><updated>2009-12-19T04:36:06.224-08:00</updated><title type='text'>Beynimiz iflasın eşiğinde</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3853&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3853&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İnsan beynine günde ortalama 100 bin 500 kelime giriyor.Bu da saniyede 23 kelime ediyor.Bu rakam bir bilgisayarın bile çökmesine neden olabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD'deki San Diego Üniversitesi'nde yapılan bir arıştırma günümüz insanının elektronik posta,internet televizyon ve diğer iletişim araçları nedeniyle "Bilgi bombardımanına " tutulduğunu ve bu yüzden beyne aşırı yüklenildiğini ortaya çıkardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmaya göre bir kişinin beynine, günde ortalama 100 bin 500 kelime giriyor.Bu da saniyene 23 kelime ediyor.Uzmanlar "Bu kadar aşırı bilgi noırmal bir bilgisayarı bile çökertir.Aynı etkiyi insan beyinine de yapabilir" diyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-6253312925429517618?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/6253312925429517618/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/beynimiz-iflasn-esiginde.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6253312925429517618'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6253312925429517618'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/beynimiz-iflasn-esiginde.html' title='Beynimiz iflasın eşiğinde'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-6971631225720773768</id><published>2009-12-19T04:34:00.000-08:00</published><updated>2009-12-19T04:35:32.168-08:00</updated><title type='text'>Türkiye'nin 5 yıllık teknolojik planı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3863&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3863&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu (BTYK) toplantısında, 2011-2016 yıllarını kapsayacak, ''Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Uygulama Planı'' hazırlanmasına karar verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜBİTAK'tan yapılan açıklamaya göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında yapılan BTYK'nın 20. toplantısında, son 6 aydaki gelişmeler ele alındı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BTYK'da, gelecek yıl süresi dolacak ''Bilim ve teknoloji Politikaları Uygulama Planı 2005-2010'' kaydedilen başarıların, iyileştirmeye açık alanların, 2010 sonrası olası fırsat ve tehditlerle dünyadaki gelişmelerin göz önüne alınarak yeni bir uygulama planı oluşturulması kararlaştırıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplantıda, bilim ve Teknoloji İnsan Kaynağı Koordinasyon Komitesi'nin (BTİKKK) görev süresinin BTYK 22. Toplantısı'na kadar uzatılması yönünde ek karar alındı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan Uluslararası Araştırmacılar Koordinasyon Komitesi'nin Kurulması kararının amacına ulaştığı değerlendirilerek, anılan kararın sonuçlandırılmasına, çalışmaları süren ancak henüz sonuçlanmamış olan konuların ise 2007/201 numaralı ''Bilim ve Teknoloji İnsan Kaynağı'' adlı karar kapsamında kurulan BTİKKK kapsamında izlenmeye devam edilmesine karar verildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-6971631225720773768?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/6971631225720773768/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/turkiyenin-5-yllk-teknolojik-plan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6971631225720773768'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6971631225720773768'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/turkiyenin-5-yllk-teknolojik-plan.html' title='Türkiye&apos;nin 5 yıllık teknolojik planı'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-6918151289270891062</id><published>2009-12-19T04:33:00.000-08:00</published><updated>2009-12-19T04:34:19.299-08:00</updated><title type='text'>Dikey gemi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3778&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3778&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Denizin uzay üssü olarak adlandırılan dünyanın ilk dikey gemisi tasarlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransız tasarımcı Jacques Rougerie dikey gemi projesinin hayata geçmesi için çok önemli bir adım atarak “The SeaOrbiter” isimli proje geliştirdi. Uluslararası uzay istasyonun kullandığı sisteme benzer bir teknikle çalışacak gemide deniz hayatını gözlemlemek üzere birçok laboratuvar bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tasarımcıya göre navigasyon tekniği ve özel gözetleme güvertesi olan gemi çok az bilinen denizin altındaki dünyayı bilim adamlarına tanıtacak. Gemi ile küresel ısınma araştırmaları daha kolaylıkla yapılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarkozy de projeye destek verdi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rougerie’ye göre 32 milyon sterline mal olacak “uluslararası deniz istasyonu” gemisi yakında sefere çıkabilir. Geminin inşaa edileceğinden emin olduğunu söyleyen tasarımcı, “Olasılık bir yıl önce yarı yarıyaydı. Fakat şimdi yüzde 90 kesin olduğunu söylebileceğim” dedi. Projeye Fransa Devlet Başkanı Nicolas Sarkozy de destek vermişti. Sarkozy, Fransız gemi yapım şirketlerinin projeyle ilgilendiklerini yazın açıklamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçte ikisi suyun altında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;51 metre yüksekliğindeki dünyanın ilk dikey gemisinin üçte ikisi suyun altında, 14 metresi ise üstünde yer alacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-6918151289270891062?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/6918151289270891062/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/dikey-gemi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6918151289270891062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6918151289270891062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/dikey-gemi.html' title='Dikey gemi'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-3689298857753001186</id><published>2009-12-19T04:32:00.001-08:00</published><updated>2009-12-19T04:32:50.289-08:00</updated><title type='text'>Güneş depolayan özel mont</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3879&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3879&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ermenegildo Zegno yeni spor giyim serisinde teknolojiden destek aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klasik Ermenegildo Zegna çizgisini moden detaylarla güncelleyerek sunan ZegnaSport, her sezo olduğu gibi bu sezonda da, kolaksiyonunda yüksek teknoloji ürünü sıra dışı tasarımlara yer veriyor. %100 geri dönüşümlü sentetik kaynaklardan üretilen Ecotech kumaşını güneş pili teknolojisiyle bir araya getiren ZegnaSport, çevre koruma koşullarına uygun bir performans giysisiyle karşımıza çıkıyor: Ecotech Solar Jacket.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğukların giderek arttığı bugünlerde, olumsuz hava şartarına karşı koruma sağlayan bu mont, vücut sıcaklığını sabit tutma özelliğine de sahip. Her bir kolunda çıkartılabilir güneş pilleri bulunan ve bu sayede güneş ışığını yenilenilebilir bir enerji kaynağına dönüştürewn Ecotech Solar Jacket bu enerjiyi iç cepte yer alan bir pile aktararak MP3 çalarlar, cep telefonları gibi aygıtların şarj edilebilmesine olanak tanıyor ve yakadaki özel ısıtma yöntemine enerji sağlıyor. Şıklığına düşkün çevre dostalarına duyurulur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-3689298857753001186?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/3689298857753001186/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/gunes-depolayan-ozel-mont.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3689298857753001186'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3689298857753001186'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/gunes-depolayan-ozel-mont.html' title='Güneş depolayan özel mont'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-5052284060817040796</id><published>2009-12-19T04:31:00.001-08:00</published><updated>2009-12-19T04:31:49.495-08:00</updated><title type='text'>Cehennemden kaçıyorlar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3865&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3865&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Filipinler'in orta kesiminde bulunan Mayon yanardağı faaliyete geçerek kül ve lav püskürtmeye başladı. Yanardağın faaliyete geçmesinin ardından onbinlerce kişi evlerini bırakıp kaçıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar korku ve panik içinde evlerini bırakarak güvenli bölgelere çekiliyor. Askerler ve polisler Mayon yanardağının eteklerindeki 'tehlike bölgesinden' tahliye işlemini organize ederken, büyük patlamanın her an yaşanabileceği kaydediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 bin 460 metre yüksekliğindeki Mayon yanadağı çevresindeki 8 kilometrelik alanda 50 binden fazla insan yaşıyor. Filipinler'de en aktifi Mayon olmak üzere 22 yanardağ bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Askerler ve polisler Mayon yanardağının eteklerindeki 'tehlike bölgesinden' tahliye işlemini organize ederken, büyük patlamanın her an yaşanabileceği kaydediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mayon'da son olarak Ağustos 2006'da patlama olmuştu. Yanardağın yamaçlarında bu patlamanın ardından dev volkanik küller kalmış, Aralık'taki Durian tayfunu bu küllerle toprak kaymasına yol açmış ve 1000 kişi yaşamını yitirmişti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-5052284060817040796?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/5052284060817040796/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/cehennemden-kacyorlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/5052284060817040796'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/5052284060817040796'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/cehennemden-kacyorlar.html' title='Cehennemden kaçıyorlar'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-2050643389593597777</id><published>2009-12-19T04:30:00.002-08:00</published><updated>2009-12-19T04:31:13.285-08:00</updated><title type='text'>Deprem tehlikesi kapıda</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3866&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3866&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Depremin ayak sesleri duyulacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marmara Denizi'nde fay hattıyla ilgili ilk çalışmayı gerçekleştiren Fransız Le Suroit gemisinin, 4 Kasım-14 Aralık tarihleri arasında, AB'nin ''Avrupa Denizleri Gözlem Ağı İstasyonları (ESONET) Projesi'' çerçevesinde Marmara Denizi'nde kurulacak deniz altı gözlem istasyonlarıyla ilgili yaptığı çalışmanın sonuçları açıklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyoğlu'ndaki Fransız Sarayı'nda düzenlenen basın toplantısında konuşan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Naci Görür, uzun yıllardır Marmara Denizi'nde yürütülen araştırmaların ana hedefinin İstanbul'u bekleyen deprem riski olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marmara Denizi'nin, 1999 depreminden önce araştırılmadığını, o tarihten itibaren yapılan araştırmalarla da dünyanın en çok araştırılan denizi haline geldiğini anlatan Prof. Dr. Görür, bu süreçte iki ulusal, yedi uluslararası gemiyle yürütülen çalışmaların da sonuçlandığını anımsattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Görür, bu araştırmalarla, Marmara Denizi altındaki fay sisteminin geometrisi, boyutları, birbirleriyle olan ilişkileri, olası kırılmanın nasıl olacağı, İstanbul'un hangi bölgelerinin nasıl etkileneceği gibi konulara ışık tutulduğunu da belirterek, son araştırmayla da Marmara Denizi tabanındaki fayların bazı bölümlerinde gaz ve sıvı çıkışları olduğunun tespit edildiğini vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marmara Denizi'nde açığa çıkan gaz ve sıvının, denizaltında gözlem istasyonları kurularak kimyasal ve fiziksel olarak gözlemlenebileceğini ifade eden Prof. Dr. Görür, ''Marmara Denizi'nde kimyasal ve fiziksel değişimleri gözlemek bir bakıma deprem süreci başladığında depremin ayak seslerini önceden duymak anlamına gelir'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ESONET projesiyle tüm Avrupa denizlerinde kurulmak istenen deniz altı gözlem istasyonlarının, bu denizlerdeki deprem başta olmak üzere doğal tehlikeleri gözlemleyeceğini dile getiren Prof. Dr. Görür, bu projeye Marmara Denizi'nin de eklenmesinin önemli olduğunu vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Proje çerçevesinde Marmara Denizi'nde kurulması planlanan gözlem istasyonlarının İTÜ, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesince işletileceğini kaydeden Prof. Dr. Görür, bu konuda yetkili kurumların ve merkezi yönetimin desteğini beklediklerini de söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-''DEPREM TEHLİKESİ KAPIDA''-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Görür, Fransız araştırmacıların, Marmara Denizi'nin tabanına öncelikli olarak iki deprem istasyonu kurulmasını önerdiklerini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamlarının, 1999 depreminden sonra Marmara'da 30 yıl içinde deprem olacağını söylediğini anımsatan Prof. Dr. Görür, ''Artık Marmara'da deprem alarmı verildi. Deprem tehlikesi kapıda ve bu tehlike de geçmeyecektir. Bu alarmın ülkeyi yönetenlerce de ciddi alınması lazım'' diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-''MARMARA DENİZİ'NDE GAZ VE PETROL ÇIKIŞI VAR''-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransa Deniz Araştırmaları Enstitüsünden (IFREMER) Prof. Dr. Lois Geli de, Le Suroit gemisinin 4 Kasım-14 Aralık tarihleri arasında yaptığı çalışmalara ilişkin bilgi vererek, denizaltında faya yakın noktalarda gözlem istasyonlarının kurulmasının önemine işaret etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Marmara Denizi tabanında gaz ve petrol çıkışları olduğunu tespit ettik'' diyen Geli, bu çıkışların Küçükçekmece'nin güneyinde ve Tekirdağ ile Silivri arasında zirve yaptığının görüldüğünü anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Geli, gözlem istasyonlarının da bu bölgelere kurulmasını önerdiklerini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IFREMER'den Prof. Dr. Roland Person da Marmara Denizi'nin ESONET projesi içinde yer almasının önemine dikkati çekerek, istasyonların sadece deprem için değil, çevre ve küresel ısınma konusunda da bilgi vereceğini dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-İSTASYONLARIN 2011'DE FAALİYETE GEÇMESİ PLANLANIYOR-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Namık Çağatay da, Fransızların önerdiği denizaltı gözlem istasyonlarından birinin Küçükçekmece'nin 12 kilometre güneyine, diğerinin de Marmara Adası'nın 15-20 kilometre kuzeyine kurulmasının planlandığını belirterek, ayrıca bir pilot istasyonun da Gebze'nin beş kilometre güneyine kurulduğunu anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Gerekli kaynaklar bulunursa istasyonların 2011 yılında faaliyete geçmesi planlanıyor'' diyen Prof. Dr. Çağatay, istasyonların işletme giderleri de dahil beş yıllık maliyetinin 10 milyon avro olacağının da hesaplandığını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Çağatay, Marmara'nın tümünün deprem riski altında olduğunu, ancak fayın nereden kırılacağını kimsenin bilmediğini de söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplantıya Fransa'nın İstanbul Başkonsolosu Herve Magro da ev sahipliği yaptı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-2050643389593597777?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/2050643389593597777/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/deprem-tehlikesi-kapda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/2050643389593597777'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/2050643389593597777'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/deprem-tehlikesi-kapda.html' title='Deprem tehlikesi kapıda'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-7554450015377458992</id><published>2009-12-19T04:30:00.001-08:00</published><updated>2009-12-19T04:30:36.712-08:00</updated><title type='text'>Titan'da dev bir göl keşfedildi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3877&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3877&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Satürn'ün uydusu Titan'da dev bir göl keşfedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alman uzay araştırmacıları Satürn gezegeninin Titan uydusunda dev bir göl keşfetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alman Havacılık ve Uzay Dairesi (DLR) tarafından yapılan açıklamada, Titan'da yaklaşık 400 bin kilometre kare büyüklüğünde bir göl tespit edildiği bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kraken Mare" adı verilen gölün, Dünya'daki en büyük göl olarak bilinen Hazar Denizi'nden daha büyük olduğu ifade edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Titan'daki gölde Dünya'dan farklı olarak suyun yerine sıvı metan gazı ya da çeşitli hidrokarbürlerin bulunduğu kaydedildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-7554450015377458992?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/7554450015377458992/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/titanda-dev-bir-gol-kesfedildi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7554450015377458992'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7554450015377458992'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/titanda-dev-bir-gol-kesfedildi.html' title='Titan&apos;da dev bir göl keşfedildi'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-1047462402373474302</id><published>2009-12-19T04:29:00.002-08:00</published><updated>2009-12-19T04:30:07.501-08:00</updated><title type='text'>Dünyaya benzeyen sulu gezegen bulundu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3871&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3871&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Güneş sistemi dışında bol su bulunduğu düşünülen bir gezegen keşfedildi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nature dergisinin son sayısındaki makaleye göre, Dünya'dan 42 ışık-yılı uzaktaki gezegenin kütlesinin, Dünya'dan 6,6 kat büyük olduğu belirlendi. Harvard Üniversitesi'nden David Charbonneau, yeni bulunan gezegenin boyu ve bileşiminin, Dünya ile Satürn veya Jüpiter gibi gaz devleri arasında bir kategoriye girdiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GJ 1214b adı verilen "dış gezegenin" keşfinin, Dünya'ya benzeyen gezegen arayışında "önemli adım" olduğuna işaret edildi. GJ 1214b'nin, kendi yıldızının etrafındaki dönüşünü 38 saatte tamamladığı belirlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Astronomlar, GJ 1214b'nin kütlesinin yüzde 50'den fazlasının sudan oluştuğunu, atmosferinin hidrojen ve helyum ağırlıklı olduğunu düşünüyor. Yüzey sıcaklığı, 280 ile 120 santigrad derece arasında değişiyor. Suyun bir kısmının, atmosfer basıncı Dünya'da deniz seviyesindeki basıncın 20 bin katı olduğu için özel bir buz formunda olabileceği düşünülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Astronomlar, şimdiye kadar toplam 412 "dış gezegen" keşfetmiş bulunuyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-1047462402373474302?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/1047462402373474302/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/dunyaya-benzeyen-sulu-gezegen-bulundu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1047462402373474302'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1047462402373474302'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/dunyaya-benzeyen-sulu-gezegen-bulundu.html' title='Dünyaya benzeyen sulu gezegen bulundu'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-3762679803689867458</id><published>2009-12-19T04:29:00.001-08:00</published><updated>2009-12-19T04:29:35.826-08:00</updated><title type='text'>Siyah üzüm suyu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3874&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3874&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bilimadamlarına göre, siyah üzüm suyu içmek, hafıza kaybını azaltıyor ve hatta bu kaybı tersine çevirebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cincinnati Üniversitesi Psikiyatri bölümünde görevli bilim adamları, erken hafıza kaybı yaşayan 12 kişiyle bir çalışma yaptı. Sonuçta, 12 hafta boyunca içeceğin varyasyonlarını içenlerin farklı zihin testlerinde iyi bir performans gösterdikleri görüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmacılar, iki ayrı grup oluşturdu. İlk gruba Massachusetts' in Concord bölgesinde yetiştirilmiş saf Concord üzümü suyu verilirken ikinci grup ise hiçbir şey içmedi. Deney süresince her iki gruba da düzenli hafıza testi yapıldı. araştırma sonucuna göre birinci gruptakilerin yarısında daha uzun süreli gelişme kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzmanlar, bu sonuçların arkasındaki neden olarak ciltteki antidoksanlar ve meyvenin suyunu görüyorlar. Gruplar arasında temelde, önemli derecede farklılıklar olmamasına rağmen, saf siyah üzüm suyu içenlerde ise öğrenmede önemli gelişmeler görüldü. Bu eğilimin kısa süreli zihinde tutmayı sağladığı ve mekana ait, sözsüz hafızayı geliştirdiği belirtiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma sonuçlarına göre, meyve ve sebze gibi antioksidanlar bakımından zengin yiyecekler ile bunların yüzde 100 meyve suları bilişsel fonksiyonu korumaya yardımcı oluyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-3762679803689867458?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/3762679803689867458/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/siyah-uzum-suyu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3762679803689867458'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3762679803689867458'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/siyah-uzum-suyu.html' title='Siyah üzüm suyu'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-162084517864931136</id><published>2009-12-19T04:27:00.001-08:00</published><updated>2009-12-19T04:27:51.570-08:00</updated><title type='text'>İnsanlar, 105 bin yıl önce de un üretiyormuş</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3876&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3876&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kanada ve Mozambikli bilim adamları, insanların 105 bin yıl önce de tahıldan un ürettiğini ortaya çıkarttı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Science" adlı dergiye açıklamalarda bulunan Calgary Üniversitesi araştırmacılarından Julio Mercader, Mozambik'teki bir mağarada, on binlerce yıl eski olan ve tahılın öğütülmesinde kullanılan aletler bulduklarını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanların on binlerce yıl önce yerleşik olmadığına ve avcı olarak yaşadığına işaret eden Mercader, bugüne kadar avcı olarak yaşayan insanların sadece et ve meyve yiyerek yaşadığının tahmin edildiğini, ancak son bulguların bu insanların tahıldan un yapmış olduğunu da ortaya koyduğunu kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haberi veren Alman "Die Welt" gazetesinin internet sayfasında, bugüne kadar insanların yaklaşık 12 bin yıl önce yerleşik olarak yaşamaya başladıktan sonra un ürettiğinin tahmin edildiği bildirildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-162084517864931136?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/162084517864931136/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/insanlar-105-bin-yl-once-de-un.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/162084517864931136'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/162084517864931136'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/insanlar-105-bin-yl-once-de-un.html' title='İnsanlar, 105 bin yıl önce de un üretiyormuş'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-2870026960620281718</id><published>2009-12-19T04:26:00.000-08:00</published><updated>2009-12-19T04:27:13.399-08:00</updated><title type='text'>Bu saat sinirleri alıyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3875&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3875&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın ünlü saat üreticisi firmalarından Jacques Lemans'ın, ''Isee Watch'' adını verdiği koleksiyonuyla kullanıcısına ''kaliteli uyku'' vaat ettiği saatin kadın ve erkek versiyonu yeni yıl öncesinde satışa sunuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyaca ünlü markaların yeni modellerini Adanalı müşterileriyle buluşturan Swiss ve Time Saat Optik Mağazalar Müdürü Ayhan Salkım'dan edindiği bilgiye göre, Jacques Lemans'ın, 2010'un satış rekorları kırması beklenen bu ürününün kadın ve erkek versiyonları bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu saatlerde, klasik tarzdaki ISEE saatlerinde kullanılan otomatik makine ve deriye temas eden kısımlarda yer alan özel karbon bileşenleri sayesinde kişi kendini enerjik, mutlu ve rahatlamış hissediyor ve böylece deliksiz ve kaliteli bir uyku uyuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almanya Uyku Düzeni araştırma Enstitüsü (ISIS) tarafından yapılan uzun süreli araştırmalar sonucu bu saatlerin uykuya dalma süresinde yüzde 82, uyku kalitesi, stressiz ve dinlenmiş uyanma hissinde yüzde 83 iyileşme, fiziksel performansta yüzde 84 artış, uyku bölünmesinde ise yüzde 81 oranında azalma olduğu bilimsel olarak kanıtlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saatin erkek ve kadın versiyonlarının ortak özellikleri metal aksamların antialerjik, camlarının ise çizilmez kristal cam olması. Her iki saat de, mekanik kol hareketinden aldığı enerji ile çalışıyor. Erkek versiyonunun kordon bölümü hakiki timsah derisinden oluşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın versiyonunun çerçevesi ve kordonundaki metal kısımlar çelik, sarı kısımlar ise 20 mikro altın kaplamadan oluşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saatlerin kadınlar için olanı 540 avro, erkekler için olanı ise 400 avrodan satışa sunuluyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-2870026960620281718?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/2870026960620281718/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bu-saat-sinirleri-alyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/2870026960620281718'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/2870026960620281718'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bu-saat-sinirleri-alyor.html' title='Bu saat sinirleri alıyor'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-7042852564844487259</id><published>2009-12-19T04:25:00.002-08:00</published><updated>2009-12-19T04:26:48.641-08:00</updated><title type='text'>ZEYTİN ÇEKİRDEĞİ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3883&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3883&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Zeytinyağı asırlardır “en faydalı yağ” olarak bilinen bir gıda maddesidir. Hatta reklâmlar da bile “mucize” olarak lanse edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemeklik zeytinyağı normal şartlar altında muhafaza edilirse bozulmadan yenilebilecek nitelikte asırlarca kalabilen tek yağdır. Nitekim arkeolojik kazılarda 3 bin-5 bin yıl önceden kaldığı tahmin edilen mezarların yanında bozulmamış evsafta zeytinyağı bulunabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytinyağından sabun yaparsanız yağlı ciltlerde “yağ dengesini”, kuru ciltlerde ise “yağlandırma özelliği” temin eden bir hususiyet olduğunu tespit edersiniz. Yağ içerisinde antioksidan (bozulmadan kalabilme), sabun içerisinde “re-oily” (geri yağlandırıcı) olarak tabir ettiğimiz özellikleri sağlayan bu madde veya maddelerin ne olduğu bugün dahi bilinememektedir. Bu maddelerin bir gün keşfedilmesi, belki de çok uzun yıllar sağlıklı bir şekilde yaşamanın da ipuçlarını verecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytinyağını diğerlerinden farklı kılan bu madde veya maddeler en yoğun halleri ile zeytin çekirdeğinin içinde bulunur. Herhangi bir zeytin çekirdeğinin her iki ucu hafifçe törpülenirse, çekirdeğin içinin “oyuk” olduğu ve içerisinde pıhtılaşmış veya çok koyu kıvamlı bir yağ olduğunu görülür. Sözkousu maddelerin buradaki konsantrasyonu %80'lere varır. Zeytin çekirdeği muhteviyatındaki bu faydalı maddeleri elde etmek için ise zeytin çekirdeklerini atmayıp yutmak gerekir. Sanılanın aksne, zetin çekirdeğinin hazmı kolaydır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu uygulamanın insan vücuduna bir çok faydaları vardır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Ülser gastrit gibi mide problemlerine iyi gelir,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Bağırsak ve sindirim yollarını düzenler,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Basur ve prostat rahatsızlıklarını engeller,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-İç organlarda oluşabilecek kanserleşme riskini ciddi oranda düşürür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma Notu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda okuduğunuz makale Bulgar ve ABD li bilim adamlarının yaptıkları çalışmalar temel alınarak hazırlanmıştır. Bu araştırmaların hepsinde zeytin çekirdeğinin boğaz boşluğundan mideye inene kadar eridiği gerek denekler üzerinde yapılan çalışmalar gerekse cihazlarla tespit edilmiştir.&lt;br /&gt;Otorite olarak kabul edilen uzmanlar en gelişmiş şartlarda dahi bir ilaç yapsa bu ilacı insanlar üzerinde test etmeden, senelerce hatta birkaç nesil gözlemlemeden neticesi net olarak şudur diyebilmek imkânsızdır.&lt;br /&gt;Zeytin çekirdeğinin yutulması günümüz insanları arasında yeni duyulan bir şey olmasına rağmen eskilerin birçoğunun yaptığı bir uygulamadır. Yani olumlu etki ve tesirleri senelerdir hatta asırlardır bilinmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1985 li yıllarda başlayan bizzat firmamız tarafından yapılan araştırmalar bugüne kadar devam ettirilmektedir. Yaklaşık 25 sene süren neticede karşılaşılan hadiseler hayret vericidir. Bu neticelere bin kişi değil belki yüz binlerce insan tarafından karşılaşılmıştır demek daha doğrudur:&lt;br /&gt;Midesinde yanma olan herkes zeytin çekirdeğini yuttuktan sonra rahatladığını ifade etmiştir.&lt;br /&gt;Zeytin çekirdeğini yutan kimseler sindirim yolu rahatsızlıklarının bittiğini(kabızlık gibi) ifade etmişlerdir.&lt;br /&gt;Zeytin çekirdeği yutan kişilerde basur problemiyle karşılaşılmamış, hatta basuru olup ta yutanlar iyileştiklerini ifade etmişlerdir.&lt;br /&gt;Zeytin çekirdeğini senelerdir yuttuğunu bildiğimiz insanlarda kanser hadisesine nadiren rastlanılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son günlerde gelen yoğun telefon trafiğinden dahi birkaç gündür zeytin çekirdeklerini yutmaya başlayıp ta yukarıdaki benzeri rahatlamaları hissettiklerini söyleyen onlarca insan vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tavsiyemiz bizzat kendinizin denemesidir. Günde yediğiniz 5–6 tane zeytin çekirdeğini yutun ve kararı kendiniz verin. Ne biz nede bir başkası değil bizatihi kendi vücudunuz buna karar versin. Faydasını görürseniz lütfen çevrenizdekilerle de, evinizdeki küçük çocuklarda dâhil olmak üzere, bu uygulamayı yapın.&lt;br /&gt;Bizim elde ettiğimiz verilere göre aklımızın almayacağı kadar şifalı bir doğal uygulamadır. Yapmanın zarar değil fayda verdiğine inanıyor ve çevremize şiddetle tavsiye ediyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-7042852564844487259?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/7042852564844487259/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/zeytin-cekirdegi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7042852564844487259'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7042852564844487259'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/zeytin-cekirdegi.html' title='ZEYTİN ÇEKİRDEĞİ'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-1261947484607237495</id><published>2009-12-19T04:25:00.001-08:00</published><updated>2009-12-19T04:25:51.371-08:00</updated><title type='text'>Kremlin üzerinde UFO</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3889&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3889&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Rusya'da Kremlin Sarayı üzerinde uçarken görüntülenen garip cisim, UFO söylentilerine yol açtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Piramid şeklindeki tanımlanamayan dev cismin çekildiği iki farklı video görüntüsü Rus televizyon kanallarında geniş yer buldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüntülerden biri gece araç içinden, diğeri ise gündüz çekilmiş. Her iki görüntü de amatörlerce kaydedilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saatlerce Kızıl Meydan üzerinde uçtuğu belirtilen tuhaf cisme ait görüntüler Youtube'un Rus versiyonunda da izlenme rekoru kırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rus yetkililer UFO ihtimalini devre dışı bırakmakla birlikte herhangi bir yorum yapmayı reddetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiliz Savunma Bakanlığı'nın eski UFO uzmanı Nick Pope, "Bu gördüğüm en olağandışı UFO görüntüsü. İlk başta bir yansıma olduğunu düşündüm, ama bir güç hattının gerisinde hareket ediyor göründüğü için bu teoriyi çürütüyor" diye konuştu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-1261947484607237495?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/1261947484607237495/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/kremlin-uzerinde-ufo.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1261947484607237495'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1261947484607237495'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/kremlin-uzerinde-ufo.html' title='Kremlin üzerinde UFO'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-8242038997947019878</id><published>2009-12-19T04:24:00.002-08:00</published><updated>2009-12-19T04:25:06.263-08:00</updated><title type='text'>Atlantis bulundu mu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3884&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3884&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Denizaltı arkeologları, kayıp kıta Atlantis'in kalıntılarını bulduklarını iddia etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daily Mail'in haberine göre arkeologlar, Karaib denizinin dibinden çektikleri ve Atlantis şehrine ait olduğunu belirttikleri görüntüleri yayımladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz yatağındaki kalıntıların Mısır piramitlerinden öncesine dayanan bir şehre ait olduğu belirtildi.&lt;br /&gt;Adlarını açıklamayan arkeologların bir Fransız gazetesine gönderdiği görüntülerde, bir kentin sokaklarını andıran, ızgara planındaki yapılar görülebiliyor. Arkeologlar, yapılardan birinin de muhtemelen piramit olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daily Mail'in haberine göre arkeologlar, Karaib denizinin dibinden çektikleri ve Atlantis şehrine ait olduğunu belirttikleri görüntüleri yayımladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz yatağındaki kalıntıların Mısır piramitlerinden öncesine dayanan bir şehre ait olduğu belirtildi.&lt;br /&gt;Adlarını açıklamayan arkeologların bir Fransız gazetesine gönderdiği görüntülerde, bir kentin sokaklarını andıran, ızgara planındaki yapılar görülebiliyor. Arkeologlar, yapılardan birinin de muhtemelen piramit olduğunu söyledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-8242038997947019878?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/8242038997947019878/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/atlantis-bulundu-mu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8242038997947019878'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8242038997947019878'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/atlantis-bulundu-mu.html' title='Atlantis bulundu mu'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-7745582932445929607</id><published>2009-12-19T04:24:00.001-08:00</published><updated>2009-12-19T04:24:36.285-08:00</updated><title type='text'>Karanlık madde yi tespit mi ettiler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3885&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3885&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Amerikalı bilim insanları parçacık hızlandırıcıdaki dedektörlerden aldıkları bazı sinyallerin karanlık maddenin oluşumuna işaret ettiğini açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir grup fizikçi, dün yaptıkları açıklamada ölçülmesi ve tanımlaması oldukça zor olan ‘karanlık madde'yi tespit ettiklerine dair verilere sahip oldukarını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklama, Chicago yakınlarındaki 'Ulusal Fermi Hızlandırıcı Laboratuarı Enerji Departmanı'ından yapıldı. Bilimcileri oldukça heyecanlandıran gelişmeye rağmen henüz elde edilen verilerin kesin olarak karanlık maddeye ait bilinmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fermilab başkanı Pier Oddone, yapılan deneyler sonucunda elde ettikleri bilgilerin karanlık maddeyi çağrıştırdığını, fakat aynı zamanda bu bilgilerin karanlık maddeyle birlikte ortaya çıkabilecek başka partiküllerle de ilişkili olabileceğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika’daki bir kaç ünüversitede ‘dondurucu karanlık madde araştırması’ halen devam ediyor. Araştırmalar özellikle karanlık madde elde etme üzerinde yoğunlaştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanlık maddenin eldildiği düşünülen test kuzey Minnesota'da eskiden maden ocağı olarak kullanılan bir laboratuarda gerçekleştirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parçacık hzılandırıcılarda karanlık madde oluşup oluşmadığı makinedeki dedektörler aracılığıyla tespit edilebiliyor. Reaksyion ışık hızında gerçekleştiği için dedektörler tarafından algılanan veriler süper bilgisayarlar yardımıyla yorumlanıp analiz edilebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD'deki projenin başında olan Doktor Oddone'ye göre 2010 yılında hızlandırcıya eklenecek geliştirilmiş dedektörler sayesinde karanlık maddeye dair daha fazla bilgi edinilebilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EVRENİN YÜZDE 5'İ BİLİNİYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evrendeki gazlar, yıldızlar ve galaksiler bilinen ‘sıradan madde’den meydana geliyor. Fakat evrenin sadece yüzde 5’i 'sıradan madde'den oluşuyor. Evren'in 95’ine ait henüz kesinleşmiş herhangi bir bilgi bulunmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Astronomların bu konu hakkındaki tezi ise, evrenin yüzde 70’lik kısmının saf ‘karanlık enerjiden’ oluştuğu ve bu enerjinin evrenin sürekli genişlemesine neden olduğu. Geriye kalan yüzde 25’lik kısım ise ‘karanlık madde’.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamları karanlık maddeyi atom altı parçacıklarıdan oluşan çok zayıf ekileşim içindeki büyük kütleli madde olarak tanımlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MADDE SÜREKLİ YER DEĞİŞTİRİYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanlık maddenin çekirdek yapısı sıradan maddeye benzerlik göstermesine rağmen aralarındaki maddesel özellik farkı çok büyük. Karanlık maddeyi oluştuşturan partiküllerin başka maddelerle etkileşime girmek yerine sürekli yer değiştirdiği tahmin ediliyor. Bu özellik de karanlık maddeyi tespit etmeyi oldukça zorlaştırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nedenle bilimadamları karanlık maddenin geride bıraktığı en küçük enerji izini takip edebilecek dedektörler geliştirdiler. Dedektörlerin başarısı ve karanlık maddeyi gözlemleme yetenğine de bu dedektörlerin gelişmesine paralellik gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deneyin kesinleşmemiş sonuçları hakkında açıklama yapılması bilim dünyasında çok karşılaşılan bir durum değil. Fakat Fermilab ve Cern arasındaki arasındaki rekabet bu tür açıklamaların yapılmasına neden oluyor ve bilimcilerin bilinmeyeni keşfetme konusundaki iştahlarını kabartıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-7745582932445929607?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/7745582932445929607/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/karanlk-madde-yi-tespit-mi-ettiler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7745582932445929607'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7745582932445929607'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/karanlk-madde-yi-tespit-mi-ettiler.html' title='Karanlık madde yi tespit mi ettiler'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-879628154465026627</id><published>2009-12-19T04:23:00.000-08:00</published><updated>2009-12-19T04:24:02.876-08:00</updated><title type='text'>Cep telefonları artık çizilmeyecek</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3887&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3887&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Cep telefonum çizildi diye üzülmeye, kılıflarla uğraşmaya son! Bu teknoloji tüm dertlere son verecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok uluslu otomobil üreticisi Nissan'ın çizilmeyen boya teknolojisi, cep telefonlarına ilham kaynağı oldu. Firmanın ilk olarak, bundan yaklaşık 4 yıl önce duyurduğu teknoloji, henüz ticari modellerinin hiçbirinde kullanılmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Scratch Shield'adı verilen teknoloji, renksiz ve özel bir reçine kaplamadan oluşuyor. Nissan'ın iddiasına göre bu teknoloji sayesinde boya, geleneksel kaplamalara kıyasla çok daha zor çiziliyor ve zaman içerisinde kendini onarabiliyor. TechBlog'a göre mobil cihazlar için koruma teknolojisi üreten Zagg Invisible Shield ve BodyGuardz gibi markalar, gelişmeleri endişeyle izliyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Japonya'nın en büyük mobil operatörü olan NTT DoCoMo'nun lisansını aldığı bildirilen 'Scratch Shield' teknolojisinin, firmanın üretmeyi planladığı yeni model cep telefonlarında kullanılacağı bildiriliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-879628154465026627?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/879628154465026627/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/cep-telefonlar-artk-cizilmeyecek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/879628154465026627'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/879628154465026627'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/cep-telefonlar-artk-cizilmeyecek.html' title='Cep telefonları artık çizilmeyecek'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-3741993383212380692</id><published>2009-12-19T04:19:00.000-08:00</published><updated>2009-12-19T04:20:13.833-08:00</updated><title type='text'>Bilim dünyasında bir ilk</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3886&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3886&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bilim insanları ilk kez bir derin deniz volkanının patlamasına şahit oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük Okyanusun 1220 metre derinliğindeki volkandan erimiş lavlar akarken filme alan bilim insanları bunu, "büyük bir jeolojik keşif" olarak nitelendirdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Patlama, denizaltına bırakılan bir robotun mayıs ayında Samoa yakınlarındaki gezisi sırasında oldu ve bu esnada kaydedilen görüntüler bugün San Fransisco'daki bir jeofizik konferansında gösterildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim insanları, robotun görevi sırasında çekilen görüntülerle topladığı veri ve örneklerin, okyanus yüzeyinin nasıl oluştuğu ve tektonik plakalar birbirine doğru kaydığında yeryüzünde neler olup bittiğine ışık tutacağını umuyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Patlamanın görüntüsünün olağanüstü olduğu, kırmızı parlak renkteki magmanın soğuk suyla karşılaşır karşılaşmaz donduğu ve siyah kayaların deniz yatağına doğru kaydığı belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derin deniz volkanının patlamasını izlemek 25 yıl aldı. Bilim adamları derin deniz volkanlarını etraflıca araştırmışlar ancak şimdiye kadar patlamasına tanık olamamışlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Misyonun başındaki okyanus bilimcisi Joseph Resing, geçen sene bölgede volkanik maddelere rastlamış ve buradaki volkanın patlamak üzere olduğunu tespit etmişti. Bunun üzerine mayıs ayında bölgedeki denizin dibine Jason adı verilen robot gönderildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyadaki volkanik aktivitenin yüzde 80'i denizde oluyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-3741993383212380692?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/3741993383212380692/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bilim-dunyasnda-bir-ilk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3741993383212380692'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3741993383212380692'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bilim-dunyasnda-bir-ilk.html' title='Bilim dünyasında bir ilk'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-6087305548647938867</id><published>2009-12-19T04:10:00.000-08:00</published><updated>2009-12-19T04:19:40.800-08:00</updated><title type='text'>Hamileler Düşünce Okuyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3888&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3888&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Eşlerini hamilelik döneminde aldatan erkeklere kötü haber!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiltere'de yapılan bir araştırmada, hamile kadınların hormonsal değişimleri nedeniyle karşılarındaki insanların ne düşündüğünü daha rahat anlayabildikleri ortaya çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmayı yürüten Dr. Rebecca Pearson, hamilelerin çevrelerindeki tüm duyguları rahatlıkla fark edebildiğini belirterek, "Hamile kadınlar diğer hemcinslerine oranla tüm duygulardan daha fazla etkileniyor" diye konuştu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-6087305548647938867?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/6087305548647938867/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/hamileler-dusunce-okuyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6087305548647938867'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6087305548647938867'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/hamileler-dusunce-okuyor.html' title='Hamileler Düşünce Okuyor'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-8034878893514926037</id><published>2009-12-19T04:09:00.000-08:00</published><updated>2009-12-19T04:10:24.964-08:00</updated><title type='text'>1900-2000 Yillari Arasindakİ Önemlİ İcatlar</title><content type='html'>1900: Kont Von Zepplin 'ZEPPLİN'i icat etti&lt;br /&gt;1901: King Camp Gillette 'Jilet'i icat etti.Patentini aldı.1903 te 168 adet bir sene sonra ise 12.500.000 adet sattı.&lt;br /&gt;1902: Elektrik Süpürgesi icat edildi.&lt;br /&gt;1904: İlk kol saati icat edildi.&lt;br /&gt;1905: E=m.c²&lt;br /&gt;1906: Amerikalı Coolidge Tungsten 'AMPUL'u buldu.&lt;br /&gt;1908: Henry Fort 15 beygirlik 4 silindirli ilk motorlu arabayı geliştirdi.&lt;br /&gt;1913: Alman Hans Geiger 'RADYASYON ÖLÇÜM' aletini icat etti.&lt;br /&gt;1914: Elektrikli Bulaşık Makinesi kullanılmaya başlandı.&lt;br /&gt;1915: Astronom P.Lowell 'PLÜTON' gezegenini keşfetti.1930 da teleskopla görüldü.&lt;br /&gt;1917: Renkli sinema filmi yapıldı. Radyo icat edildi.&lt;br /&gt;1920: Torbo motor geliştirildi.&lt;br /&gt;1921: İnsülin bulundu.&lt;br /&gt;1923: İngilizler ilk uçak gemisini yaptılar.&lt;br /&gt;1924: Fransız Ramon 'DİFTERİ' aşısını buldu.&lt;br /&gt;1925: Amerikalı Armstrong FM yayını yapmayı başardı.&lt;br /&gt;1926: Heisenberg, Atom çekirdeğinin yapısını ortaya çıkardı&lt;br /&gt;1927: Londra ile New York arasında telefon hattı kuruldu.&lt;br /&gt;1929: Siemens telefonun görünümünü değiştirdi.&lt;br /&gt;1930: ABD'de dondurulmuş gıda piyasaya çıktı.&lt;br /&gt;1931: Yapay zekanın ilk adımları atıldı.&lt;br /&gt;1932: Elektronik mikroskop geliştirildi.&lt;br /&gt;1934: Otomatik çamaşır malinası ABD'de yapıldı.&lt;br /&gt;1935: Gallup, kamuoyu araştırma enstitüsü kurdu.&lt;br /&gt;1936: ABD'li Kendall, kortizonu buldu.&lt;br /&gt;1938: İlk naylon ürün ABD'de tanıtıldı diş fırçası.&lt;br /&gt;1939: ABD'li PH.Levine, kandaki RH faktörünü saptadı.&lt;br /&gt;1940: Alman'lar Havadan denize fırlatılan füze yaptı. Plütonyum bulundu.&lt;br /&gt;1941: Uçaktan fırlatılan koltuk yapıldı.&lt;br /&gt;1942: Napalm icat edildi.&lt;br /&gt;1943: Sovyet'ler molotof kokteyli yaptı.&lt;br /&gt;1944: Sovyetler MR'yi keşfetti.ABD'li McLeaod ve McCarthy DNA'yı keşfetti.antibiyotik keşfetildi.&lt;br /&gt;1947: Mikrodalga fırın yapıldı.Plastik lens yapıldı.İngiliz Holmes,kurşun izotoplarıyla dünyanın yaşını hesapladı.&lt;br /&gt;1949: 45'lik plak ABD'de piyasaya çıktı.&lt;br /&gt;1950: İlk kredi kartı çıkarıldı.İlk böbre nakli ABD'de yapıldı.&lt;br /&gt;1951: Transistör yapıldı.ABD'de renkli tv yayını yapıldı.&lt;br /&gt;1952: ABD'de halka ilkkez sinemada film gösterildi.Fransız'lar ilk kez uçakla ses duvarını aştı.&lt;br /&gt;1954: İlk transistörlü radyo alıcısı yapıldı.Doğum kontrol hapı geliştirildi.&lt;br /&gt;1955: Amerikalı Leskell, EKG'yi icat etti.&lt;br /&gt;1956: Kromozon sayısı saptandı.&lt;br /&gt;1957:Fransa'da ilk ilik nakli yapıldı. İlk Boeing uçağı deneme için havalandı.&lt;br /&gt;1958: İlk renkli Video-Kamera geliştirildi.&lt;br /&gt;1960: Laser yapıldı.&lt;br /&gt;1963: Hollanda'lılar ilk müzük kasetini yaptılar.&lt;br /&gt;1964: Esnek lens icat edildi.&lt;br /&gt;1966: İngilizler ilk Hovercraft'ı denediler.&lt;br /&gt;1967: İlk kalp nakli ameliyatı yapıldı.&lt;br /&gt;1968: Boeing uçağı 1000 km/s hızla uçuşunu yaptı.&lt;br /&gt;1969: Ses duvarını aşan Concorde ilk uçuşunu yaptı.&lt;br /&gt;1970: Video-kaset ABD'de piyasaya çıktı.Japonlar küçük hesap makinesini yaptılar.&lt;br /&gt;1971: Hepatit-B aşısı bulundu.&lt;br /&gt;1972: Fiber Kablo ABD'lilerce yapıldı.&lt;br /&gt;1973: Scanner yapıldı. ABD genetik çağını başlattı. ABD'liler ışık hızını tespit ettiler.&lt;br /&gt;1974: Bellek kartı icat edildi.&lt;br /&gt;1975: İnsanın ilk genetik haritası çıkarıldı. İngiliz'ler inekten ineğe cenin nakli yaptı.&lt;br /&gt;1978: Sony firması Walkman'ı üretti. İlk tüp bebek İngiltere'de doğdu.&lt;br /&gt;1979: Karbon-14 yöntemi geliştirildi. Philips ve Sony, CD geliştirdi.&lt;br /&gt;1980: ABD'de ilk genetik tedavi denemesi gönüllüler üzerinde yapıldı.&lt;br /&gt;1983: AIDS ortaya çıktı.&lt;br /&gt;1984: RU486 adlı hamileliği önleyici hap geliştirildi. Bilgisayarlarda 'MOUSE' kullanımı yaygınlaştı.&lt;br /&gt;1986: Döllenmiş yumurtaya çekirdek nakliyle koyun kopyalandı.&lt;br /&gt;1988: Viagra yasallaştı.&lt;br /&gt;1989: Japonlar, damarda dolaşabilen küçür robot yaptı.&lt;br /&gt;1992: İnsandaki 21. kromozomun haritası eksiksiz çıkarıldı.&lt;br /&gt;1994: İnternet salgını dünyaya yayıldı.&lt;br /&gt;1995: Saniyede 100 milyar işlem yapan bilgisayar geliştirildi.&lt;br /&gt;1997: Koyun Dolly dünyaya geldi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-8034878893514926037?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/8034878893514926037/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/1900-2000-yillari-arasindaki-onemli.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8034878893514926037'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8034878893514926037'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/1900-2000-yillari-arasindaki-onemli.html' title='1900-2000 Yillari Arasindakİ Önemlİ İcatlar'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-3949378027669883765</id><published>2009-12-19T04:07:00.000-08:00</published><updated>2009-12-19T04:08:04.147-08:00</updated><title type='text'>4 bin yıllık tohum canlandı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/091215tohum.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/091215tohum.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kütahya Seyitömer Höyüğü'nde yürütülen kazıda bulunan ve 4 bin yıl öncesine ait olduğu belirlenen 3 tohumdan biri toprağa ekildikten sonra çimlendi.Kütahya Seyitömer Höyüğü'nde, Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümünce yürütülen kazıda bulunan ve 4 bin yıl öncesine ait olduğu belirlenen 3 tohumdan biri, toprağa ekildikten sonra çimlendi.&lt;br /&gt;Kazı Grubu Başkanlığını da yürüten DPÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen, il merkezine yaklaşık 27 kilometre uzaklıktaki alanda geçen yıl yapılan kazıda, höyüğün güneydoğusunda bir yapının içerisindeki kapta bitki tohumları bulunduğunu bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orta Tunç Çağı dönemine ait olduğunu tespit ettikleri katmandaki tohumların yaklaşık 4 bin yıllık olduğunu belirten Prof. Dr. Bilgen, tohumların yapının içinde ve orijinal yerinde buldukları kaplar arasında birinin içinde olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Bilgen, höyükte çok sayıda tohum bulduklarını, ancak birçoğunun yandığını gördüklerini ifade ederek, şöyle konuştu: ''Son bulduğumuz üç tohum, kabın bir kısmının dışına taşmıştı. Kap kırıldığı için bu şekilde bulduğumuzu düşünüyoruz. Tohumlardan bazılarını incelemeye almıştık. Yaklaşık iki yıldır bu çalışmayı yürütüyoruz. Geçen yıl yaptığımız çimlendirme denemesinden olumlu sonuç alamadık ve başarılı olamadık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl bu tohumlardan birini yeşertmeyi başardık. Bundan yaklaşık 4 bin yıl öncesine ait toprak altından çıkmış bir tohum yeşerdi. Bu tohumdan çimlenen bitki, canlı halde bilim dünyasına sunulmak ve üzerinde çeşitli analizler yapılmak üzere inceleniyor.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tohumların bulunduğu kabın yer aldığı yapının depo olarak kullanıldığını tahmin ettiklerini belirten Prof. Dr. Bilgen, ''Sözü edilen kabın yanı sıra mekanda çok sayıda kap ele geçmiştir. Tüm bu özellikleriyle mekanın depolama amaçlı kullanılmış olabileceği düşünülmektedir'' diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMEMİŞ MERCİMEK TOHUMU&lt;br /&gt;DPÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Nüket Bingöl, höyükte bulunan üç tohumdan birini geçen yıl toprağa ektiğini, ancak çimlendiği halde kuruduğunu, diğerinin ise yağ analizlerinin yapılması amacıyla İstanbul'a gönderildiğini anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yrd. Doç. Dr. Bingöl, üçüncü tohumu yaklaşık üç ay önce toprağa ektiğini, bunun da çimlendiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tohumun yaklaşık 4 bin yıl öncesine ait olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Bingöl, şöyle devam etti: ''Bilimsel olarak yolun başındayız. Öncelikle diğer tohumlarla beraber bunların yaş tayininin yapılması ve günümüzde yetişen mercimeklerle karşılaştırılması gerekiyor. Her ne kadar arkeolojik kazılarda buluntunun içinden çıktıysa da bunu bilimsel olarak kanıtlamalıyız. Bu tohumların dışarıdan gelip gelmediğini incelememiz gerekiyor. Henüz bir iki aylık çalışma sürecindeyiz, bahara doğru yavaş yavaş sonuçlarını almış olacağız. Ancak çimlenmesi çok büyük bir gelişme. Günümüzde bilinen mercimek bitkileri gibi çok kuvvetli değil, oldukça cılız bir bitki. En kısa zamanda tek beklentimiz çiçeklenip tohum üretebilmesidir. Çiçeklenip tohum üretebilirse son zamanlarda çok güncel olan organik ve Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) özelliğini taşıyan bitkiler açısından bizim elimizde çok önemli bir veri olacak. Çok eski zamanlara ait, hiç genetiğiyle oynanmamış, herhangi bir değişikliğe uğramamış, organik olarak elde edilmiş tohumların ilki olacak.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'TOHUMU CANLI BULMAMIZ BİZİM İÇİN SÜRPRİZ OLDU'&lt;br /&gt;Yrd. Doç. Dr. Bingöl, bu tohumun bir mercimeğe ait olduğunu belirlediklerine işaret ederek, mercimeğin çok fazla suya ve sıcaklığa ihtiyaç duymadan kurak ortamda yetişebildiğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mercimeğin kazı yapılan alanda yetişebilecek bir bitki türü olduğunu dile getiren Yrd. Doç. Dr. Bingöl, şu bilgiyi verdi: ''Arpa, mercimek, buğday, bunların hepsi Anadolu kökenli bitkilerdir ve orijini Anadolu'dur. O yüzden bizim için bu tohumları burada bulmamız çok sürpriz olmadı. Tohumu canlı bulmamız bizim için sürpriz oldu. Bu da tamamen höyüğün yapısından kaynaklanıyor. Höyükte yangın çıkıyor, çöküyor ve tohumlar içerisinde canlı kalabiliyor. Şans eseri bu tohumları bulduk ve değerlendirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu an için bu tohumların mercimek olduğunu söyleyebiliyoruz, ancak yine de normal mercimekten morfolojik bazı farklılıkları var. Tamamen yaptığımız çalışmalar sonucunda belli olacak. Tohum vermesi halinde organik, hiçbir şekilde genetiğiyle oynanmamış, orijinal bitki olacak. Her zaman için orijinal tohumlar diğerlerine göre daha zayıftır. Belki ülke ekonomisine fazla bir katkı sağlamayacak, ancak bazı üniversitelerde başlatılmış eski tohumların toplanması yönündeki çalışmalara önayak olacağız.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yrd. Doç. Dr. Bingöl, yüzyıllar öncesinden bitki tohumlarının yeşerdiğine ilişkin daha önce yurt içi ve yurt dışında örnekler bulunduğunu hatırlatarak, Japonya'da manolya bitkisine ait tohumun günümüzdeki manolya bitkisinden farklı morfolojik özellikler taşıdığını bildiklerini sözlerine ekledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SEYİTÖMER HÖYÜĞÜ'NDEKİ KAZILAR&lt;br /&gt;Seyitömer Höyüğü'ndeki kazı çalışmaları, altındaki 12 milyon ton kömürün ekonomiye kazandırılması amacıyla 1989 yılında Eskişehir Müze Müdürlüğünce başlatıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afyonkarahisar Müze Müdürlüğünün 1990-1995 yılları arasında yürüttüğü çalışmalar, 2006 yılından itibaren DPÜ Arkeoloji Bölümünce ele alındı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TKİ Genel Müdürlüğü ve DPÜ Rektörlüğü arasında imzalanan protokol gereğince her yıl 6'şar aylık dönemler halinde yürütülen kazı çalışmalarının 2010'da tamamlanması ve höyüğün kaldırılmasının ardından yaklaşık 500 milyon lira değere sahip linyit kömürünün çıkarılmaya başlanması hedefleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kazı ve buluntuların sınıflandırılması çalışmaları, DPÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen ve öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Gökhan Coşkun gözetiminde sürdürülüyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-3949378027669883765?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/3949378027669883765/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/4-bin-yllk-tohum-canland.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3949378027669883765'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3949378027669883765'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/4-bin-yllk-tohum-canland.html' title='4 bin yıllık tohum canlandı'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-9037553738733671724</id><published>2009-12-14T03:51:00.000-08:00</published><updated>2009-12-14T03:52:25.102-08:00</updated><title type='text'>Gece görüşlü araba</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3793&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3793&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece görüşlü arabalar geliyor Gece uzun far yakmak tarihe karışıyor! Yeni gece görüş sistemleri otomobillerde yer alıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alman teknoloji devi Bosch'un, otomobil kameralarına yerleştirdiği geliştirilmiş gece görüş sistemi, yol kenarındaki objelerin geceleri algılanmasını sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüketicinin 2009 model Mercedes-Benz E-Sınıfı otomobillerle tanıştığı Night Vision Plus görüntüleyiciler, araç konsoluna yerleştirilerek, sürücüye yüksek kontrast imaj çıktıları sağlıyor ve yol kenarındaki 'hareketli' objeleri algılıyor. Rüzgarlık arkasına yerleştirilen kızılötesi kameraların, otomobilin farlarından gelen kızılötesi ışığı algılaması prensibiyle çalışan teknolojinin, 150 metreye kadar mesafedeki 'hareketli objeleri' algılayabildiği iddia ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Acaba araç hareket halindeyken bu sistem, ne kadar verimli çalışıyor? Bu sorunun yanıtını öğrenebilmek için, son model bir Mercedes-Benz E-Sınıfı otomobilin direksiyonuna geçmek ve test etmek gerekiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-9037553738733671724?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/9037553738733671724/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/gece-goruslu-araba.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/9037553738733671724'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/9037553738733671724'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/gece-goruslu-araba.html' title='Gece görüşlü araba'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-3433400907830072186</id><published>2009-12-14T03:32:00.000-08:00</published><updated>2009-12-14T03:36:48.031-08:00</updated><title type='text'>USB'li plak</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3818&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3818&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlginç ve hayatı kolaylaştıran ürünler sunan Tchibo, teknolojiyi ve nostaljiyi USB'li plakta buluşturdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tchibo'nun 16 Aralık'ta başlayacak "Kadınların Dünyası" temasında yer alan USB'li pikaptan notebook kılıfına kadar pek çok şık ve fonksiyonel ürün sizin de ilginizi çekebilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-3433400907830072186?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/3433400907830072186/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/usbli-plak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3433400907830072186'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3433400907830072186'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/usbli-plak.html' title='USB&apos;li plak'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-337479188670130959</id><published>2009-12-14T03:31:00.000-08:00</published><updated>2009-12-14T03:32:18.953-08:00</updated><title type='text'>Bedava ve çok yetenekli</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3616&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3616&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Çöp adam bile çizemiyorum diyenler: Üzülmenize gerek yok, bu bedava yazılım sizi ressam yapacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek çoğumuz sanatsal bir yeteneğimiz olmasını isterdik ama ne yazık ki, herkes o kadar şanslı olmayabiliyor. Fakat teknoloji sayesinde artık "eli fare tutan" herkes sanatsal çalışmalar ortaya çıkartabiliyor. LiveBrush adlı ücretsiz bir yazılım da "Cin Ali bile çizemeyenler"in içindeki saklı cevherin ortaya çıkmasına yardımcı oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki farklı sürümü bulunan LiveBrush'ı ücretsiz kullanmayı tercih edenler, ücretli sürümle hemen hemen aynı özelliklere sahip olabiliyorlar. İki sürüm en büyük fark ise 10 dolarlık ücreti ödeyenlerin çalışmalarını vektörel dosya türlerinde kaydedebiliyor olmaları. Ücretsiz sürüm kullanıcıları ise PNG ile yetinmek zorundalar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LiveBrush'un son derece basit ara birimi sayesinde her seviyeden kullanıcı zorlanmadan program ile çalışmalarını gerçekleştirebiliyor. Programın sunduğu farklı çizim özelliklerinin yanı sıra, çizim sonrası için gelişmiş düzenleme özellikleri de bulunuyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-337479188670130959?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/337479188670130959/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bedava-ve-cok-yetenekli.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/337479188670130959'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/337479188670130959'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bedava-ve-cok-yetenekli.html' title='Bedava ve çok yetenekli'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-7170021144545087911</id><published>2009-12-14T03:30:00.000-08:00</published><updated>2009-12-14T03:31:29.153-08:00</updated><title type='text'>Bu nasıl bir Facebook aşkı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3784&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3784&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sosyal paylaşım sitesi Facebook'un tüm dünyada bir çılgınlığa yol açtığı malum. Ama bu haber insana yine de 'pes' dedirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiliz The Sun gazetesinin internet sitesinde yer alan videoda, isimleri açıklanmaya bir çift, rahibin önünde evlilik yeminlerini ederken görülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahip çifti karıkoca ilan eder etmez, yeni damat cep telefonuna sarılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cep telefonundan internete giren çiçeği burnunda damadın, Facebook'taki 'medeni hal' hanesini 'evli' olarak değiştirdiği ortaya çıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Papazın bu durumu açıklamasıyla konuklar kahkahalara boğuluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bununla da kalmayan damat, Facebook statüsünü değiştirmesi için bir başka telefonu eşine veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Videoyu internette 50 binden fazla kişi izledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-7170021144545087911?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/7170021144545087911/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bu-nasl-bir-facebook-ask.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7170021144545087911'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7170021144545087911'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bu-nasl-bir-facebook-ask.html' title='Bu nasıl bir Facebook aşkı'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-7127166873289042682</id><published>2009-12-14T03:28:00.000-08:00</published><updated>2009-12-14T03:29:03.849-08:00</updated><title type='text'>Türkler internete niçin giriyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3803&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3803&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkler internete niçin giriyor Türkler'in internet tutkusu araştırıldı.. 1948 kişinin katıldığı tamamen dijital bir ankette ilginç sonuçlar ortaya çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternet kullanıcılarının yaklaşık yarısı her gün ortalama 5 saatin üzerinde, dörtte biri ise haftada 50 saatin üzerinde online oluyor. E-posta, anında mesajlaşma (IM) ve oyun ise ön planda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnteraktif pazarlama ajansı Adinteractive, İnteraktif Türkler 2009 araştırma raporunu, 1948 kişinin katıldığı tamamen dijital bir anket yardımıyla şekillendirdi. Katılımcıların yüzde 75,4'ünü ağırlıklı 18-35 yaş aralığındakilerin, yüzde 67'sini üniversite düzeyindekilerin, yüzde 43'ünü de kadınların oluşturduğu araştırma sonuçlarına göre, internet ağırlıklı olarak, e-posta, IM ve oyun amaçlı kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankete katılanların yüzde 49,5'i her gün ortalama 5 saatin üzerinde internette vakit geçiriyorken, yüzde 25,1'i haftada 50 saatin üzerinde online oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnterneti kullananlar içinde e-postayı kullananların oranın yüzde 83,9 olarak belirlenirken, katılımcıların yüzde 50'si sürekli bu hizmetten yararlandığını ifade ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnterneti yüzde 91,3 oranında chat, sohbet amaçlı kullananların ise yüzde 48'i fırsat buldukça, yüzde 20'si akşamları, yüzde 16,6'sı ise sürekli olarak bu hizmetten yararlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SOSYAL TOPLULUK SİTELERİ AĞIRLIKLI ÖĞLEN KULLANILIYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyal topluluk siteleri kullanıcılarının oranı ise yüzde 57,9 olarak belirlendi. Bu kullanıcıların yüzde 40,3'i öğlen, yüzde 17,3'ü ise akşam saatlerinde bu siteleri ziyaret ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş amaçlı interneti kullanan yüzde 47,3 oranındaki katılımcının büyük bir kısmı sürekli olarak internetten bu amaçla yararlanıyor. Bilgi, haber alma amacıyla internet kullananların yüzde 35,9'u sürekli, yüzde 29,7'si fırsat buldukça interneti kullandığını belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzde 67 oranına sahip olan, oyun ve eğlence amacıyla internet kullananların yüzde 49,7'si fırsat buldukça, yüzde 20,9'u ise akşam saatlerinde internetten yararlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma sonuçlarına göre internet, ders/ödev, Müzik dinleme ve indirme, film indirmek ve izlemek, arkadaşlık amaçlı da kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BANKACILIK İŞLEMLERİNİ İNTERNETTEN YAPANLARIN ORANI YÜZDE 35&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bankacılık işlemlerini internetten gerçekleştirenlerin oranı yüzde 35 iken, bu kullanıcıların yüzde 37,6'sı sürekli, yüzde 21,9'u sabah, yüzde 16,4'ü ise öğlen saatlerinde işlemlerini yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kamu hizmetleri işlemlerini internet üzerinden gerçekleştirenlerin oranı da yüzde 18,4 düzeyinde. Blog kullanıcılarının oranı yüzde 12,7, forum kullanıcılarının oranı da yüzde 18,8. İnterneti ticaret amaçlı kullananların oranı yüzde 9,3 olurken, bunların yüzde 70'i sürekli olarak, yüzde 18,7'si ise fırsat buldukça bu hizmetten yararlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzde 33,4 olan internet üzerinden alışveriş oranının yüzde 62,6'sı sürekli, yüzde 13,5'i akşamları interneti bu amaçla kullanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARAMA MOTORLARI DIŞINDA EN SIK ZİYARET EDİLEN ADRES&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankete katılan kullanıcıların arama motorları dışında en sık ziyaret ettiği adreslere bakıldığında ise Facebook birinci sırayı aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmada reklam içerikli e-mail tıklanma oranlarına bakıldığında, en son gün içinde bir reklam içerikli e-mail'e tıklayanların yüzde 36, son birkaç gün içinde tıklayanların ise yüzde 24,5 oranında olduğu görülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CEP TELEFONUNDA KONUŞMA DIŞINDA EN FAZLA KULLANILAN SMS GÖNDERİMİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmaya katılanların yüzde 98,5'i cep telefonu sahibiyken, yüzde 1,5'i cep telefonu kullanmadığını belirtiyor. Cep telefonuyla internete düzenli olarak girenlerin oranı yüzde 41, lokasyon bazlı uygulamaları kullananlar ise yüzde 23 düzeyinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankete katılan kullanıcıların yüzde 49,5'i cep telefonlarına gelen indirim, promosyon mesajlarını faydalı bulurken, katılımcılar kendilerine atılan SMS'lerde yüzde 44 oranla promosyon ve indirimlerin duyurulmasını istiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Cep telefonunuza hangi sıklıkla müzik, resim, oyun ya da uyulama indirirsiniz?'' sorusuna yüzde 39 ''asla'' yanıtını verirken, yüzde 35,5'i ''nadiren'', yüzde 13,5'i ''mecbur kaldığında'', yüzde 12'si ''sıklıkla'' cevabını veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma sonunda ankete katılan kullanıcıların cep telefonlarını konuşma dışında kullandıkları fonksiyonlar; yüzde 92,5 SMS gönderimi, yüzde 77,5 fotoğraf çekimi ve yüzde 48,5 uygulamalar, yüzde 44,5 radyo dinleme, yüzde 41,5 internete bağlanma, yüzde 36 oyun oynama, yüzde 33 MMS gönderimi, yüzde 14 GPS navigasyon şeklinde sıralanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İNTERAKTİF TV&lt;br /&gt;Ankete katılanlar arasında interaktif TV sahibi katılımcıların yüzde 98'i ev, yüzde 2'si iş yerinde interaktif TV kullanıyor. En çok izlenen yayınlar yüzde 73 ile ulusal kanallar olurken, bunu haber kanalları, film-dizi kanalları, spor kanalları izliyor. ''Televizyonda genelde kimin istediği kanal açık olur?'' sorusuna katılımcıların yüzde 68'i ''benim'' yüzde 14'ü ''eşimin'' cevabını veriyor. Katılımcıların yüzde 33'ü TV'yi tek başına, yüzde 31'i ise ailece izliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adinteractive'in Kurucusu ve Başkanı Köksal Abdurrahmanoğlu araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde, müşterilerine hiç olmadıkları kadar yakınlaştığını hisseden markaların pazarlama projelerini giderek daha ucuz ve daha verimli bir alan olan dijital tarafa kaydırmaya başladığını, geleneksel pazarlamanın pastadaki payı azalırken dijital ve interaktif projelerin sayısının katlanarak arttığını vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdurrahmanoğlu, ''Krizde bu mecraya yatırım yapan markalar hem krizden daha az etkileniyor hem de rakipleri karşısında büyük rekabet avantajı sağlıyor'' dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-7127166873289042682?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/7127166873289042682/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/turkler-internete-nicin-giriyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7127166873289042682'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7127166873289042682'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/turkler-internete-nicin-giriyor.html' title='Türkler internete niçin giriyor'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-1986590391503475317</id><published>2009-12-14T03:23:00.000-08:00</published><updated>2009-12-14T03:24:05.874-08:00</updated><title type='text'>Yeni Gmail özelliği beta aşamasından çıktı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3827&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3827&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Google'ın e-posta hizmeti Gmail, yeni bir fonksiyon ile kullanıcıların karşısında: İşte detaylar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google, web tabanlı e-posta hizmeti için sunduğu deneysel Çevrimdışı Gmail (Offline Gmail) hizmeti final sürüme ulaştı. An itibariyle Çevrimdışı Gmail fonksiyonu Google Labs'ten çıktı ve Gmail'in sabit bir bileşeni haline geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gmail hesabınızda çevrimdışı desteğini açtığınız takdirde e-postalarınız bilgisayarınıza indiriliyor ve internet bağlantısı olmasa dahi okunabiliyor. Çevrimdışıyken gönderdiğiniz postalar Giden Kutusu'na kaydediliyor ve çevrimiçi olduğunuz anda otomatikman gönderiliyor. Bilgisayarınıza indirilecek postaları zaman aralığına ve eklere göre kişiselleştirebiliyorsunuz. Mesela ekleri indirme kapsamı dışında bırakabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çevrimdışı Gmail'i kullanmak için Google Gears'i kurmanız gerekiyor. Araç sayesinde web sitelerindeki bilgiler yerel ortama kaydedilebiliyor. 2011 yılında HTML5 tanımlamaları kesinleştiğinde çevrimdışı destek için Google'ın, Gears'ten vazgeçip bu tanımlamaları kullanması bekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çevrimdışı Gmail'i etkinleştirmek için öncelikle posta hesabınıza girin ve ayarlara geçin. "Çevrimdışı" sekmesinden özelliği etkinleştirebilirsiniz. "Değişiklikleri kaydet" butonuna bastığınızda ekrandaki yönergeleri takip ederek hesabınızı eşitleyin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-1986590391503475317?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/1986590391503475317/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/yeni-gmail-ozelligi-beta-asamasndan-ckt.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1986590391503475317'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1986590391503475317'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/yeni-gmail-ozelligi-beta-asamasndan-ckt.html' title='Yeni Gmail özelliği beta aşamasından çıktı'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-8833955883982759585</id><published>2009-12-14T03:08:00.000-08:00</published><updated>2009-12-14T03:23:11.907-08:00</updated><title type='text'>İşte Türk teknolojisi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/resimler2/image/ucaak.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 220px; height: 220px;" src="http://www.teknolojide.com/resimler2/image/ucaak.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3831&amp;size=250"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3831&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte Türk teknolojisi Aselsan'dan uluslararası bir başarı. Kim demiş Türkiye teknoloji üretemez diye: İşte Türk mühendislerinin imza attığı dev başarı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aselsan, Uluslararası İnsansız Araçlar Yarışması MAGIC-2010'da ilk 10 takım arasına girmeyi başardı. Aselsan'ın öncülüğündeki ekip, yarışmada ilk 10'a girmeyi başarınca, 50 bin dolarlık ödül kazandı. 2010'daki finalde kazanacak takım, 750 bin dolara da kavuşacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsansız sistemleri ana faaliyet alanlarından birisi olarak belirleyen Aselsan, uluslararası İnsansız Araçlar Yarışması MAGIC-2010'da dünya çapında ilk 10 takım arasına girmeyi başardı ve 50 bin dolarlık ödül kazandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avustralya ve Amerika Savunma Bakanlığı organizasyonları tarafından ortaklaşa düzenlenen yarışma için Aselsan'ın takım liderliğinde bir ekip oluşturuldu. "Kapadokya" adı verilen ekipte, Bilkent, Boğaziçi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile Amerika'dan Ohio State Üniversitesi yer aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsansız kara aracı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni nesil otonom insansız kara araçlarının geliştirilmesine öncülük eden yarışma, akıllı robotların insan müdahalesi olmadan, birbirleriyle haberleşerek bilinmeyen bir kentsel alanda keşif-gözetleme-istihbarat yapmasını, alanda bulunan tehlikeli maddeler ile düşman veya teröristlerin etkisiz hale getirilmesini sınırlı bir sürede gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Finalist robotlar ve takımları, 8-13 Kasım 2010'da Avustralya'da Adelaide kentinde yarışacak. Bu yarışmayı kazanan takım ise 750 bin dolarlık ödülün sahibi olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk 10'a kalanlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MAGIC 2010'un, insansız araçlar alanında dünyanın en güçlü firmaları ve en başarılı üniversitelerinin katıldığı bir yarışma olduğunu ifade eden yetkililer, yarışmada ilk 10'a kalan takımların Türkiye ile birlikte ABD, Avustralya, Japonya ve Kanada'dan oluştuğunu belirtti. Aselsan, TSK'nın envanterine de benzer akıllı robotlar kazandırmayı hedeflediğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışa bağımlılık azalacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi kendine karar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uçaak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsansız sistemlerin savunma ve güvenlik alanındaki yerinin her geçen arttığına işaret eden yetkililer, özellikle keşif, gözetleme, istihbarat, savunma ve lojistik destek gibi faaliyetlerin hızlı ve etkin bir şekilde ve personel kaybı vermeden yürütmek üzere kendi kendine karar verebilen insansız sistemlere ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. İnsanlar için rutin zor veya tehlikeli işleri gerçekleştirebilmeleri, görevin icrası sırasında korkma, çekinme ve yorulma gibi unsurlardan etkilenmemeleri nedeniyle insansız sistemlerin tercih edildiğini belirten yetkililer, ABD'nin 2015 yılına kadar ordusundaki ilgili unsurların üçte birini insansız yapma hedefi koyduğunu kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışa bağımlılık azalır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aselsan'da insansız sistemlere, "kendi kendine karar verme yeteneği" kazandırma çalışmaları sürdürülüyor. Bu konuda TSK'nın dışa bağımlılığını en aza indirecek ürün ve sistemler geliştirmeyi ana faaliyet alanlarından biri olarak belirleyen Aselsan, geleceğin savaş alanlarında yaygın bir şekilde kullanılacak robotlar üzerinde çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ASELSAN: Gezgin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gezgin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gezgin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ASELSAN tarafından üzerinde çalışma yürütülen diğer insansız kara aracı Gezgin, uzak mesafeden savunma ve gözetleme yapabilmesi için tasarlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paletli yapısıyla küçük bir tankı andıran Gezgin'de, dünyada henüz yeni geliştirilmekte olan insansız araçlarda uzaktan kablosuz silah kullanımını sağlayacak teknolojiler deneniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aracın üzerine yerleştirilebilecek robot kol, termal gözetleme ve lazer hedef işaretleme sistemleri ile tehlikeli görevler, uzaktan yerine getirilebilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ASELSAN: Kaşif&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaşif&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ASELSAN'ın üzerinde çalıştığı bir diğer insansız sistem ise birliklerin keşif gözetleme yeteneğini kilometrelerce uzağa taşıyabilecek olan ve "Kaşif" adı verilen balonlu keşif gözetleme sistemi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sistem, yere sabitlenen balon üzerine yerleştirilerek, gece ve gündüz yüksek irtifadan hareketleri tespit edebilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaşif, karakol gibi yerleşik alanlarda tepe arkalarını ve çevreyi gözetleyerek otomatik hareket tespiti yapabilecek. Ayrıca bu görüntüleri ve koordinatları diğer insansız sistemlere iletebilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ASELSAN: Denizci ve ASELSAN: İzci&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denizci&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;denizci&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ASELSAN, liman ve boğazlarda keşif, gözetleme ve istihbarat gibi görevleri yapması için de "Denizci"yi tasarlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzaktan kontrol edilebilen insansız su üstü aracı "Denizci", hedefe ulaştığında üzerinde yer alan sonar, radar, termal kamera gibi cihazlarla elde ettiği verileri komuta merkezine aktarabilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzci&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ASELSAN'ın üzerinde çalıştığı insansız sistemlerden birini "İzci" aracı oluşturuyor. Özellikle sınır güvenliğinin sağlanması, keşif, gözetleme ve lojistik hizmetlerde kullanılması amacıyla tasarlanan "İzci", uzaktan komuta edilebiliyor. Gece ve gündüz çevre gözetlemesi yapabilen, üzerine silah monte edilebilen ve topladığı verileri merkeze iletebilen İzci aracına, otomatik insan tanıma ve otomatik hedef takibi gibi yeteneklerin kazandırılması için çalışmalar yapılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte Türk teknolojisi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-8833955883982759585?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/8833955883982759585/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/iste-turk-teknolojisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8833955883982759585'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8833955883982759585'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/iste-turk-teknolojisi.html' title='İşte Türk teknolojisi'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-319598049109767211</id><published>2009-12-14T03:05:00.002-08:00</published><updated>2009-12-14T03:06:24.027-08:00</updated><title type='text'>Kahve sarhoş ayıltmıyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3829&amp;size=250"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3829&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ABD'de yapılan bir araştırmaya göre içki içildikten sonra bir fincan kahve, ayılmak için belki de yapılacak en kötü şeylerden biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Philadelphia'daki Temple Üniversitesi'nde fareler üzerinde yapılan ve Behavioural Neuroscience dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, kahve insanın kendine geldiği hissi yaratsa da bu sadece bir yanılsama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmacılar, aslında kahvenin insanların alkolün etkisinde olduklarını anlamalarını zorlaştırdığını belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmanın başında yer alan Dr Thomas Gould, kahvenin ayıltıcı etkisi bulunduğuna dair efsanenin yanlış olduğunun artık ortaya çıkması gerektiğini belirterek, kafein ve alkolün birlikte kullanımının felaket sonuçlara neden olabilecek kötü kararlar verilmesine yol açabileceği uyarısında bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçki içtikten sonra kendisini yorgun ve sarhoş hissedenlerin, hala alkolün etkisinde olduğunu bilmek isteyebileceğini belirten araştırmacılar, bütün gece uyanık durmak ve içki içebilmek isteğine karşın, kafein alkol kombinasyonunun ciddi riskler yaratabileceğini kaydediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmacılar, alkol ve kafeinin insanlarda uyanık ve potansiyel tehlikelerle yeterince başa çıkabileceği hissi yaratabileceğinin altını çizerek, bunun alkolün etkisinde otomobil kullanmak veya sonucu kötü bitebilecek durumlara atılmaya yol açabileceği uyarısında bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamları, araştırmalarında yetişkin farelerin, parlak ışık ve yüksek ses gibi rahatsız edici uyarıcılardan kaçınarak labirentte nasıl yönlerini bulduklarını gözlemledi. Hayvanlara değişik kombinasyonlarda alkol ve kafein veren araştırmacılar, bu grupla sadece tuzlu solüsyon verdikleri farelerin yön bulma yeteneklerini karşılaştırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alkolün hayvanları daha rahat, ancak rahatsız edici şoklardan daha az kaçabilir hale getirdiğini gören araştırmacılar, kafein verilen farelerin labirentte birazcık daha iyi yön bulduklarını ama daha tetikte ve gergin olduklarını tespit etti.&lt;br /&gt;Alkol ve kafein kombinasyonunda ise göreli daha tetikte görünen gevşemiş farelerin rahatsız edici uyarıcılardan yine kaçamadıkları görüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmacılar, alkol ve kafein kombinasyonunun insanda, hala sarhoş oldukları halde ayık oldukları hissi yarattığına inanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmada, bir denek fareye verilen kahve dozunun insanda 8 fincan kahveye eşdeğer olduğu belirtildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-319598049109767211?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/319598049109767211/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/kahve-sarhos-ayltmyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/319598049109767211'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/319598049109767211'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/kahve-sarhos-ayltmyor.html' title='Kahve sarhoş ayıltmıyor'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-2048843531631369226</id><published>2009-12-14T03:05:00.001-08:00</published><updated>2009-12-14T03:05:50.609-08:00</updated><title type='text'>Kanserli hücreleri yok eden üç boyutlu cihaz</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3828&amp;size=250"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3828&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde hizmete giren cihazla tümörlü dokular, çevredeki dokulara zarar verilmeden yok ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde kanser tedavisinde kullanılan yeni cihazla üç boyutlu görüntüsü alınan tümörlü dokular, çevredeki zararsız dokular etkilenmeden yok ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Varyan Linear Hızlandırıcı’ adını taşıyan cihazla dışarıdan uygulanan radyoterapi ile tümörlü doku grubuna belirli bir mesafeden radyasyon verilerek tedavi sağlanıyor. Yöntem, tümörlü dokuları yok ederken çevredeki dokulara hiçbir&lt;br /&gt;zarar vermiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Ana bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Eray Karahacıoğlu, tedavide, ilk olarak bilgisayarlı simülasyon yapılarak tümörle ilgili yer, büyüklük, hassasiyet gibi birtakım bilgilerin toplandığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu verilerin aktarıldığı bilgisayarlı planlama cihazında, tümörlü ve çevredeki hassas dokularla organların işaretlendiğini ve tedavi dozlarının belirlendiğini anlatan Karahacıoğlu, daha sonra linear hızlandırıcının devreye girdiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aşamada ise üç boyutlu görüntüsü alınan tümörlü dokuya cihaz yoluyla uzaktan radyasyon verildiğini bildiren Karahacıoğlu, "Sadece tümörü yok eden ve çevredeki zararsız dokuları etkilemeyen işlem tamamen ağrısız oluyor. Bu tedavi radyoterapi gerektiren tüm kanserli hastalarda ister büyük ister küçük tüm tümörlü dokuları yok etmek için uygulanabiliyor" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Radyasyon onkolojisinde son 10 yıldır uygulanan bu tedavinin baş, boyun, meme, akciğer, mide, bağırsak, kalın bağırsak, prostat, rahim ağzı, vulva, vajina ve rahim kanserleri ile beyin tümörlerinde etkili olduğunu vurgulayan Karahacıoğlu, teknolojik gelişmelerin tedavide planlamaya yönelik işlemlerde kolaylık sağladığına dikkati çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu cihazla yapılan tedavinin avantajlarından birinin de tedavilerin güvenilirliğinin kontrol edilmesi amacıyla dijital portal alınması olduğunu vurgulayan Karahacıoğlu, "Radyasyon tedavisi uygulanacak hastadaki tümörlü bölgenin daha önce yapılan planlamaya uygun olup olmadığı bir kez daha bilgisayarlı görüntüleme sistemiyle kontrol ediliyor. Böylece tedavide daha yüksek başarı sağlanıyor" bilgisini verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de az sayıdaki merkezde bulunan cihazın özelliklerinden birinin de yoğunluk ayarlı radyoterapi yapılabilmesi olduğunu ifade eden Karahacıoğlu, üç boyutlu tedavinin daha gelişmiş bir aşaması olan bu sistemin tümör dozlarının istenilen dokuda yoğunlaşmasını, arzu edilmeyen dokudan ise uzaklaşmasını sağladığını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karahacıoğlu, dışarıdan uygulanan radyoterapide, radyasyonun, dışarıya çıkmasına engel olmak için kalın duvarlı bir odada verildiğini, tedavinin, aygıtı kontrol eden radyoloji teknisyenlerinin gözetiminde uygulandığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Karahacıoğlu, hastanın odada yalnız kaldığı bu yöntemde, radyoterapi teknisyeninin kapalı devre bir televizyon sistemi ya da radyasyon geçirmeyen pencereden izleme yaparak tedaviyi yönlendirdiğini sözlerine ekledi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-2048843531631369226?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/2048843531631369226/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/kanserli-hucreleri-yok-eden-uc-boyutlu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/2048843531631369226'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/2048843531631369226'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/kanserli-hucreleri-yok-eden-uc-boyutlu.html' title='Kanserli hücreleri yok eden üç boyutlu cihaz'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-5810795655063392117</id><published>2009-12-14T03:04:00.000-08:00</published><updated>2009-12-14T03:05:22.234-08:00</updated><title type='text'>İranlı bilim adamını ABD kaçırdı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3830&amp;size=250"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3830&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki, Suudi Arabistan'a umreye gittiği sırada kaybolan İranlı nükleer fizik uzmanı bilim adamı Şahram Amiri'nin Amerikalılar tarafından kaçırıldığını iddia ederek, Riyad'ın bu olaydaki sorumluluğuna işaret etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışişleri Bakanı Mutteki, devlet televizyonu tarafından canlı yayınlanan ve Press-TV tarafından İngilizceye çevrilen basın konferansında, "Amiri'nin kaçırılmasında Amerikalıların rolü bulunduğunu gösteren kanıtlara sahibiz. Onu Amerikalılar kaçırdı" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Amerikan hükümetinin İranlı bilim adamını bize geri vermesini bekliyoruz" diyen Bakan, Amiri'nin umre için bulunduğu sırada kaybolduğunu ve Suudi Arabistan'ın Amiri'nin başına gelenlerin sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini, İran'ın böyle durumlarda adli haklarını saklı tuttuğunu kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ramin Mihmanperest, daha önce yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan makamlarının, İranlı nükleer fizikçi bilim adamını Washington'a teslim ettiğini söylemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amiri'nin kaybolduğu Suudi basını tarafından bildirilmiş ve İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki tarafından Ekim ayında teyit edilmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İran makamları, Amiri'nin nükleer alanda çalışan bir bilim adamı olduğunu ilk defa bildirdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-5810795655063392117?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/5810795655063392117/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/iranl-bilim-adamn-abd-kacrd.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/5810795655063392117'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/5810795655063392117'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/iranl-bilim-adamn-abd-kacrd.html' title='İranlı bilim adamını ABD kaçırdı'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-7781799501179993874</id><published>2009-12-14T02:59:00.000-08:00</published><updated>2009-12-14T03:00:16.433-08:00</updated><title type='text'>Kelebek evrim geçirdi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3837&amp;size=250"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3837&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Küresel ısınmanın ilk mucizesini mavi renkli bir kelebek gerçekleştirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan kelebek, türünün devamı için evrim geçirdi. Ancak soğuk bölgelerde yaşayabilen kelebek göç etmek için göğüs kafesi ve kanatlarını büyütmeyi başardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küresel ısınmaya karşı verilen ölüm kalım savaşında insanlara nazaran çok çabuk uyum sağlayan canlılar da bulunuyor. Bunların ilk örneği İngiltere’deki canlı türü Adonis kelebeği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kelebeğin yaşam alanının daralması ve son dönemde nüfusundaki azalış iklim değişikliği ile güçlü bir bağlantı gösteriyor. Avrupa’da bulunan kelebek türlerinin yaşam alanlarının genişliği iklimin elverişli olmasına bakıyor. bilim insanları kelebeklerin eskiden görüldüğü ancak artık rastlanmadıkları bölgelerde küresel ısınmanın etkilerini gözlemleyebiliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MAVİ ADONİS KELEBEĞİNİN EVRİMİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiltere’nin güney kesimlerinde yaşayan mavi Adonis kelebeğinin nüfusu küresel ısınmanın etkileri ve yerleşim birimlerinin genişlemesi ile 1950’lerden bu yana yüzde 90 oranında azalma gösterdi. Son yıllarda sayısı 250’ye kadar düşen kelebek türü için özel koruma önlemleri alınmaya başlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim insanları kelebeklerin hayatta kalabilmeleri için kuzeydeki soğuk bölgelere göç etmeleri gerektiğini belirtmişlerdi. Ancak mavi Adonis kelebeği biyolojik yapısı nedeniyle bunu başaramıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak küresel ısınmanın belki de ilk mucizesi kendini gösterdi ve mavi Adonis kelebeği iklim değişikliğine karşı verdiği mücadelede hayatta kalabilmek için gerekli olan evrimi geçirdi. İngiltere’nin kuzeyindeki soğuk bölgelere göç edebilmek için göğüs kafesi ve kanatlarını büyüten mavi Adonis, gerekli mesafeyi uçabilecek yapıya erişmiş oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İNSANLIK BENZER DEĞİŞİMLERİ GÖSTERMELİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD’nin Teksas eyaletindeki A&amp;M Üniversitesi biyologu Camille Parmesan, “Toplumların da vahşi hayat nasıl değişime ayak uyduruyorsa o derecede küresel ısınmaya ayak uydurması lazım” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim insanları küresel ısınmanın en vahim sonuçlarını doğuracak 4 derece ve üzerindeki sıcaklık artışını engellemek için küresel enerji teknolojilerinin geliştirilmesini zorunlu olarak belirtiyorlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-7781799501179993874?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/7781799501179993874/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/kelebek-evrim-gecirdi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7781799501179993874'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7781799501179993874'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/kelebek-evrim-gecirdi.html' title='Kelebek evrim geçirdi'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-5702063839688121666</id><published>2009-12-14T02:57:00.001-08:00</published><updated>2009-12-14T02:57:51.647-08:00</updated><title type='text'>Google cep telefonu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3844&amp;size=250"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3844&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Google cep telefonuyla mobil iletişim dünyasına damga vurmaya hazırlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikan gazetesi Wall Street Journal’ın (WSJ) haberine göre, 2010’da piyasaya sürülecek telefon, Tayvanlı cep telefonu üreticisi htc tarafından Google için üretilecek. Adının ‘Nexus One’ olması planlanan cep telefonu diğer üreticilerin de mevcut modellerinde gün geçtikçe yaygınlaşan Android işletim sisteminin Google ürünleri için özel geliştirilmiş bir versiyonunu kullanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Satışı internetten&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google’ın cep telefonu internetten satılacak. Telefon internet devinin işletim sistemi olan Android’e sahip olacak. Cep hattı ise ayrı olarak satın alınacak. Google’ın cep telefonu operatörü Sprint ve Verizon ve akıllı telefon üreticisi Apple’a bu şekilde meydan okuyabileceği belirtiliyor. WSJ’nin haberinde, “Google, çok nadiren son kullanıcıya doğrudan cihaz satıyor” denildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha düşük fiyat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akıllı telefonun satışının üretici firma tarafından doğrudan internet üzerinden yapılacak olmasının da ürünün daha düşük bir fiyatla satılabilmesine olanak tanıyacağına değiniliyor. Google’la ilgili önceden beri var olan cep telefonu üretecek söylentilerinin aksine WSJ’nin haberinde, Google’ın donanım yapısında bir partnerle çalışıp, yazılım sistemleri Android üzerine kurulacak bir ürün üzerinde çalıştığı ve bu kez tüm şüphelere son verdiği yer alıyor. Yeni telefonun piyasaya çıktıktan sonra IPhone ve Blackberry gibi piyasa devlerinin rekabetini iyice kızıştırması bekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışanlar deneme yaptı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google Ürün Yönetimi Başkan Yardımcısı Mario Queiroz, çalışanların yaratıcı donanımla kendi Android sistemini birleştiren yeni cep telefonu özellikleri ve yeteneğine sahip bir cihazı denediklerini bildirdi. Queiroz, Android tabanlı cep telefonu cihazının dünyadaki bütün Google çalışanlarıyla paylaşıldığını anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Android’in kullanımı arttı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google’ın cep telefonu işletim sistemi Android, son dönemde cep telefonu üreticileri tarafında ilgi görüyor. Sony Ericsson ve Motorola son modellerini bu işletim sistemiyle pazara sundu. Android işletim sistemi dünyada haziran eylül aylarında Batı Avrupa’da yüzde 5.4 pazar paya ulaştı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-5702063839688121666?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/5702063839688121666/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/google-cep-telefonu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/5702063839688121666'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/5702063839688121666'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/google-cep-telefonu.html' title='Google cep telefonu'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-1476649836948047328</id><published>2009-12-14T02:55:00.000-08:00</published><updated>2009-12-14T02:57:05.154-08:00</updated><title type='text'>Dokunmayı değiştirecek</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3839&amp;size=250"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3839&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Zor günler yaşayan cep telefonu devi, bakın gelecek planlarını hangi teknolojiye bağladı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motorola gelecekte cep telefonlarında sezgisel kullanıma ağırlık vermeyi istiyor. İddialar göre cep telefonu üreticisi, cihazları çoklu dokunuşlarla yönetmeyle uğraşan Sensitive Object firmasına yatırım yaptı. Haberin kaynağı slashgear.com.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sensitive Object gelecekte dokunmatik yönetimi sadece ekranlarda değil, bir cihazın her yüzeyinde mümkün kılmak istiyor ve bu iş için ReverSys isminde bir yazılımı kullanıyor. ReverSys, yönetim öğelerine dokunulduğunda yayılan akustik bilgileri komutlara dönüştürebiliyor. Motorola uzun süre sessizliğini koruduktan sonra ilk kez yeni Android cep telefonu Motorola Milestone ile bir geri dönüş yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgi için: Motorola Türkiye&lt;br /&gt;Telefon: (212) 317 45 95&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-1476649836948047328?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/1476649836948047328/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/dokunmay-degistirecek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1476649836948047328'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1476649836948047328'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/dokunmay-degistirecek.html' title='Dokunmayı değiştirecek'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-1688057350718258741</id><published>2009-12-14T02:54:00.001-08:00</published><updated>2009-12-14T02:54:56.334-08:00</updated><title type='text'>Küresel ısınmaya karşı yumurta</title><content type='html'>İklim konusunda uzman bilim insanları, küresel ısınma nedeniyle yüksek teknoloji ürünü bir 'elektronik yumurta' geliştirecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grönland'da buzun altında derinlere gömülecek olan kablosuz 'Cyro-Egg'in küresel ısınma nedeniyle deniz yüzeyinde ve buzullardaki değişimleri gözlemleyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bristol Üniversitesi'nden uzman ekibin 225 bin sterlin fonla İki yılda geliştireceği 'akıllı yumurta' Grönland ve Antarktika'da buz tabakalarının altından, dipten ver yollayacak ve bu keşfedilmemiş yüzeyleri gözlemleyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kopenhag'daki İklim Değişikliği Konferansı'nda buzulların ve buz tabakalarının iklim değişikliğine verdiği tepkinin, deniz seviyelerinde gelecekte meydana gelecek yükselmeleri tahmin etmek açısından iyi anlaşılmasının önemine vurgu yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukurtadan alınan veri çeşitli alanlarda uzman olan kişilerden oluşan araştırmacı ekibin bu süreci daha iyi gözlemleyebilmesini ve değerlendirmesini sağlayacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-1688057350718258741?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/1688057350718258741/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/kuresel-snmaya-kars-yumurta.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1688057350718258741'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1688057350718258741'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/kuresel-snmaya-kars-yumurta.html' title='Küresel ısınmaya karşı yumurta'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-139421192813671968</id><published>2009-12-14T02:52:00.000-08:00</published><updated>2009-12-14T03:25:02.420-08:00</updated><title type='text'>Kötü hafıza silinebilecek</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3835&amp;size=250"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 200px;" src="http://www.teknolojide.com/displayer.aspx?picid=3835&amp;size=250" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstenmeyen ANILARDAN kurtulmak artık mümkün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikalı uzmanların yaptığı çalışma sonucunda kötü anıların ya da korkuların yeni bir teknikle silinmesinin ya da düzeltilmesinin mümkün olduğu ortaya çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikalı bilim insanları zihinde acı veren anıların silinmesini mümkün kılan 'pencereler' tespit etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmacılar, anıları canlandırıp, daha sonra korku ve travmanın kalıcı olarak silinmesinin mümkün olduğunu ortaya koydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önceki araştırmalardan farklı olarak bu 'silme' işlemi ilaç tedavisi gerektirmiyor ve mevcut terapiler kullanılarak sağlanabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmacılara göre yeni teknik, sözgelimi eski askerlerin savaş alanında yaşadıklarının etkisiyle oluşan travmalardan kurtulmalarına ve yoğun bir şekilde fobi sahibi olan kişilerin tedavisine yardımcı olacağını düşünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma, yönetmenliğini Michel Gondry'nin üstlendiği, Jim Carrey ve Kate Winslet'ın başrollerini oynadığı Türkçeye 'Sil Baştan' ismiyle çevrilen "Eternal Sunshine of the Spotless Mind" adlı başarılı filmin hikayesini hatırlatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmacı ekibin lideri New York Üniversitesi'nden Dr. Daniela Schiller, "Araştırmamız bir anının ömrü boyunca kalıcı olarak değişmeye elverişli hale geldiği fırsat pencerelerinin varlığını ortaya koyuyor. Hafızanın dinamiklerini anlayarak uzun vadede olağan dışı duygusal anıları içeren bozuklukların tedavisinde yeni yollar açabiliriz" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçları Nature dergisinde yayınlanan araştırma, farelerde yapılan deneylerden yola çıkılarak insanlar üzerinde deneyler yapılması sonucunda gerçekleştirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deneylerde gönüllülere korku dolu bir anıyı canlandıran nesneler gösterildi. Böylece bir anıyı canlandırmanın, bu anının tekrar depolanmadan önce düzeltilebileceği özel bir zaman penceresi açtığını ortaya koydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20 gönüllü ile yapılan deneylerde, denekler hafif elektrik şokuyla kendilerine gösterilen mavi renkli dörtgenden korkmaya koşullandırıldı.  Ekip 10 dakika bekledi ve daha sonra gönüllülere tekrar tekrar renkli objeyi gösterdi, ancak şok uygulamadı.  İkinci gruba 10 dakika beklenmeksizin aynı görüntü gösterildi. Bu grup bu obje gösterildiğinde korkmaya devam etti.  Bir yıl sonra gönüllüleri tekrar incelendiğinde, gruplardan biri korku belirtisi göstermezken, diğer grup korku tepkisi vermeye devam etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmacılar bunun, evvela deneklerin korkuyu ya da kötü anıyı çağırmalarının sağlanmasıyla gerçekleşirken, bu yeniden çağırmanın ardından tedavi sürecinin altı saatten uzun olmaması gerektiğini ortaya koydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşırı korkulara yönelik uygulanan geleneksel terapi anıların kalıcı olduğunu ve sadece hastaların düşünceleri bastırmaya koşullandığı 'yok etme çalışması' denilen süreçte değiştirilebileceğini benimsiyor. Ancak geleneksel terapi sonrasında bazı durumlarda anılar yeniden canlanabiliyor ve başka psikolojik sorunlara yol açabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni teknik ise anının tamamen silinmesine imkan veriyor. Uzmanlar yeni teknikle, anıların çağrılıp tamamen yeniden yazılabileceği spesifik 'yeniden birleştirme pencerelerinin' varlığını keşfetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KRİTİK ALTI SAAT&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu pencere, korkunun ya da travmanın yeniden çağrılmasından 10 dakika sonra başlıyor ve altı saat var oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deneyler sonucunda, kasıtlı olarak geri çağrılan anının, beyin onu yeniden depolamadan önce silinmeye ya da kalıcı olarak yeniden yazmaya karşı savunmasız hale geldiği ortaya çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmanın mimarlarından Dr. Elizabetp Phelps, "Zamanlamanın korkunun kontrolünde önceden sanıldığından daha önemli bir yeri olabilir. Hafızamız esas olayın kesin bir hesabından ziyade, son geri alımı yansıtıyor" diyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-139421192813671968?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/139421192813671968/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/kotu-hafza-silinebilecek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/139421192813671968'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/139421192813671968'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/kotu-hafza-silinebilecek.html' title='Kötü hafıza silinebilecek'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-3979666537388987166</id><published>2009-12-08T02:21:00.001-08:00</published><updated>2009-12-08T02:21:41.660-08:00</updated><title type='text'>İnanması zor ama bunu da yaptılar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/izoragr.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/izoragr.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu garip cep telefonunda yok yok! Parçalara ayrılıyor, her parçası ayrı ayrı çalışıyor&lt;br /&gt;Fujitsu F-04B çift klavyeye, projeksiyona sahip ve dokunmatik bir telefon. Bir yıl önce prototip olarak sunulan ve CEATEC 2008'de DoCoMo standında sergilenen bu telefon artık resmen duyuruldu. Fujitsu Keitai F-04B parçalara ayrılabilen bir telefon ve Roppongi'deki bir basın toplantısında tanıtıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni F-04B yeni bir tür Keitai; görüntü ünitesi ve Bluetooth klavye olarak iki parçaya ayrılabiliyor. Her iki parçada da Lityum Ion batarya mevcut. Böylece kullanıcılar ister bu klavyeyi, ister 3.4 inçlik dokunmatik ekran kullanabiliyor. İsteyen kullanıcılar QWERTY klavyeyi çantalarına atarak ceplerini hafif ve daha az kabarık tutabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klavye aynı zamanda ayrı bir mikrofon, hoparlör ve gamepad olarak da kullanılabiliyor. Japon kullanıcıları memnun etmek isteyen iki parçayı Nokia N97 modeline benzer bir şekilde birleştirip kayar klavye olarak kullanma imkanı sunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu telefonun ilginçlikleri bununla da bitmiyor; bu telefonun opsiyonel olarak bir de projeksiyonu mevcut. 800 mAh pil ile en yüksek parlaklıkta 2 saat dayanan, Texas Instruments Inc'in ikinci nesil DLP Pico çipsetine sahip bu projeksiyon, 854 x 480 çözünürlük destekliyor. Kullanıcılar bunu kullanabilmek için klavye ünitesinin yerine projeksiyon ünitesini takıyor ve klavyeyi de uzaktan kumanda olarak kullanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telefonun kamerası 12.2 MP çözünürlüğe sahip. Geniş ekranında çekilen fotoğraflar detaylı bir şekilde görülebiliyor. Ayrıca yüklü gelen oyunun grafikleri de fena durmuyor. Aynı geniş ekran film izlemek için de bu tür cihazlar arasında oldukça iyi bir boyuta sahip.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fujitsu'dan Keitai her türlü duruma uygun, esnek bir cep telefonu, elbette ne kadar başarılı olduğunu görmek için çeşitli testler yapmak gerekiyor.&lt;br /&gt;samanyoluhaber&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-3979666537388987166?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/3979666537388987166/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/inanmas-zor-ama-bunu-da-yaptlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3979666537388987166'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3979666537388987166'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/inanmas-zor-ama-bunu-da-yaptlar.html' title='İnanması zor ama bunu da yaptılar'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-3624826284087511499</id><published>2009-12-08T02:18:00.000-08:00</published><updated>2009-12-08T02:20:04.656-08:00</updated><title type='text'>İşte cep telefonu mesajıyla dolandırıcılıkta son perde...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/bumesaalj.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/bumesaalj.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Cep telefonlarına gönderilen yeni bir SMS dalgası, Suriye'den ucuza elektronik eşya almak vaadiyle kurbanlarının ceplerini boşaltıyor.&lt;br /&gt;Suriye ile Türkiye arasındaki vizenin kalkmasıyla birlikte bunu fırsat bilen dolandırıcılar da geliştirdikleri yeni bir taktikle kurbanlarının canını bir hayli yakacağa benziyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanıcıların cep telefonlarına SMS gönderen dolandırıcılar, Suriye'den çok ucuz fiyatlarda elektronik eşya temin edilebileceğini ifade ederek kurbanlarından ön ödeme talebinde bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mesajın yanlışlıkla kendisine ulaştığını düşünen kurbanlar ise söz konusu SMS'i gönderen telefonu aradığında telefonu açan kişi "arzu ederseniz size de alabilirim" diyerek kurbanlarını kandırıyor.Telefondaki kişinin ödeme talebini kabul eden kullanıcılar ise Suriye'den gelecek eşyalarını beklerken, dolandırıcılar ise çoktan ortadan kaybolmuş oluyor&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-3624826284087511499?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/3624826284087511499/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/iste-cep-telefonu-mesajyla-dolandrclkta.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3624826284087511499'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3624826284087511499'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/iste-cep-telefonu-mesajyla-dolandrclkta.html' title='İşte cep telefonu mesajıyla dolandırıcılıkta son perde...'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-592020482754131539</id><published>2009-12-08T02:14:00.000-08:00</published><updated>2009-12-08T02:17:15.984-08:00</updated><title type='text'>CD ve DVD kopyalamaya son</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/cdkopyasond.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/cdkopyasond.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bilkent Yerleşkesi'ndeki Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (UNAM) Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Enstitüsü araştırmacıları, CD ve DVD'lerin kopyalanmasının önüne geçecek bir şifre sistemi geliştirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KOPYALANAMAYACAK&lt;br /&gt;Çalışmada geliştirilen nanoteknoloji tabanlı parmak izine dayalı kripto sistemi ile korunan DVD ve CD'ler hiç bir koşulda kopyalanamayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışmanın yapıldığı UNAM araştırmacılarından Yrd. Doç. Dr. Aykutlu Dana, yaptığı açıklamada korsanla mücadele için pek çok araştırma kuruluşunun DVD ve CD'lerin kopyalanmasının önüne geçecek yöntemler üzerinde çalıştığını anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAYITLI VERİ SİNYALLERİ&lt;br /&gt;Dr. Dana, UNAM asosiye üyesi olan ve Worcester Polytechnic Universitesinde (WPI) veri güvenliği laboratuvarının yöneticisi Doç. Dr. Berk Sunar'ın ekibi ile birlikte gerçekleştirdikleri çalışmanın sonunda DVD ve CD'lerin nano boyutlu yapılarında var olan ve parmak izine çok benzeyen bir şifreleme sistemini ortaya çıkardıklarını bildirdi. Bu şifreleme sisteminin normal bir CD ya da DVD okuyucusu ile okunabildiğini ortaya koyduklarını anlatan Aykutlu Dana sözlerini şöyle sürdürdü: “DVD ve CD'lerde kayıtlı veri sinyalleri, okuyucu tarafından alındığında her bir DVD ya da CD'nin parmak izi ortaya çıkıyor. Bu bilgi, kopyalamanın engellenmesinde büyük yarar sağlıyor. Çalışmamız tamamlandığında DVD ve CD'lerin yapılarındaki parmak izi, algoritmalar yoluyla okunabilir duruma gelecek. Ayrı ayrı her bir DVD ve CD'nin parmak izi lazer tarafından okunabilecek. Yani DVD ya da CD her açıldığında bir şifreleme sistemi devreye girecek ve böylece fiziksel bir durum nedeniyle bunların kopyalanması neredeyse imkansızlaşacak.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Aykutlu Dana, bu tekniğin, CD sürücülerinin üretiminde aygıta eklenecek küçük bir entegre devre ile uygulamaya geçebileceğini bildirerek, kopyalamayı fiziksel olarak engelleyecek bu çalışmada korsanla mücadelede de önemli adımlar atılabileceğine işaret etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışma ile ilgili ABD'de Berk Sunar'ın bulunduğu WorcesterPolytechnic Üniversitesi üzerinden patent başvurusu yapıldığını bildiren Dana, çalışmanın da “CD's have fingerprints too” adıyla SpringerLecture Notes in Computer Science'da yayımlandığını belirtti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-592020482754131539?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/592020482754131539/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/cd-ve-dvd-kopyalamaya-son.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/592020482754131539'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/592020482754131539'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/cd-ve-dvd-kopyalamaya-son.html' title='CD ve DVD kopyalamaya son'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-1693933341802426316</id><published>2009-12-08T02:08:00.000-08:00</published><updated>2009-12-08T02:14:40.931-08:00</updated><title type='text'>Güneş gözlüğüne dönüşen saat</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/gozluksaatt.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/gozluksaatt.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu teknoloji insan oğlunun hayatını gerçektende kolaylaştırmakta düşünün kolunuzdaki saat isediğiniz zaman özelliklede güneşli havalarda birden bire güneş gözlüğüne dönüşüyor .Yani yanınızda gözlük taşımak zorunda kalmıyorsunuz bunun yerine kolunuzda şık bir saat güzelbir teknoloji değilmi ne dersiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-1693933341802426316?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/1693933341802426316/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/gunes-gozlugune-donusen-saat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1693933341802426316'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1693933341802426316'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/gunes-gozlugune-donusen-saat.html' title='Güneş gözlüğüne dönüşen saat'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-5187018341766541285</id><published>2009-12-08T02:03:00.000-08:00</published><updated>2009-12-08T02:08:00.246-08:00</updated><title type='text'>İnternet kullananlar akıllanıyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/inteakil.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/inteakil.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Daha önce internette hiç gezinmemiş deneklerle yapılan araştırma sonunda, sanal alemde sörf yapmanın beyindeki karar alma ve bellek merkezlerini harekete geçirdiği belirlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;California Üniversitesi’nden bilimcilerin gerçekleştirdiği deneye yaşları 55 ile 78 arasında değişen 24 yetişkin katıldı. Deneklerin yarısı internet alemini iyi bilen, diğer yarısı ise internette neredeyse hiç vakit geçirmemiş kişilerden oluştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce interneti pek az kullanmış olan kişilerden 2 haftalık gözlem süresi boyunca günde 1 saat internete bağlanarak sörf yapmaları istendi. Bu kişilerin beyin aktivitelerini izleyen bilimciler, bu kadar kısa bir süre içinde bile kişilerin karar alma ve bellek gibi fonksiyonların kontrol edildiği beyin bölgelerinde yoğunluk artışı tespit etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözkonusu deneklerin beyinsel faaliyetlerinin, süre sonunda, kontrol grubu olarak kullanılan internet meraklısı ikinci grubun beyinsel şemalarıyla benzeştiği görüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Popular Science dergisine konuşan psikiyatri profesörü Gary Small, düzenli olarak internette gezinip birşeyler okumanın ‘beyin egzersizi’ işlevi gördüğünün böylece kanıtlandığını söyledi. Small’a göre sanal alemde dolaşmak kişinin karmaşık meseleleri çözme ve mantık yürütme becerilerini de geliştiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deney ve sonuç raporu, ABD’de yapılan yıllık Nörobilim Derneği toplantısında açıklandı.&lt;br /&gt;ensonhaber&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-5187018341766541285?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/5187018341766541285/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/internet-kullananlar-akllanyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/5187018341766541285'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/5187018341766541285'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/internet-kullananlar-akllanyor.html' title='İnternet kullananlar akıllanıyor'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-8964306463711042693</id><published>2009-12-08T02:02:00.000-08:00</published><updated>2009-12-08T02:03:57.132-08:00</updated><title type='text'>3 boyutlu fotoğraf makinası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/3byfoto.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/3byfoto.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; Fujifilm henüz resmi açıklama yapmasa da yeni 3D fotoğraf makinesinin özellikleri açığa çıktı.Kompakt dijital fotoğraf makinesi, dünyada bu boyutlarda 3D çekim yapabilen ilk cihaz. İki yanda iki gözüyle dikkat çeken bir görünüşü var. Çektiği fotoğrafları 3D görmek için ise özel gözlük gerekmeyecek. Bu fotoğrafları görmek için iki seçenek var. Bunlardan ilki 20 cm'lik LCD ekranı olan 3D dijital bir fotoğraf çerçevesi.&lt;br /&gt;İkinci seçenek ise çok ilginç: Fotoğraf baskısı olayına yeni bir soluk getirecek 3D baskı! Fotoğrafın üzerinde plastik bir katman olacak ve bu da gözlüklerin yaptığı işi yapacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eylül ayında çıkacak ürün 600 dolar civarına satılacak. Fujifilm ismini de Nikon, Olympus ve Canon gibi sağlam rakipler arasından bu farklı ürün sayesinde ön plana çıkartmaya çalışacak.&lt;br /&gt;ensonhaber&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-8964306463711042693?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/8964306463711042693/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/3-boyutlu-fotograf-makinas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8964306463711042693'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8964306463711042693'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/3-boyutlu-fotograf-makinas.html' title='3 boyutlu fotoğraf makinası'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-1799850424275135133</id><published>2009-12-08T02:01:00.000-08:00</published><updated>2009-12-08T02:02:28.794-08:00</updated><title type='text'>İncecik Pil</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/incebiil.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/incebiil.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Günümüz teknolojilerindeki incelme modasına piller de ayak uydurdu. 1 milimetreden daha ince, 1 gramdan daha hafif ve ipek baskı (serigrafi) tekniğiyle üretilebildikleri için daha hesaplı piller geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnce piller, bankacılık işlemlerinde gerekli olan bilgileri (vergi numarası gibi) banka kartında saklayıp istenildiğinde kart üzerindeki bir göstergeden veren bir sistem için elektronik nano sistemler üzerine çalışan bilim insanlarınca geliştirilmiş. Araştırmacılar, seri üretimde pillerin tanesini 15-20 kuruştan daha ucuza mal etmeyi hedeflediklerini söylüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmacılar pilin değişik tabakalardan oluştuğunu ve bu katmanlara arasında çinko bir anot ile manganez bir katot bulunduğunu belirtiyorlar. Pil çinko ve manganezin birbiriyle kimyasal tepkimesinden elektrik elde ediyor. Kimyasal tepkimeler sonunda anot ve katot zamanla harcandığından pilin kullanım alanı olarak çok seyrek kullanılan ya da tebrik kartları gibi sınırlı ömrü olan kartlar öneriliyor.  Geleneksel pillerden oldukça farklı olan bu ince pilin cıva içermediği için doğa dostu olduğu da açıklanıyor. 1,5 V’luk bu pillerden bir kaçını kullanarak 3 V, 4,5 V ve 6 V’luk akımlar da elde edilebiliyor. Laboratuarda  üretimi yapılan pillerin seri üretimine bu yıl sonunda geçileceği söyleniyor&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-1799850424275135133?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/1799850424275135133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/incecik-pil.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1799850424275135133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1799850424275135133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/incecik-pil.html' title='İncecik Pil'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-6777845748495019611</id><published>2009-12-08T01:55:00.002-08:00</published><updated>2009-12-08T01:56:27.426-08:00</updated><title type='text'>İşte en hızlı USB bellek</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/corseusb.JPG"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/corseusb.JPG" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Firmalar yüksek kapasite de USB bellekler üretirken  usb belleklerin hızlarını artırmak için çalışmakta.Corsair adında bir firma 128 gb lık bir usb bellegi saniyede 33 mb okuma ve saniyede 28 mb yazma hızlarına sahip Corsair Voyager GT modeli adında bir usb bellek ürettiğini duyurdu.&lt;br /&gt;Bu üretilen Flash Voyager GT 128 sayesinde  tüm müzik koleksiyonlarınızı, HD videolarınızı, büyük veri tabanları, yüksek çözünürlüklü fotoğraflarınız vb dosyalarınızı bir yerden bir yere taşımak için  en elverişli yol gibi görünüyor.&lt;br /&gt;Özellikle USB belleklerden yüksek performans bekleyen kullanıcıları hedefleyen ürünün yurtdışı fiyatının ise 400 dolar olacağı açıklandı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-6777845748495019611?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/6777845748495019611/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/iste-en-hzl-usb-bellek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6777845748495019611'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6777845748495019611'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/iste-en-hzl-usb-bellek.html' title='İşte en hızlı USB bellek'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-8569080559889359878</id><published>2009-12-08T01:55:00.001-08:00</published><updated>2009-12-08T01:55:45.581-08:00</updated><title type='text'>Casus klavye</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/casus2323.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/casus2323.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Geliştirmiş olan bu klavyede mikroişlemciyi herhangi bir model klavyenin içine yerleştirerek, basılan tuşları (8 bit ile kodlanır) şifrelerini çözüp harici EEPROM'a sırayla kaydeder böylece kullanıcı bilgisayarı kapattığında, elektrik kesildiğinde daha önceki yazışmaları silinmez. Msn 'de yazdığı, yazıp göndermeden sildiği yazılar, şifreler, gezdiği siteler ve diğer her şey 1 milyon karakter kapasiteyle kayıt altına alınır. Klavyenin sahibi istediği zaman klavyenin altında bulunan 1mm'lik küçük anahtarı "kayıt" modundan "aktar" moduna çeker ve hafızadaki bütün yazılan metinler, şifreler 800 karakter/saniye hızıyla seriport üzerinden bilgisayara aktarabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-8569080559889359878?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/8569080559889359878/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/casus-klavye.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8569080559889359878'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8569080559889359878'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/casus-klavye.html' title='Casus klavye'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-6938050576512308051</id><published>2009-12-08T01:54:00.002-08:00</published><updated>2009-12-08T01:55:04.134-08:00</updated><title type='text'>Bu kamera bütün hayatınızı kaydedebiliyor.</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/neckcam.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/neckcam.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Boynunuza taktığınız kamera ile hayatınızın her anını görüntüleyin. İngiltere’de özellikle Alzheimer hastaları için düşünülen bu kamera 30 saniyede bir fotoğraf çekiyor. Bu sayede Alzheimer hastaları unuttuklarını görerek hatırlayabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boynunuza taktığınız kamerada 1 GB hafıza mevcut. Bu hafıza ile 30.000 resim çekebilmektedir. Üzerindeki kızılötesi sensör yardımı ile çerçeveye giren insanları vücut ısısından algılayarak fotoğraf çekebiliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-6938050576512308051?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/6938050576512308051/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bu-kamera-butun-hayatnz-kaydedebiliyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6938050576512308051'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6938050576512308051'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bu-kamera-butun-hayatnz-kaydedebiliyor.html' title='Bu kamera bütün hayatınızı kaydedebiliyor.'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-6209874753905160571</id><published>2009-12-08T01:54:00.001-08:00</published><updated>2009-12-08T01:54:27.842-08:00</updated><title type='text'>Tüp' te yüzde 80'e varan enerji tasarrufu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/buiccart.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/buiccart.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mersin'de, baba ile oğulun geliştirdiği ocak, yüzde 80'e varan enerji tasarrufu sağlıyor, tencerede tavuğu 4 dakika gibi kısa sürede pişirebiliyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Mersin'de faaliyet gösteren Jüpiter Metal Sanayi'nin sahibi Abdulhalik Katar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yıllardır çeşitli modellerde ocak üretimi yaptıklarını söyledi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Piyasada benzer ürünlerin çoğalması üzerine arayış içine girdiklerini belirten Katar, yeni ürün geliştirmek üzere makine mühendisi olan oğlu Mehmet Katar ile çalışarak, enerji tasarrufu sağlayan bir ocak geliştirdiklerini ifade etti.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;''Mutfak Harikası'' adını verdikleri ocağın hem gaz hem de elektrik ile çalışabildiğini anlatan Katar, ''Hiçbir devlet desteği almadan geliştirdiğimiz ISO 9001 Kalite Belgeli ocak, yemek pişirmenin yanı sıra üzerinde ızgara yapılmasına ve yumurta pişirilmesine bile imkan sağlıyor'' dedi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;ENERJİ 4 DAKİKA SONRA KESİLİYOR&lt;br /&gt;Katar, ocağın üstündeki özel yüzeyin çabuk ısınan ve ısıyı uzun süre tutan bor madeninin de bulunduğu çelik, krom gibi 13 farklı metalden üretildiğini, farklılığın da bu yüzeyden kaynaklandığını söyledi.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Enerji kesilse dahi depoladığı ısıyı uzun süre saklama özelliği bulunan metal yüzeyde ayrıca hamur işleri, et mangal, yumurta pişirilebildiğine dikkati çeken Katar, ''Elektrik ve tüple çalışma sistemini devreye sokan düğmeler ile ısı göstergesinin bulunduğu ocak, portatif olması nedeniyle her yere taşınabiliyor'' diye konuştu.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ocağın yaptıkları hesaba göre yüzde 80'lere varan enerji tasarrufu sağladığını öne süren Katar, şöyle konuştu:&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;''Ocağın üzerindeki özel metalin ısısı ister gaz, ister elektrik ya da her ikisi kullanılarak 2 ile 4 dakikada, 250 dereceye kadar çıkarılıyor. Ardından ısınan metalin üzerine konulan tencerede tavuk 4 dakika gibi kısa sürede servise hazır hale geliyor. Pişim süresi daha uzun olan yemekler ise yaklaşık 1,5 saat daha ısısını koruyan ocakta pişmeye devam ediyor. Bu süreçte ocağın üstüne konulan yemek, taşmadan, yanmadan pişiyor. Ocağımız sağlıklı olmasının yanında bir ayda tüketilen bir tüpün ömrünü 6 aya kadar çıkarıyor. Ocakta sadece elektrik kullanıldığında ise faturada önemli miktarda tasarruf sağlıyor.''&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Katar, geçmişte gaz ocak kullanılan evlere bugün fırınlı ocakların girdiğini hatırlatarak, gelecekte de her evde ürettikleri ocağın kullanılacağını iddia etti.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Katar, yeni sunumunu yaptıkları ürünlerine kısa sürede yurt dışından da ilgi geldiğini, bir Fransız firmanın kendileriyle ilgilendiğini kaydetti. &lt;br /&gt;habertuk&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-6209874753905160571?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/6209874753905160571/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/tup-te-yuzde-80e-varan-enerji-tasarrufu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6209874753905160571'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6209874753905160571'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/tup-te-yuzde-80e-varan-enerji-tasarrufu.html' title='Tüp&apos; te yüzde 80&apos;e varan enerji tasarrufu'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-5776812726681689808</id><published>2009-12-08T01:52:00.000-08:00</published><updated>2009-12-08T01:53:49.091-08:00</updated><title type='text'>Tüm dünya bu icadı konuşuyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/mucizeturkb.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/mucizeturkb.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kaliforniya Üniversitesi’nde görevli 31 yaşındaki Prof. Dr. Aydoğan Özcan’ın buluşuyla cep telefonuna takılan 10 dolarlık bir mekanizma, tahlili yapıp sonucu hastaneye mesajla yolluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç yaşına rağmen ABD’nin en çok tanınan bilimadamlarından biri olan ve Kaliforniya Üniversitesi (UCLA) Elektrik Mühendisliği Bölümü’nde görev yapan Prof. Aydoğan Özcan (31), tıpta devrim yaratacak bir icada imza attı. Vatan'ın haberine göre Özcan’ın ekibiyle birlikte geliştirdiği cihaz, sıradan bir cep telefonunu hassas tahliler yapan bir mikroskoba çeviriyor. Böylece her yere taşınması mümkün olmayan, pahalı aletlerle, uzun sürede yapılan kan testleri yerine hastalıklar herhangi bir yerde, kısa sürede ve ucuz bir şekilde teşhis edilebiliyor. Sistem, cep telefonunun kamerası üzerine takılan özel bir aparatla çalışıyor. Filtre edilen bir ışık kaynağı bulunan bu aparat, telefonun kamerası üzerine yerleştirilen kan örneğinde yer alan yaklaşık 50-100 bin hücrenin aynı anda ve birkaç saniye içinde görüntülenmesini sağlıyor. Telefona yüklenen özel bir yazılım da hücrelerdeki değişimi algılayarak, sıtma, verem. tüberküloz, anemi ve AIDS gibi hastalıkları teşhis edebiliyor. Bu sonuçlar istenilen sağlık kurumuna da mesaj olarak gönderilebiliyor. Bu cihazın özellikle Afrika gibi laboratuvarların az ancak cep telefonu kullanımının yoğun olduğu bölgelerdeki hastalıklara karşı etkili olacağı belirtiliyor. İcadıyla dün ABD’nin en saygın gazetesi New York Times’a da konu olan Özcan cihazın satışı için Microskia adlı bir şirket kurdu. Cihazın fiyatı ise sadece 10 dolar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-5776812726681689808?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/5776812726681689808/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/tum-dunya-bu-icad-konusuyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/5776812726681689808'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/5776812726681689808'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/tum-dunya-bu-icad-konusuyor.html' title='Tüm dünya bu icadı konuşuyor'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-45422248954772160</id><published>2009-12-08T01:51:00.000-08:00</published><updated>2009-12-08T01:52:17.987-08:00</updated><title type='text'>350 GRAMLIK YAZICI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/enkyaziizi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/enkyaziizi.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;PrintDreams'in uzun yıllardır gerçek olması için çaba sarfettiği cep yazıcısı sonunda hazır.&lt;br /&gt;İsveç kökenli PrintDreams firması 2003 yılında Rastgele Hareketlerle Baskı Teknolojisi olarak ifade edebileceğimiz Random Movement Printing Technology (RMPT) adlı buluşunu dünyaya duyurmuştu. Aradan geçen 6 yıl sonunda bu teknolojiyi kullanan dünyanın en küçük yazıcısının duyurusu yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;350 GRAMLIK YAZICI&lt;br /&gt;Sıradan bir cep telefonu boyutlarındaki PrintBrush'ın toplam ağırlığı sadece 350 gr ve bir gömlek cebine sığabiliyor. Çalışma prensibi ise çok basit. Bluetooth, Wi-fi veya infrared bağlantısı aracılığıyla cihaza basmak istediğiniz dokümanı aktarıyorsunuz. Sonra baskı yapmak istediğiniz yüzeyde PrintBrush'ı gezdirmeye başlıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seçtiğiniz yüzeyin nasıl bir şekle sahip olduğunun ya da ne kadar kalın olduğunun bir önemi yok. Ayrıca el hareketlerinizi özel olarak ayarlamanıza da gerek yok. Baskı yüzeyinde cihazı gezdirin yeter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PrintBrush 600 dpi çözünürlükte siyah-beyaz baskı yapabiliyor. Piyasaya çıkış tarihi olarak ise bu yılın sonu ya da 2010 yılının başı olarak öngörülüyor. Cihazı geliştiren PrintDreams firması daha önce yaptığı bir açıklamada cihazı kendi markalarıyla piyasaya sunmayacaklarını, büyük yazıcı firmalarına satacaklarını söylemişti. Şu an hangi firmalarla anlaşma sağlandığı bilinmiyor ama alışık olduğumuz yazıcı markalarının cep yazıcılarını 1-2 ay içinde raflarda görebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ürünün son kullanıcı satış fiyatının 200 dolar civarında olacağı tahmin ediliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-45422248954772160?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/45422248954772160/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/350-gramlik-yazici.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/45422248954772160'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/45422248954772160'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/350-gramlik-yazici.html' title='350 GRAMLIK YAZICI'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-4961257636644714612</id><published>2009-12-08T01:50:00.002-08:00</published><updated>2009-12-08T01:51:41.045-08:00</updated><title type='text'>Bilim adamları insan derisi üretti</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/198007frt.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/198007frt.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Üretilen insan derisi özellikle büyük yanıklar sonrası acil uygulamaya imkan vereceği belirtildi.Fransız bilim adamları, insan embriyonu kök hücreleri kullanarak, derinin üst katmanı 'epidermin' tamamını oluşturmayı başardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiliz bilim dergisi The Lancet'in cumartesi yayınlanacak sayısında yer alan araştırmaya göre, özellikle büyük yanıklarda acil uygulama imkanı bulunacak buluşun ilk aşamasında, araştırmacılar, insan cenini kök hücrelerinden deri hücreleri (keratinosit) elde etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu keratinositten daha sonra laboratuvar ortamında en üst katmanı da dahil tüm katmanlarıyla bir epiderm oluşturmayı başardı. Fransız bilim adamları, araştırmalarının bu aşamasında, "bunun normal bir epiderm olduğunu teyit etmeye" olanak sağlayacak dermatoloji alanında uzman bir biyoteknoloji şirketiyle işbirliği yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransız araştırmacılar, son aşamada da İspanyol meslektaşlarıyla fareler üzerinde emplantasyon tekniği uyguladılar ve laboratuvarda geliştirilen epiderm farelere nakledildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışmalara başkanlık eden ekibin başkanı Marc Peschanski, deriyi farelere naklettikten sonra üç ay beklediklerini ve derinin üç kere yenilendiğini, zira insan derisinin her ay kendini tamamen yenilediğini belirterek, "Çalışmamızın insanlarda uygulanmasına geçmek için bir transfer teknolojisi çalışması başlatmamız gerek" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransız bilim adamı, herşey yolunda giderse bu tekniğin insanlarda uygulanmasına 2011 sonunda geçilebileceğini tahmin ettiklerini belirtti.&lt;br /&gt;ensonhaber.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-4961257636644714612?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/4961257636644714612/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bilim-adamlar-insan-derisi-uretti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/4961257636644714612'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/4961257636644714612'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bilim-adamlar-insan-derisi-uretti.html' title='Bilim adamları insan derisi üretti'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-7713180858401530653</id><published>2009-12-08T01:50:00.001-08:00</published><updated>2009-12-08T01:50:45.709-08:00</updated><title type='text'>Bu saat su ile çalışmakta</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/suilesaattc.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/suilesaattc.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Duvarda asılı saatlerden sıkıldıysanız bu su ile çalışan masa saati tam size göre .Su ile çalıştığından pil değiştirme derdinizde yok .Ayrıca pil kullanmadığınız için çevreye de katkı sağlamış olursunuz. Bu su ile çaloşan dijital saatin tam olarak hatasız çalışabilmesi için yaklaşık 6 ayda bir suyunu değiştirmeniz gerekmekte. Fiyatı  17 dolar civarında .&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-7713180858401530653?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/7713180858401530653/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bu-saat-su-ile-calsmakta.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7713180858401530653'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7713180858401530653'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bu-saat-su-ile-calsmakta.html' title='Bu saat su ile çalışmakta'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-3687027628559856160</id><published>2009-12-08T01:49:00.002-08:00</published><updated>2009-12-08T01:50:17.493-08:00</updated><title type='text'>İnternet üzerinden çalışan kedi besleyici</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/catfeeder-sm.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/catfeeder-sm.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İnternet üzerinden çalışan kedi besleyici cihazını görmektesiniz. Her ne kadar gerekli olmayabilir desenizde evden uzaklaştığınızda kedim nasıl beslenecek diye düşünmenize gerek kalmayacak. İnternet üzerinden evinize bağlanıp kedinizin yemeğini verebileceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mathew Newton tarafından geliştirilen bu ilk örnek özel bir yazılım ile LED lambalar sayesinde çalışmaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-3687027628559856160?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/3687027628559856160/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/internet-uzerinden-calsan-kedi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3687027628559856160'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3687027628559856160'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/internet-uzerinden-calsan-kedi.html' title='İnternet üzerinden çalışan kedi besleyici'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-2141053053228428314</id><published>2009-12-08T01:49:00.001-08:00</published><updated>2009-12-08T01:49:35.594-08:00</updated><title type='text'>Açlığa karşı yeni umut pamuk</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/kbesin_widec.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/kbesin_widec.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Alman "Die Welt" gazetesinin internet sayfasında çıkan haberde, bilim adamlarının, pamuğun çekirdeğindeki "gossypol" adı verilen zehirli maddeyi ayrıştırmayı başardığı belirtilerek, bunun açlığa karşı mücadelede çok önemli bir adım teşkil ettiği, dünyadaki pamuk tarlalarının 500 milyon insanı besleyebilecek kapasiteye sahip olduğu ifade edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu önemli başarıyı sağlayan Texas A&amp;M Üniversitesi araştırmacılarından Keerti Rathore, dünyada çok sayıda fakir insanın yeterli protein alamadığına dikkati çekerek, bu eksiğin giderilebilmesi için pamuk gibi bir kaynaktan istifade edilmesinin iyi olacağını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmacıların 1950'li yıllarda, bir geni ortadan kaldırarak "gossypol"suz pamuk üretmeyi başardığı, ancak bunun pamuğu böceklere ve hastalıklara karşı savunmasız hale getirdiği, Rathore'nin ise yeni bir yöntemle bu zehri sadece pamuğun çekirdeğinde yok etmeyi başardığı, böylece pamuk bitkisinin dış etkenlere karşı savunmasız kalmadığı kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pamuktan gelecek 10 yıl içinde proteinli çikolata, ekmek, kek ve diğer bazı besin maddelerinin üretilebileceği kaydedilen haberde, Rathore'nin yeni buluşunun Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) standartlarına uygun olduğu, ancak bunun ticari kullanımından önce çok sayıda resmi onayın alınması gerektiği bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pamuk çekirdeğini sadece sığırların yiyebildiği, sindirim sistemlerinin "gossypol"u zararsız hale getirebildiği belirtilen haberde, ancak bu zehrin diğer hayvanlarda ve insanlarda kalp ve karaciğer rahatsızlıklarına neden olduğu, pamuk çekirdeğiyle beslenen tavukların 1 hafta içinde öldüğü ifade edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ntvmsnbc&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-2141053053228428314?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/2141053053228428314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/aclga-kars-yeni-umut-pamuk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/2141053053228428314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/2141053053228428314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/aclga-kars-yeni-umut-pamuk.html' title='Açlığa karşı yeni umut pamuk'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-8440926582232829619</id><published>2009-12-08T01:48:00.000-08:00</published><updated>2009-12-08T01:49:07.002-08:00</updated><title type='text'>Geleceği Şimdiden görebilmek</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/rrrr__beyin.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/rrrr__beyin.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mayıs sonunda New York’ta düzenlenen Dünya Bilim Fuarı’na katılan konuşmacılardan biri de ünlü&lt;br /&gt;mucit ve fütürist Ray Kurzweil’di. Onun Festival’deki konuşması sırasında açıkladığı bazı gelecek&lt;br /&gt;tahminleri şöyle:&lt;br /&gt;• 10 yıl sonra, alacağınız bir ilaç&lt;br /&gt;sayesinde kilo almadan istediğinizi&lt;br /&gt;yiyebileceksiniz.&lt;br /&gt;• Güneş enerjisi şu an için ekonomik&lt;br /&gt;olmayabilir ama nanoteknolojideki&lt;br /&gt;gelişmelerin artan hızı sayesinde 5 yıl&lt;br /&gt;içinde fosil yakıtlar kadar ucuz olacak&lt;br /&gt;ve 20 yıl sonra bütün enerjimizi temiz&lt;br /&gt;kaynaklardan elde edeceğiz.&lt;br /&gt;• Yalnızca 15 yıl sonra ortalama&lt;br /&gt;yaşam uzunluğunuz yaşlandığınızdan&lt;br /&gt;daha hızlı artacak. 2050’den önce de&lt;br /&gt;devrimsel bir insan-makine iç içeliği&lt;br /&gt;yaşanacak ve sürekli gelişen&lt;br /&gt;yazılımlar sayesinde ölümsüzlüğe&lt;br /&gt;giderek yaklaşılacak.&lt;br /&gt;Ray Kurzweil bir medyum ya da&lt;br /&gt;sıradan bir bilimkurgu fantezicisi&lt;br /&gt;değil. Bilim dünyasında saygın bir yeri&lt;br /&gt;olan, güneş enerjisine ilişkin&lt;br /&gt;öngörüleri ABD Ulusal Mühendislik&lt;br /&gt;Akademisi tarafından yayınlanmış bir&lt;br /&gt;bilim insanı. Geleceğe yönelik&lt;br /&gt;öngörülerini İvmeli Kazançlar Yasası&lt;br /&gt;ile açıklayan Kurzweil, Bilim&lt;br /&gt;Festivali’nde bu yasayı çeşitli grafikler&lt;br /&gt;kullanarak anlattı. Örnek olarak da&lt;br /&gt;kendi geliştirdiği Kurzweil Okuma&lt;br /&gt;Aygıtı’nı verdi.&lt;br /&gt;Kurzweil 1976’da körler için herhangi&lt;br /&gt;yazılı bir metni tarayan ve onu yüksek&lt;br /&gt;sesle okuyan bir aygıt yapmıştı. O&lt;br /&gt;zaman bu aygıt yaklaşık bir çamaşır&lt;br /&gt;makinesi büyüklüğündeydi.&lt;br /&gt;Kurzweil’in ilk müşterisi de ünlü&lt;br /&gt;müzisyen Steve Wonder’di. Kurzweil&lt;br /&gt;o dönemde bir de öngörüde&lt;br /&gt;bulunmuştu: Körler için herhangi bir&lt;br /&gt;yerde her türlü metni okuyabilecek el&lt;br /&gt;büyüklüğünde bir elektronik aygıt 21.&lt;br /&gt;yüzyılın başında piyasada olacaktır.&lt;br /&gt;2002’de bu öngörüsünü biraz daha&lt;br /&gt;daralttı ve 2008 yılını işaret etti. İki ay&lt;br /&gt;önceki Dünya Bilim Festivali’nde&lt;br /&gt;Kurzweil cebinden çıkardığı cep&lt;br /&gt;telefonu büyüklüğünde bir aygıtla&lt;br /&gt;festival broşürünü çevresindekilere&lt;br /&gt;yüksek sesle dinleterek bu&lt;br /&gt;öngörüsünün gerçekleştiğini gösterdi.&lt;br /&gt;1980’li yılların sonunda, bir&lt;br /&gt;makinenin bir insanı satrançta&lt;br /&gt;yenebileceğini ve bunun 1998’de&lt;br /&gt;gerçekleşeceğini söyleyen Kurzweil o&lt;br /&gt;zaman yanılmıştı. Çünkü Deep Blue&lt;br /&gt;(Derin Mavi) adlı bilgisayar,&lt;br /&gt;Kasparov’u 1997’de yenmişti. Ancak&lt;br /&gt;bir yıllık bir yanılgı da hiç fena&lt;br /&gt;sayılmaz.&lt;br /&gt;Teknolojinin bazı yönlerinin&lt;br /&gt;kolaylıkla tahmin edilebilecek şekilde&lt;br /&gt;gelişme gösterdiğini belirten&lt;br /&gt;Kurzweil, bilgisayarların hesaplama&lt;br /&gt;gücünün yüzyılın başındaki&lt;br /&gt;elektromekanik makineler zamanında&lt;br /&gt;her üç yılda bir ikiye katlandığını,&lt;br /&gt;yüzyılın ortalarında bu zamanın iki&lt;br /&gt;yıla indiğini ve bugünlerde de artık&lt;br /&gt;her yıl ikiye katlandığını gösteren&lt;br /&gt;grafikler gösterdi.&lt;br /&gt;Kurzweil’in başka bazı grafikleri,&lt;br /&gt;patent sayısındaki, telefon&lt;br /&gt;kullanımındaki, eğitime harcanan&lt;br /&gt;paradaki katlanarak artan değişimi&lt;br /&gt;gösteriyordu. Bir başka grafikte de&lt;br /&gt;teknolojinin gelişimi taş devrinden&lt;br /&gt;günümüze kadar ortaya koyuluyordu.&lt;br /&gt;Kurzweil şimdi de bilgi teknolojileri&lt;br /&gt;sayesinde başta biyoloji, tıp ve enerji&lt;br /&gt;olmak üzere birçok alanda devrim&lt;br /&gt;yaşanacağını ileri sürüyor. Grafikleri,&lt;br /&gt;nanoteknoloji konusunda üstel artış&lt;br /&gt;gösteren bir eğrinin daha başlarını&lt;br /&gt;yaşamakta olduğumuzu ortaya&lt;br /&gt;koyuyor. Bu bilgilerin ışığında&lt;br /&gt;Kurzweil, 2020’li yıllarda insan&lt;br /&gt;beynine bilgisayar parçalarının&lt;br /&gt;takılabileceğini ve insanlar kadar&lt;br /&gt;akıllı makinelerin yapılabileceğini&lt;br /&gt;öngörüyor.&lt;br /&gt;Bu konuyu Kurzweil ile Festival’de&lt;br /&gt;tartışan nörobilimci Vilayanur S.&lt;br /&gt;Ramachandran Kurzweil’e katılmıyor.&lt;br /&gt;O, insan beyninin çok karmaşık bir&lt;br /&gt;yapıda olduğunu, düşünen, empatik&lt;br /&gt;bir makine yapılabileceğini ama&lt;br /&gt;yapılan makinenin insan beyni gibi&lt;br /&gt;çalışmayacağını düşünüyor. İnsanın&lt;br /&gt;evriminin rasgele olduğunu ve bu&lt;br /&gt;konuda tersine mühendislik yapmanın&lt;br /&gt;çok zor olduğunu söylüyor.&lt;br /&gt;Kurzweil, genelde benzer davranış&lt;br /&gt;gösteren gelişim grafiklerinin ilk&lt;br /&gt;zamanlarındaki yavaşlığa ve&lt;br /&gt;çizgiselliğe aldanan bilim insanlarının&lt;br /&gt;umutsuzluğa kapılabileceğini&lt;br /&gt;söylüyor. İnsan genomunun %1’lik&lt;br /&gt;bölümünü çözmenin yıllar aldığını,&lt;br /&gt;ancak bundan sonraki her yılda bu&lt;br /&gt;oranın ikiye katlanarak, insan&lt;br /&gt;genomunun tamamını çözmenin&lt;br /&gt;yalnızca yedi yıl daha alacağını da&lt;br /&gt;ekliyor.&lt;br /&gt;Kurzweil bu grafiklerine o kadar çok&lt;br /&gt;güveniyor ki, 2029’da bir insanla&lt;br /&gt;sohbet edebilecek ve insan olmadığı&lt;br /&gt;anlaşılamayacak, Turing testinden&lt;br /&gt;geçebilen bir makine yapılabileceği&lt;br /&gt;konusunda Lotus yazılımının&lt;br /&gt;yaratıcısı Mitch Kapor ile 10.000 $’lık&lt;br /&gt;bir iddiaya bile girmiş.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-8440926582232829619?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/8440926582232829619/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/gelecegi-simdiden-gorebilmek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8440926582232829619'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8440926582232829619'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/gelecegi-simdiden-gorebilmek.html' title='Geleceği Şimdiden görebilmek'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-8995814798716790601</id><published>2009-12-08T01:47:00.000-08:00</published><updated>2009-12-08T01:48:01.483-08:00</updated><title type='text'>Vücuttaki Titreşimlerden Enerji</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/elektrik-akimie.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/elektrik-akimie.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Algılayıcılar ısı, iletkenlik gibi fiziksel özelliklere ya da kimyasal yöntemlere dayanarak belirli bir maddenin düzeyini belirlemeye yarayan cihazlardır. Vücut içinde dolaşarak ulaşılması zor bölgelerden veri toplayan algılayıcılar doktorlara çok yararlı olabilir. Ancak böyle algılayıcılara enerji sağlanması önemli bir sorun teşkil&lt;br /&gt;ediyor. Standart yakıt hücreleri çok büyük, ayrıca algılayıcı bir kere vücudun içine bırakıldıktan sonra pillerini değiştirmek çok zor oluyor. İtalya’daki araştırmacılar bu soruna çözüm olarak insan vücudu içindeki doğal titreşimlerin enerjisini kullanabilen hareketli elektronik cihazlar kullanılmasını öneriyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtalya’da, Perugia Üniversitesi’ndeki araştırmacılardan Luca Gammaitoni önümüzdeki 5-10 yıl içinde çok sayıda&lt;br /&gt;mikro ölçekli mekanizma üretileceğinive en önemli sorunun bunlara enerji sağlamak olacağını söylüyor.&lt;br /&gt;Gammaitoni ve birlikte çalıştığı araştırma ekibi, piezoelektrik özellik gösteren malzemeler kullanarak çevredeki&lt;br /&gt;titreşimlere maruz kaldığında zayıf elektrik akımları üretebilen algılayıcılar oluşturmayı düşünüyor. Çevre gürültüsünüfaydalı enerjiye dönüştürme fikri daha önce de ortaya atılmıştı; ancak bu çalışmada yeni olan aynı anda çokçeşitli titreşimlerden yararlanmayı sağlayacak farklı bir teknik önerilmesi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-8995814798716790601?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/8995814798716790601/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/vucuttaki-titresimlerden-enerji.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8995814798716790601'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8995814798716790601'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/vucuttaki-titresimlerden-enerji.html' title='Vücuttaki Titreşimlerden Enerji'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-5830338883802907284</id><published>2009-12-08T01:44:00.000-08:00</published><updated>2009-12-08T01:47:33.752-08:00</updated><title type='text'>Bilgisayarınızı kilitleyin</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknolojivebilim.com/resim/d.clam.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 180px;" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/d.clam.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Gittiği her yere bilgisayarını da götürenlerdenseniz, kısa süreli de olsa oturduğunuz yerden ayrılmanız gerektiğinde kötü bir sürprizle karşılaşabilirsiniz. Aynı tatsız durumu masaüstü bilgisayarınız, monitörünüz, projeksiyon cihazınız ile de yaşayabilirsiniz. Teknolojik ürünlerin neredeyse tamamında standart olarak bulunan Kensington kilit sistemi sayesinde önleminizi almanız mümkün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 haneli şifreli sistemine sahip olan Kensington Combosaver kilit ile 10.000 değişik şifreden birini seçerek mobil cihazlarınızı korumaya alabilirsiniz. Kilit şifresini istediğiniz zaman değiştiribilir ve ayrıca Kensington'un internet sitesine kayıt olarak şifreyi unutmanız durumunda size hatırlatılmasını sağlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle kalabalık ve müşteri sirkülasyonunun yoğun olduğu iş ortamlarında ve halka açık alanlarda ideal bir kullanım sunan Kensington Combosaver şifreli kilit, tam 1.8 metre uzunluğundaki çelik kablosu ile güvenlik problemlerinizi ortadan kaldırmaya yeter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;47,9 dolar + KDV ücretle satılan Kensington Combosaver şifreli kilit 2 yıllık garanti süresine sahip.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-5830338883802907284?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/5830338883802907284/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bilgisayarnz-kilitleyin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/5830338883802907284'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/5830338883802907284'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bilgisayarnz-kilitleyin.html' title='Bilgisayarınızı kilitleyin'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-9048636548861065680</id><published>2009-12-07T11:37:00.000-08:00</published><updated>2009-12-07T11:38:32.044-08:00</updated><title type='text'>Minik hesap makinası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.yenibu.com/.a/6a00d834515e7669e2010536aa7a58970b-pi"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 365px; height: 440px;" src="http://www.yenibu.com/.a/6a00d834515e7669e2010536aa7a58970b-pi" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Teknoloji ile küçülmeye devam eden hesap makinaları en sonunda bir kredi kartı boyutuna kadar indi. Bunun yanı sıra güneş enerjisi ile çalışıyor olması da başka bir artısı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-9048636548861065680?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/9048636548861065680/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/minik-hesap-makinas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/9048636548861065680'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/9048636548861065680'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/minik-hesap-makinas.html' title='Minik hesap makinası'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-4595620773261901191</id><published>2009-12-07T11:36:00.000-08:00</published><updated>2009-12-07T11:37:40.653-08:00</updated><title type='text'>Picasa MAC'lere de geliyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.yenibu.com/.a/6a00d834515e7669e2010536b86308970c-pi"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 221px;" src="http://www.yenibu.com/.a/6a00d834515e7669e2010536b86308970c-pi" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Google'ın büyük projeleri arasında sayılabilecek bir resim işleme programı olan Picasa'nın MAC'ler için yeni bir versiyonunun çıkacağı açıklandı. Ancak tabi ki genel olarak pek bir fark olmayacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-4595620773261901191?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/4595620773261901191/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/picasa-maclere-de-geliyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/4595620773261901191'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/4595620773261901191'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/picasa-maclere-de-geliyor.html' title='Picasa MAC&apos;lere de geliyor'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-2198456619459367866</id><published>2009-12-07T11:34:00.000-08:00</published><updated>2009-12-07T11:36:26.639-08:00</updated><title type='text'>Sony'nin yeni minik Walkman'leri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.yenibu.com/.a/6a00d834515e7669e2010536b35eda970b-pi"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 297px; height: 235px;" src="http://www.yenibu.com/.a/6a00d834515e7669e2010536b35eda970b-pi" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sony'nin yeni serisi W adı altında tasarlanan bu cihaz 2 gb hafızası ve 12 saatlik çalma süresi ile boyundan büyük özelliklere sahip diyebilirim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-2198456619459367866?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/2198456619459367866/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/sonynin-yeni-minik-walkmanleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/2198456619459367866'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/2198456619459367866'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/sonynin-yeni-minik-walkmanleri.html' title='Sony&apos;nin yeni minik Walkman&apos;leri'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-6459326725266061815</id><published>2009-12-07T09:26:00.000-08:00</published><updated>2009-12-07T09:29:09.401-08:00</updated><title type='text'>Doğmamış bebekleri bile yemişler!</title><content type='html'>Fransız arkeologlar, Almanya'nın güneybatısında 7 bin yıllık bir toplu mezarda kitlesel yamyamlığın izlerini buldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antiquity dergisinin haberine göre bilim adamları, bulgularının Avrupa'da erken Neolitik çağda yamyamlığın ender kanıtlarından biri olduğunu belirterek, Herxheim köyü yakınlarında günışığına çıkarılan 500 civarındaki insan kalıntısının, aralarında çocuk, hatta doğmamış bebeklerin bulunduğu insanların "kasten kesilip biçildiğini" gösterdiğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransa'nın Bordeaux Üniversitesinden araştırmacılar, ilk kez 1996'da başlanan kazılarda ele geçen insan kemiklerinin kasıtlı olarak kesilip kırıldığını ve bunun yamyamlığın belirtisi olduğunu belirterek, bazı kemiklerin çiğnendiğine işaret etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı bilim adamları ise, yamyamlık teorisine karşı çıkarak, etlerin kemikten sıyrılmasının ölü gömme ritüelinin parçası olduğunu savunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarımın Orta Avrupa'da ilk yayılmaya başladığı erken Neolitik dönemde Avrupa'da yamyamlığa rastlanmasının biraz sıra dışı olduğunu düşünen bilim adamları, bunun açlık ve  kıtlık çekilen bir döneme denk gelmiş olabileceğine işaret ediyor.&lt;br /&gt;mis-bebekleri-bile-yemisler-25445-.html&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-6459326725266061815?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/6459326725266061815/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/dogmams-bebekleri-bile-yemisler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6459326725266061815'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6459326725266061815'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/dogmams-bebekleri-bile-yemisler.html' title='Doğmamış bebekleri bile yemişler!'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-5367959623293423301</id><published>2009-12-07T09:25:00.000-08:00</published><updated>2009-12-07T09:26:24.574-08:00</updated><title type='text'>N900'de Firefox farkı!</title><content type='html'>Nokia etkileyici bir demoyla N900'ün gücünü sergiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nokia'nın yeni bombası N900, Firefox'un öyle bir özelliğinden faydalanıyor ki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çıkışı geciken Nokia modeli N900, Linux işletim sistemi kullanan, güçlü donanım özelliklerine sahip bir cep telefonu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni nesil akıllı cep telefonları arasında, kalabalığın içerisinden ön plana çımayı başaran bu telefon, Linux işletim sisteminin meyvelerini topluyor. Firefox çalıştırabilen cep telefonu, popüler internet tarayıcının WebGL gücünden faydalanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sayede karmaşık 3D modelleri hızlı ve akıcı bir şekilde ekrana getirebiliyor. Bunun internet tarayıcı içerisinden yapılabilmesi, daha önceki haberlerimizde aktardığımız gibi internet üzerinden gelişmiş 3D yazılımların kullanılabilmesinin yolunu açıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cepte online oyun devri!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer internet tarayıcıların da üzerinde çalıştığı 3D grafikler, internet tabanlı oyunların da çehresini değiştirecek. Gözden kaçırılan bir nokta, bu sayede N900'ün çok güçlü bir oyun platformu haline gelebileceği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyun alanında güçlenen ve Sony'nin el oyun konsolu PSP'sini bile tehdit eden iPhone'a karşı, N900 avantaj sağlayabilir. N900, Firefox ile gelişmiş 3D grafiklere sahip online oyunları sunabilir. İnternet tabanlı online oyunlar, WebGL'in tamamlanmasına başı olarak N900'ü zenginleştirebilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Online oyun yapımcıları için yepyeni bir mecra açılırken, el konsollarının dünyası da online'a kaymak zorunda kalabilir. Basit gibi görünen bu özellik, aslında piyasalarda büyük değişime sebep olacak güce sahip.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgi için: Nokia Danışma Hattı&lt;br /&gt;Telefon: 0 212 337 17 17&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-5367959623293423301?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/5367959623293423301/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/n900de-firefox-fark.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/5367959623293423301'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/5367959623293423301'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/n900de-firefox-fark.html' title='N900&apos;de Firefox farkı!'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-8400843495138853972</id><published>2009-12-07T09:24:00.001-08:00</published><updated>2009-12-07T09:24:53.418-08:00</updated><title type='text'>Yahoo motoru tarih oluyor!</title><content type='html'>Yahoo motoru tarih oluyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yahoo arama motoru tarih oluyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık Yahoo araması diye bir şey yok: İşte Microsoft'un dev Yahoo hamlesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Microsoft'un Bing arama motoru, mevcut Yahoo arama motorunun yerini alacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Microsoft, Yahoo arama motorundaki arama teknolojilerinin lisansına sahip oluyor. Bu antlaşma 10 yıl boyunca geçerli olacak. Microsoft, Yahoo arama motorundan aldığı teknolojilerden bazılarını Bing arama motoruna dahil edecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu antlaşmanın uygulanması 3 ila 6 ay alacak ve Bing'in Pazar payını arttıracak. Şirket yetkilileri yaptıkları açıklamada bu sayede tüketicilere ve reklamverenlere daha iyi seçenekler sunacaklarını belirtiyor. Reklam endüstrisinin bu antlaşmaya verdiği destek için teşekkür ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu antlaşmanın Bing'in Google ile rekabet kabiliyetini ne kadar arttıracağı, arama motoru sonuçlarının eskisinden daha kapsamlı olup olmayacağı, bilişim sektörü tarafından merakla bekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgi için: Microsoft&lt;br /&gt;Telefon: (212) 258 59 98 pbx&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-8400843495138853972?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/8400843495138853972/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/yahoo-motoru-tarih-oluyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8400843495138853972'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8400843495138853972'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/yahoo-motoru-tarih-oluyor.html' title='Yahoo motoru tarih oluyor!'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-1669781962437953089</id><published>2009-12-05T09:46:00.000-08:00</published><updated>2009-12-05T09:51:36.581-08:00</updated><title type='text'>İlginç İcatlar - Sıradışı Tasarımlar 2</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/tereyagi-kesici.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 151px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/tereyagi-kesici.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; Şeffaf tost makinenizde kızarttığınız ekmeğin üzerine tereyağı sürmek ne kadar müthiş olur. Ancak buzdolabından yeni çıkmış bir tereyağını ekmeğe sürmek okadar da kolay değil. Bunu bilen tasarımcılar tereyağı kesme aletini ürettiler. Tereyağını yukardan koyuyorsunuz. Mandala bastığınızda ince bir tereyağı parçası ekmeğinizin üzerine düşüyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/penguen.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 170px; height: 167px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/penguen.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Penguen şeklinde tasarlanmış bu zaman ayarlı alet aslında bir çay zamanlayıcısı. Demlik poşetinizi çay bardağında ne kadar tutacağız konusunda size yardımcı oluyor. Zamanı kendinize göre ayarlayıp poşetin ipini penguenin ağzına takıyorsunuz. Süre sonunda otomatik olarak demlik poşetiniz fincandan çıkıyor :) Eğer demlik poşeti bardakta unutup çayınızın tadının acı olmasından şikayet ediyorsanız bu tasarım tam size göre.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/transparenttoaster.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 150px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/transparenttoaster.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yukarda resmini gördüğünüz bu cihaz şeffaf bir tost makinası. Evet yanlış duymadınız. İki yanı cam olan bu tost makinasında kızarttığınız ekmeyin bronzlaştığını an ve an izleyebilirsiniz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/misir-tutacagi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 118px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/misir-tutacagi.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mısır Tutacağı deyip geçmeyin. Henüz yeni kaynamış bir mısırı elimize alıp yemeye koyulacakken sıcaklığından bırakmak zorunda kalabiliyoruz. Bu güzel tasarım hem elinizi yanmaktan kurtarıyor hemde mısır yemeği keyifli bir hale getiriyorGüncel Teknoloji Haberleri.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/yumurtalik.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 100px; height: 153px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/yumurtalik.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yumurta tutacağını hiç bukadar basit ama ilgi çekici olmamıştı. Sıradan üç adet çay kaşığı şık bir yumurtalık olabiliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-1669781962437953089?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/1669781962437953089/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/seffaf-tost-makinenizde-kzarttgnz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1669781962437953089'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1669781962437953089'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/seffaf-tost-makinenizde-kzarttgnz.html' title='İlginç İcatlar - Sıradışı Tasarımlar 2'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-3467395456649993633</id><published>2009-12-05T09:37:00.000-08:00</published><updated>2009-12-05T09:46:34.608-08:00</updated><title type='text'>İlginç İcatlar - Sıradışı Tasarımlar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/klozet-sandalye.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 151px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/klozet-sandalye.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayar delisi biri iseniz işte bu tasarım tam size göre. Burada asıl dikkati çeken bilgisayarın özelliği değil bilgisayar koltuğunun çok fonksiyonel oluşu(!) TGüncel Teknoloji Haberleriuvalet şekline bürünmüş bu koltuk sayesinde, saatlerce oyun oynayabilir, sohbet edebilir, hatta bilgisayar başında sabahlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/iki-kisilik-semsiye.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 173px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/iki-kisilik-semsiye.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sevgilinizle yürüyüş yapıyorsunuz ve romantizmin doruğundasınız. O da ne! yağmur yağmaya hatta şiddetini arttırmaya başladı. Tek bir Güncel Teknoloji Haberlerisapı olan iki kişilik bu şemsiye sayesinde, hem tek şemsiye taşıyorsunuz hemde iki kişi aynı anda korunmuş oluyor. Tasarım olarakta dikkat çekici bir durum yaratıyorsunuz :)&lt;br /&gt; &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/kurabiye-bardagi.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 170px; height: 197px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/kurabiye-bardagi.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İş yerinde yada evde, nerde olursanız olun bu kahve fincanı çok işinize yarayacak. Kahve içmenin keyfi yanında başka bir keyifte elbette kurabiye yemektir. Eğer kurabiyenizi koyacak bir yer arıyorsanız bu fincan tam size göre. Fincanın altına yapılmış bir rafı sayesinde kurabiyenize kolayca ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/yayli-yatak.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 145px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/yayli-yatak.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yaylı yatak icat edileli çok uzun zaman oldu. Fakat Güncel Teknoloji haberleri tasarımcılar bu kez yatağı değil karyolayı yaylı yaparak yeni bir buluşa imza atmış durumda. Yatağınızın ayakları güçlü yaylardan oluşuyor. Böylece yatağa ilk oturduğunuz andan itibaren rahatlık hissetmeye başlıyorsunuz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-3467395456649993633?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/3467395456649993633/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/ilginc-icatlar-srads-tasarmlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3467395456649993633'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3467395456649993633'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/ilginc-icatlar-srads-tasarmlar.html' title='İlginç İcatlar - Sıradışı Tasarımlar'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-9085511929558237801</id><published>2009-12-05T09:31:00.000-08:00</published><updated>2009-12-05T09:37:02.145-08:00</updated><title type='text'>Bilinmeyen Gerçekler, İcatlar, Buluşlar...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/Gokyuzu.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 113px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/Gokyuzu.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/gunes.gif"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 150px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/gunes.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/kasikci.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 106px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/kasikci.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/civciv_yumurta.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 118px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/civciv_yumurta.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/leohelikopter.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 120px; height: 120px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/leohelikopter.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya'ya en yakın yıldız hangisidir? Kağıt ne zaman ve nerde icat edildi, Paraya nasıl dönüştü? Okyanusun en derin noktası neresi? Tavuğun hangi renk yumurtlayacağı nerden anlaşılır? Pusulayı ve Telgrafı kim icat etti? Gökyüzü neden mavidir? Güneşin sıcaklığı ne kadardır? Hepsi ve daha fazlası...    &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya'ya en yakın yıldız güneş'tir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir Güncel Teknoloji Haberlerisaatten uzun sürer.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika'dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya'nın ishigaki Adası'nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sahra çölündeki Tidikelt kasabasına on yıl boyunca hiç yağmur yağmamıştır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Başkan John F. Kennedy, yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Mumyaların Güncel Teknoloji Haberleriayak parmakları tek tek sarılarak mumyalanmıştır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı.1878 yılının şubat ayında Connecticut New Haven'da yayımlanmıştı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yataktan düşerek ölme olasılığı iki milyonda birdir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ünlü çizgi film kahramanı Temel Reis, 1919 yılında Elzie Crisler Segar tarafından yaratıldı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İlk çamaşır makinesi 1907 yılında Hurley Machine Co. tarafından pazarlandı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kağıt ne zaman ve nerde icat edildi?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Lidyalılar zamanında icat edilen para, ister madeni İster banknot olsun, İnsan hayatına damgasını vuran en önemli sembollerden biri olmuştur.Para kağıt icat edilmeden önce, deniz kabuğundan kıymetlii metallere kadar çeşitli mallar değişim aracı olarak kullanıldı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Tarihteki ilk madeni para basımı I.Ö. VII. yy' da Anadolu' da Lidyalılar tarafından gerçekleştirildi. Dünyanın ilk büyük darphanesi Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul Simkeşhane' de kuruldu. M.Ö. 118 yılında deri para kullanan Çinliler, M.S. 806 yılında da ilk kağıt icat parayı yaptılar. Batıda kağıt paraların basılması ve kullanılması 17. yy sonlarına rastlıyor. İlk kağıt icat para'nın 1690' lı yıllarda ABD ve İngiltere hükümetleri tarafından basıldığı ve dolaşıma çıkarıldığı, 1694 yılında İngiliz Merkez Bankası ve diğer ülke merkez bankalarının kurulması ile de yaygınlaştığı biliniyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Osmanlı İmparatorluğunda ilk kağıt paralar idari, sosyal ve yasal reformların gündeme geldiği Tanzimat Döneminde tedavüle çıkarıldı. İlk Osmanlı Banknotları Abdülmecit tarafından 1840 yılında "Kaime-i Nakdıye-i Mutebere" adıyla, bugünkü dille "Para Yerine Geçen Kağıt", bir anlamda para olmaktan çok faiz getirili borç senedi veya hazine bonosu niteliğinde düzenlendi. Matbaada basılmayan ve elle yapılan bu paraların her birine resmi mühür vurulurdu Osmanlı Yönetimi, 1842 yılından itibaren de matbaada para basmaya başladı. Birinci Dünya Savaşı sırasında da 1915 yılından itibaren altın ve Alman hazine bonolarını karşılık göstererek dört yıl boyunca, yedi tertipte toplam 160 milyon liranın üzerinde banknot çıkarttı. Bu banknotlar "evrak-Güncel Teknoloji Haberleriı nakdiye" adı altında Türkiye Cumhuriyeti' ne intikal etti ve Cumhuriyetin ilk yıllarında kağıt para bastırılmadığından 1927 yılının sonuna kadar tedavülde kaldı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Okyanusun en derin noktası neresidir?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bir kilogram ağırlığındaki bir cismin okyanusun en derin noktası olan Mariana Çukuru'na ulaşması tam bir saat alıyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İkinci Dünya Savaşı'nda ABD'liler, yarasaları bomba ikmali için kullanmayı denemişler.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Tavuk ne renk yumurtladığı nerden anlaşılır?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Tavuğun ne renk yumurtlayacağını kulak memelerinin rengine bakarak anlamak mümkün. Eğer kulak memeleri beyazsa yumurtası beyaz, kırmızıysa yumurtası kahverengi oluyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;10'uncu yüzyılda İran'ın veziriazamı olan Abdul Kasım İsmail, kitaplarına çok düşkün bir adammış. Bu sıradan bir düşkünlük değil. 117000 cilt kitaptan oluşan kütüphanesini nereye giderse yanında götürüyormuş.Bu iş için develeri kullanıyormuş. Özel eğitimli 400 deve, alfabetik olarak sıralanarak vezirin kitaplarını taşıyorlarmış.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Aya ayak basan ikinci insan kimdir?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ay ikinci insan, Ay'a ayak basan ikinci insan Edwin "Buzz" Aldrin. Apollo 11 uzay aracı ile 20 Temmuz 1969 tarihinde Ay'a ayak basan ilk insan ise Neil Armstrong'dur. Neil Armstrong'un Ay'a ayak basmak ile ilgili olarak söylediği "Benim için ufak bir adım, fakat insanlık için büyük bir" sözü, 20. yüzyılın en önemli sözleri arasındadır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Pusula ve Telgraf'ı kim icat etti?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Pusulayı MS 100 yılında Çinliler icat etti. Manyetik bir ortamda serbest bırakılan bir objenin kuzeye yöneleceği prensibinden hareketle pusulanın keşfi gerçekleşti.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Telgraf: William Cooke ve Charles Wheatstone adlı iki İngiliz1837 yılında , teller üzerinden elektrik akımı göndererek mesaj iletmeyi başardılar. Böylece ilk elektrikli telgraf makinesı ortaya çıktı. Elektrik akımı, alıcı cihazın kadranındaki bir dizi iğneyi hareket ettirerek ulaştırılacak mesajın ekranda belirmesine yardımcı oluyordu.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Mors Alfabesi: 1843' te Samuel Morse, telgraf mesajlarında nokta ve çizgilerden oluşan ünlü Mors Alfabesi' ni geliştirdi. Morse, Baltimore' den Washington' a uzanan 60 km' lik bir telgraf hattı kurarak, hattı başkanlık seçimleriyle ilgili haberleri iletmek için kullandı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;En hızlı koşan kuş hangisidir?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Devekuşları dünyadaki en büyük kuşlardır. Boyları bizim boyumuzdan daha uzundur. Bir devekuşu yaklaşık 2,5 metre uzunluğunda ve ortalama 120 kilo ağırlığındadır.Orta Afrika'da gruplar halinde yaşayan bu kuşlar uçma kabiliyetine sahip değildirler. Uzun bacaklarıyla çok hızlı koşarlar, o kadar hızlıdırlar ki, hiçbir insan koşarak onlara yetişemez. Devekuşu hayvanlar alemindeki en hızlı koşan kuş ve 1 saatte yaklaşık olarak 70 kilometrelik bir hıza ulaşabilmektedir. Devekuşunun her bir ayağında sadece iki parmağı vardır. Üstelik bu parmakların biri diğerinden çok daha büyüktür. Ve devekuşları yalnızca bu büyük parmaklarının üzerinde koşarlar.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ayrıca, en hızlı koşan kuş devekuşları hızlı koşmalarını sağlayan uzun bacakları sayesinde usta bir dövüşçüdürler. Ayaklarıyla tekme atarlar ve pençeleriyle düşmanlarına karşı rahatça kendilerini savunurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın bu en büyük kuşunun yumurtası da kuş yumurtalarının en büyük olanıdır. Bu dev yumurtalar için kumda geniş bir çukur kazar ve buraya tüm yumurtaları yerleştirirler. Fakat 10-12 tane yumurtladıklarında çukurun büyüklüğünü de ona göre ayarlamaları gerekir. Eğer devekuşu, çukuru, kumda değil de toprakta açsaydı, bu çok zaman alırdı ve kuşun çok fazla enerji harcamasına sebep olurdu. Gerçekten de kumun taşınması, toprağa göre daha kolaydır. Kumu elinizle bile eşeleyebilirsiniz, fakat toprak için en azından bir kürek gereklidir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yumurtadan çıkan yavrular savunmasızdır. Her an yırtıcı bir kuşa yem olabilirler. Ancak, yavrular bir tehlike ile karşılaştıklarında kendilerini korumak için yere yamyassı serilerek ölü taklidi yaparlar. Bu şekilde, düşmanları onların ölü olduğunu düşünerek onlara saldırmaz. Bu taklidi bütün yavrular aynı şekilde uygular.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Dünyanın en büyük elması hangisidir?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Topkapı Müzesi'ndeki ünlü "Kaşıkçı Elması" adını nasıl almış? Bu elmas Osmanlı Hazinesi'ne nasıl girmiş? Elmas kaç karattır? Dünyanın tanınmış elmasları arasında yeri nedir?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Topkapı müzesindeki ünlü elmasa neden "kaşıkçı elması" denildiği hakkında muhtelif hikayeler varsa da, bunların doğru olanı, elmasın kesiminin oval olması ve dolayısıyla da kaşığa benzemesindendir. Elmasın Osmanlı Sarayı'na nasıl girdiği hakkındaki bilgi de, rivayetten öte değildir. Son yıllarda yeni tartışılmaya başlanan ve doğru olması en muhtemel rivayet şöyledir: 1774 yılında Pigot adında bir Fransız subayı, bu elması Hindistan'ın Madaras Mihracesi'nden satın alıp Fransa'ya götürür. Bir zaman sonra tekrar satılığa çıkartılan elması Napolyon'un annesi satın alır ve uzun süre göğsünde taşır. Ne var ki, Napolyon sürgüne gönderildiği zaman, oğlunu kurtarabilmek için, annesi de elması mecburen satılığa çıkartır. İşte o sırada, Fransa'da bulunan Tepedelenli Ali Paşa'nın bir adamı, paşa adına 150 bin altın ödeyerek elması satın alır ve paşaya getirir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sultan 2'nci Mahmud zamanında, Tepedelenli Ali paşa, devlete karşı ayaklandığı gerekçesiyle öldürülür, paşanın varlıklarına el konulur ve nesi var nesi yoksa Osmanlı Hazinesi'ne gönderilir. Böylelikle, Napolyon'un annesinden satın alınan "Kaşıkçı Elması" hazineye girmiş olur.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kaşıkçı elması'nın çevresini iki sıra 49 adet pırlanta kuşatmaktadır. Bu haliyle elmas, yıldızların ortasında pırıl pırıl parlayıp gökyüzünü aydınlatan bir dolunayı andırır. Pırlantaların, elmasa ışık ve güzellik vermesi için sonradan, 2'nci Mahmud tarafından dizdirildiği sanılmaktadır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kaşıkçı elması 86 karattır ve dünya'nın tanınmış 22 elması arasındadır. Dünyanın en büyük elması olarak bilinen 191 karatlık Işık Dağı ya da Kuh-i Nur adıyla tanınan elmas Hindistan'da bulunmuştur ve bugün, İngiltere Krallık Hazinesi'ndedir. Adı Farsçada Işık Denizi anlamında olan, uçuk pembe renkli, yassı bir taş olan Derya-i Nur elması ise, yaklaşık 185 kırat ağırlığındadır ve bugün İran Milli Bankası'nda saklanmaktadır. Bunlara ilaveten, 1853 yılında Brezilya'da bulunan ve Güney Yıldızı adıyla tanınan 128 karatlık elmasla, Büyük Moğol Elması ve bizdeki 86 karatlık Kaşıkçı Elması, dünyanın en büyük elması ve en değerli 22 elmasın arasında bulunmaktadır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Gökyüzü Neden Mavidir?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Gökyüzünün mavi görünmesinin (olmasının değil görünmesinin! çünkü normalde atmosferimiz daha doğrusu hava renksiz bir gazdır!) tek sebebi kırılma olayıdır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Güneş ışınları atmosfere girdiğinde atmosferdeki gaz moleküllerine ve toz parçacıklarına çarparak saçılır. Gün ışığı değişik dalga boylu birçok ışından oluşur. En kısa dalga boylu mavi ışınlar atmosferin üst tabakalarındaki küçük parçacılar tarafından hemen saçılırlar. Fakat kırmız&lt;br /&gt;ışık (ki en büyük dalga boylu ışıktır!) saçılmak için daha büyük parçacıklara çarpmak zorundadır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Gökyüzü açık olduğunda, mavi ışık diğer ışıklara oranla en fazla saçılan ışıktır. Bu yüzden de gökyüzü mavi görünür. Mesela gökyüzü yoğun bulutlarla veya dumanla dolu olduğunda, tüm ışınlar nerede ise aynı oranda saçılır. Bu da gökyüzünün gri renkte görünmesine sebep olur.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Gün batımında veya doğumunda ise güneş ışınları atmosfere eğik girdikleri için daha fazla yol katetmek zorunda kalırlar. Bu yüzden daha çok ışın ve renk saçılır ve o posterlere konu olan, şahane gün doğumu ve batımını gözlemleyebiliriz. Çok az saçılmış olan kırmızı ışık ise güneşe ve ufuğa kızıl veya portakal görüntü verir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Güneş'in sıcaklığı kaç derecedir?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Güneş, Güneş Sistemi'ndeki en büyük gök cismidir. Çok sıcak ve yanmakta olan bazı gazlardan oluşur. Bu nedenle, yüzeyinde her saniyede milyonlarca atom bombası patlamasına eşit güçte patlamalar olur. Bu patlamalarda boyu Dünyamız'ın büyüklüğünün 40-50 katı olan alevler fışkırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ateşten bir topa benzeyen Güneş, yüzeyinden çok büyük bir ısı ve ışık yayar. Eğer, Güneş olmasaydı, her zaman gece olurdu ve her yer buzla kaplı olurdu. En önemlisi daha önce söylemiştik ya! Dünya'da yaşam yani biz olamazdık.&lt;br /&gt;Güneş'in sıcaklığı derece 6000 dış yüzeyinde, içindeki sıcaklık ise 12 milyon derecedir.&lt;br /&gt;Çünkü, uzay (uzay filmlerinden de hatırlarsınız) karanlık bir yerdir. Dünyamız da bu karanlık yerdeki bir gök cismidir. Bu karanlık yerin içinde Dünyamız'ı Güneş'ten başka aydınlatabilecek ve ısıtabilecek bir gök cismi yoktur. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ancak, Güneş'ten yayılan ışık çok parlaktır. Havanın açık olduğu bir günde Güneş'e bakmayı denemişsinizdir. Hatırlayın bakalım. Birkaç saniye bakınca gözleriniz kamaşmıştı, değil mi? AslındaGüncel Teknoloji Haberleri, Güneş'e bu parlak ışık nedeniyle doğrudan bakmak çok tehlikelidir. Gözlerimize bu parlak ışık zarar verebilir. Ayrıca, yazın uzun süre Güneş'te kalmak da tehlikelidir. Hatta, cildimizde uzun bir tedaviyi gerektirecek çok ciddi yanıklar oluşabilir. Çünkü, Güneş'ten yayılan ısı özellikle yazın çok yüksek olur. Oysa Güneş, Dünya'ya milyonlarca kilometre uzaktadır ve uzaya yaydığı ısının sadece binde ikisi Dünyamız'a ulaşır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Peki Güneş'ten çok uzakta olmasına rağmen, Dünyamız'da sıcaklık bu kadar yükselebiliyorsa, acaba Güneş'in üzerindeki sıcaklık ne kadardır?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bilim adamları, bu konuda yaklaşık sayılar verebilirler. Ama bu sıcaklığı, bildiğimiz herhangi bir şeyin sıcaklığıyla karşılaştırarak anlamak mümkün değildir. Bir düşünün! Güneş'in sıcaklığı derece 6 bin yüzeyinde olduğunu, içinde ise sıcaklığın 12 milyon dereceye kadar yükseldiğini... Bunu bildiğimiz neyle karşılaştırabiliriz ki? Elimizle sıcak suya temas ettiğimizde 50 dereceden fazlasına dayanamayız. En sıcak yaz günlerinde bile hava en fazla 40-50 derece civarındadır. Güneş bize biraz daha yakın olsaydı, Dünya üzerindeki herşey sıcaktan kavrulur kül olurdu. Ancak, biraz daha uzakta olsaydı, bu sefer de herşey buz tutardı. Tabi ki her iki şekilde de yaşam mümkün olmazdı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bunları Biliyor muydunuz?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;- Kendi dirseğini yalamanın imkansız olduğunu,&lt;br /&gt;- Ördeğin vakvaklamasının yankı yaratmadığını ve bunu kimsenin açıklayamadığını,&lt;br /&gt;- Dünyadaki fotokopi makinelerinde meydana gelen arızaların %23 ünün, makinenin üstüne oturup kendi popolarının fotokopisini çekmek isteyen insanlar sayesinde meydana geldiğini :)&lt;br /&gt;- Yaşamın boyunca uyku sırasında yaklaşık 70 böcek ve 10 örümcek yiyeceğini &lt;br /&gt;- İdrarın zifiri karanlıkta parladığını,&lt;br /&gt;- Eğer çok şiddetli hapşırırsan, kaburgalarından birini kırabileceğini. Hapşırmayı engellemeye calışırsan, başındaki veya boynundaki damarlardan birinin yırtılabileceğini ve ölebileceğini. Hapşırdığın sırada gözlerini açık tutmaya çalışırsan, yerlerinden fırlayabileceklerini,&lt;br /&gt;- Domuzların vücut yapılarından dolayı hiçbir zaman başlarını yukarı kaldırıp gökyüzüne bakamadıklarını,&lt;br /&gt;- Dünya nüfusunun %50 sinin hiç telefonla konuşmadığını,&lt;br /&gt;- Farelerin ve atların kusamadıklarını,&lt;br /&gt;1 saat süreyle kulaklıkla birşey dinlemenin kulaktaki bakteri sayısını %700 arttırdığını,&lt;br /&gt;- Çakmağın kibritten önce bulunduğunu,&lt;br /&gt;- Parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan için benzersiz olduğunu,&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;biliyor muydunuz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-9085511929558237801?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/9085511929558237801/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bilinmeyen-gercekler-icatlar-buluslar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/9085511929558237801'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/9085511929558237801'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bilinmeyen-gercekler-icatlar-buluslar.html' title='Bilinmeyen Gerçekler, İcatlar, Buluşlar...'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-2197498866332510194</id><published>2009-12-05T09:26:00.000-08:00</published><updated>2009-12-05T09:31:17.303-08:00</updated><title type='text'>Knight Online Hayat Offline !</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/knightonline5lc.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 100px; height: 150px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/knightonline5lc.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Son dönemlerde Türkiye' de giderek yaygınlaşan oyun çocukları bilgisayar bağımlısı yapıyor..Son dönemlerde Türkiye' de giderek yaygınlaşan ve çocukları bilgisayar bağımlısı haline getiren Knight Online da gerçek paralarla alışveriş yapılıyor. İnternet kafelerde oyunda kullanılan silahlar, 50-300 YTL arasında satılıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Malezyalı bir bilgisayar tasarımcısı tarafından hazırlanan ve son dönemlerde Türkiye’de giderek yaygınlaşan “Knight Online” adlı oyun, çocukları bilgisayar bağımlısı yapmakla kalmıyor, oyunda kullanılan silahları satın almak için yüklü miktarda para da harcatıyor. Belirli bir sonu olmadığı ve ustasına para kazandırdığı için çocuklar tarafından sürekli oynanan oyunun asosyalleşme gibi tehlikeleri de beraberinde getirdiği belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Knight Online”, çocuklara para kazanma ve sürekli başarı elde etme hırsı kazandırıyor. Online oynanan bu oyunda oyuncular arasında oluşan pazar, bilgisayar karakterlerinin oyunun çok yaygın olduğu yabancı ülkelerde 10 bin dolara kadar yükselen fiyatlarla satılmasına yol açıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternetten ücretsiz indirilebilen, dünyanın çeşitli noktalarındaki kişilerle aynı platformda oynanabilen Knight Online’de El Morad (İnsanlar) ve Karus (Orclar) ırklarının kıyasıya savaşı söz konusu. Seçilen karakterle şehirlerin civarında bulunan çeşitli yaratıkları öldürerek sanal para, eşya ve puan kazanmayı amaçlayan oyunda, kazanılan puanlarla seviye yükseltilerek daha güçlü özelliklerelde edilebiliyor. Seviye arttıkça bölüm atlamak için daha çok puan kazanmak zorunda olan oyuncular, sanal paralarla kendilerine silah ve giysi gibi malzemeler de alabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buraya kadar 3 boyutlu oyunlarla altyapısı ve tarzı benzeyen oyunun belirli bir sonu olmaması ve ücretsiz olarak her yaş grubundakibilgisayar kullanıcıları tarafından oynanabilmesi “bilgisayar bağımlılığına” adeta davetiye çıkartıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birden fazla kişiyle online olarak oynanabilen oyunlarda, sanal evrende bir karakter oluşturup, çeşitli yetenekler ve güçlerle en üst seviyeye ulaşmak hedefleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KARAKTER VE MALZEMELERİN FİYATI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyunda yaratılan karakterlerden silahlara kadar bir çok unsur, sanal platformda paylaşıldığı gibi gerçek para karşılığında da alıcı buluyor. Bu nedenle para kazanma hırsı veren oyun nedeniyle çok sayıdakullanıcı saatlerini bilgisayar karşısında geçirerek, en üst seviyede,güçlü bir karaktere sahip olmayı hedefliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Knight Online’de 60. seviyedeki bir oyuncu karakterini, silahsız ve kıyafetsiz olarak 150-170 YTL arasında, 65. seviyede 300 YTL’ye kadar satabiliyor. Ayrıca, oyunda kullanılan silahların fiyatı 50-300 YTL arasında değişiyor. Silahlar, malzemeler ve karakterler ne kadar sanal olsa da, gerçek paralar kullanılıyor. Bir kullanıcı geliştirdiği karakter için aldığı para karşılığında şifresini ve kodlarını alıcıya veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alışveriş çoğunlukla yüz yüze olmasına karşın daha önceden birbirlerini tanıyan kullanıcılar, internet üzerinden de ödeme yapıyor. Ancak, kredi kartı veya internet bankacılığı kullanımı için yaşı uygun olmayanlar, alışveriş için internet kafeleri tercih ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya üzerinde 3 milyondan fazla online üyesi bulunan oyunda, kullanıcılar üst düzey karakterlere sahip diğer oyuncuların şifrelerini ve kodlarını kırmaya çalışıyor. Bir Türk hackerin bu yöntemle elde ettiği karakterleri satarak on binlerce dolar kazandığı iddia ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ASOSYALLEŞME GİBİ TEHLİKELERİ DE BERABERİNDE GETİRİYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özel Başkent Üniversitesi Adana Hastanesi doktorlarından Psikiyatr Dr. İbrahim Bilgen, günümüzde yaygınlaşan internet ve bilgisayar kullanımıyla çok sayıda çocukta dürtü denetim bozukluğunun gözlendiğini belirtti. Bilgen, çocukların adeta bilgisayar oyunlarının içine hapsolduğunu, sanal dünyanın içinden çıkamaz halde saatlerce ekran karşısında durduğunu söyledi. Birçok bilgisayar oyunu gibi “Knight Online”nin de çocuklarda bağımlılık yaratabileceğini ifade eden Bilgen, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;“Çocuklar, bu oyunlar karşısında asosyal bir yapıya sahip oluyor. Annesinin odasına bıraktığı yemeğin bile farkına varmadan yaklaşık 48 saat oyun oynamış bir çocuğun ailesi ilk kez yardım için geldiğinde önce şaşırdım. Ancak, son dönemlerde bu tip şikayetler giderek artmaya başladı. Çocuklar odadan çıkmaya, hatta su, tuvalet gibi ihtiyaçlarınıbile karşılamaya gerek duymuyor. Yarattığı sanal dünya içinde kendine yer edinmeye çalışıyor. Özellikle çocuklar, yüz yüze iletişim yerine sanal dünyayı tercih ediyor. Bilgisayar kullanıcıları, tüm gün ve gecebilgisayar başından kalkmadan oyundaki karakterini yöneten, hayattan kopuk kişiler haline geliyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgen, çekingen ve sosyal ortamdan uzak duran bu çocukların, sosyal anksiyete rahatsızlığına sahip olduğunu, internet ve online oyunları bağımlılık halinde kullandığını anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İbrahim Bilgen, ailelerin belli bir ölçüde bu tip oyunlara kısıtlama getirmesi gerektiğini, çocukların sosyal aktivitelere motive edilmesinin bilgisayardan uzaklaşmanın en önemli yolu olduğunu söyledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-2197498866332510194?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/2197498866332510194/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/knight-online-hayat-offline.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/2197498866332510194'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/2197498866332510194'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/knight-online-hayat-offline.html' title='Knight Online Hayat Offline !'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-3961309636673004501</id><published>2009-12-05T09:25:00.000-08:00</published><updated>2009-12-05T09:26:11.843-08:00</updated><title type='text'>Mars'a Yerleşmek İnsanliğin Kaderi!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/haber/bradburymars.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 190px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/haber/bradburymars.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;'Farenheit 451' ve 'Mars Yilliklari' adli ünlü eserlerin yazari Ray Bradbury Mars gezegeninde yerleşim kurulmasi gerektiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANKARA - Video konferans araciliyla Meksika'daki Guadalajara kentinde düzenlenen uluslararasi kitap fuarina katilan Bradbury,"Kirk yil önce Ay'a ayak basan insanoğlunun Mars'i yerleşime açmak için Ay'da kalmaliydi" diye konuştu.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Fuarin onur konuğu olan 90 yaşindaki Bradbury,"Insanoğlu Mars'i kolonize etmeli,çünkü bu onun kaderidir" dedi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;ABD'nin California eyaleti Los Angeles kentindeki evinden seslenen Bradbury,"Mars'a gidilememiş olunmasi beni kaygilandiriyor.Ay'a gitmeliyiz,orada bir istasyon kurarak Mars'a yönelmeli,orayi fethederek Marsli olmaliyiz" diye konuştu.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;"Farenheit 451" ve "Mars Yilliklari" adli ünlü bilim kurgu eserlerin yazari Bradbury,sözlerini, "Mars'i fethettikten sonra Güneş'e en yakin yildiz sistemi Alfa Centauri'ye yönelmeliyiz" diye sürdürdü.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ünlü bilim kurgu yazari sorulara cevap verirken,babasi fakir olduğundan üniversiteye gidemediğini ve en iyi eğitimi 10 yil süreyle kütüphanelerde kitap okuyarak aldiğini söyledi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;"En iyi eğitimi kütüphanelerde alirsiniz,üniversite tecrübesi iyi bir tecrübe olmuyor" diyen Bradbury,"Farenheit 451" adli romanini da 1951 yilinda California Üniversitesinin kütüphanesinde yazdiğini belirtti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-3961309636673004501?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/3961309636673004501/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/marsa-yerlesmek-insanligin-kaderi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3961309636673004501'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3961309636673004501'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/marsa-yerlesmek-insanligin-kaderi.html' title='Mars&apos;a Yerleşmek İnsanliğin Kaderi!'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-9185487233300319407</id><published>2009-12-05T09:23:00.000-08:00</published><updated>2009-12-05T09:24:55.194-08:00</updated><title type='text'>Samsung Full HD ve 3D TV</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknomag.com/media/gallery/4003/samsung-55-inc-full-hd-ve-3d-tv_01.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 550px; height: 366px;" src="http://www.teknomag.com/media/gallery/4003/samsung-55-inc-full-hd-ve-3d-tv_01.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Samsung Full HD ve 3D TV&lt;br /&gt;Eski TV'lerin pabucunu dama atan LCD'leri şu sıralar LED TV takip ederken gelecekte 3 boyutlu görüntü verebilen özellikli TV'ler önplana çıkacak. Samsung'un geliştirdiği üç boyutlu Full HD panel 240Hz tazeleme hızı sayesinde hızlı sahnelerde ikinci bir hayalet (ghosting) görüntü etkisini ortadan kaldırıyor. İleriki zamanda televizyonlarda "3D Ready" ibaresini görmeye hazır olalım.&lt;br /&gt;3 boyutlu görüntüyü izlemek için özel gözlüğün kullanıldığı ürünle ilgili fiyat ve çıkış tarihi bilinmiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-9185487233300319407?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/9185487233300319407/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/samsung-full-hd-ve-3d-tv.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/9185487233300319407'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/9185487233300319407'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/samsung-full-hd-ve-3d-tv.html' title='Samsung Full HD ve 3D TV'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-4770277061272297109</id><published>2009-12-05T09:21:00.002-08:00</published><updated>2009-12-05T09:23:06.696-08:00</updated><title type='text'>Siyah ekran açıklaması</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hurriyet.com.tr/_np/9234/9359234.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/9234/9359234.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;A.A.   3 Aralık 2009&lt;br /&gt;Siyah ekran açıklaması&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Haberler Anında Cebinizde  Hürriyet Mobil&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Haberler Anında Bilgisayarınızda  Haber Alarmı&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Haber Kaçırmaya Son  Hürriyet Mind&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sitene Haber Ekle Kazan  Bumerang&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Microsoft'un, Windows 7'yi etkilediği iddia edilen “siyah ekran” sorununu araştırdığı ve güvenlik ekibinin, sorunun varlığına rastlamadığı bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Microsoft'tan yapılan yazılı açıklamada, son günlerde basına yansıyan ve Windows 7 sistemlerini etkilediği ifade edilen “Siyah Ekran” sorunu hakkında Microsoft güvenlik ekibinin gerekli araştırmaları yaptığı belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu haberlerin bazılarının içeriğinde “Siyah Ekran” sorununun düzenli olarak gerçekleştirilen Windows yazılım güncellemelerinden kaynaklandığının ifade edilmesine karşılık, bu yorumların gerçeği yansıtmadığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: “Buna rağmen Kasım ayında yapılan bütün güvenlik yamaları ve yazılım güncellemelerini tekrar gözden geçiren Microsoft Güvenlik Ekibi, iddia edildiği şekilde bir sorunun varlığına rastlamamıştır. Ayrıca Microsoft'un dünya çapındaki müşteri ve destek hizmetlerinden sağlanan bilgiler, bu sorunun kullanıcılar arasında yaygın bir konu olmadığını göstermesine karşın araştırmalarımız devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada, Microsoft Güvenlik Ekibi, Siyah Ekran ve benzeri sorunların geçmişte görüldüğü üzere 'Daonol' gibi bazı kötü niyetli yazılım ailelerinden kaynaklanabileceğine dikkati çekiyor. Bilindiği gibi bu tür yazılımların, zamanla yeni türevleri ortaya çıkabiliyor. Bu da güvenlik yamalarının ve yazılım güncellemelerinin kullanıcılar açısından ne kadar yaşamsal bir konu olduğunu bir kez daha gündeme getiriyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamada, tüm kullanıcılara Windows güvenlik güncellemelerini düzenli olarak yapmaları ve Microsoft sitesindeki güvenlik bültenlerini takip etmeleri önerildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-4770277061272297109?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/4770277061272297109/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/siyah-ekran-acklamas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/4770277061272297109'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/4770277061272297109'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/siyah-ekran-acklamas.html' title='Siyah ekran açıklaması'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-28717912072794006</id><published>2009-12-05T09:21:00.001-08:00</published><updated>2009-12-05T09:21:38.568-08:00</updated><title type='text'>Sizi Afganistan'a götürecek</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hurriyet.com.tr/_np/8359/9378359.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/8359/9378359.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Call of Duty: Modern Warfare ile modern savaşın tadını alan oyuncular için yeni bir seri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce bu konuda oldukça spekülasyon olmuş fakat EA, yeni Medal of Honor oyununun Afganistan'daki olayları konu alacağını belirtmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda beklenen doğrulama geldi. 2010 yılında çıkacak olan yeni Medal of Honor'da oyuncular Afganistan'a gidecekler! Böylece İkinci Dünya Savaşı konulu oyunlarla popüler olan Medal of Honor serisinin de, Call of Duty gibi modern savaşa yöneldiği kesinleşmiş oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 yıldır popülerliğini korumaya başaran Medal of Honor, 10. yıldönümünde bu kez çok daha yakın tarihli bir savaşı konu almış olacak. Yeni oyun için oyuncuların sorduğu soru belli "İkinci bir Modern Warfare serisine mi kavuşuyoruz?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci Dünya Savaşı'nda geçen önceki oyunun ardından Tier 1 Operation adı verilen yeni bir görevle Afganistan'daki olayları konu alacak olan oyun, daha önce de olduğu gibi yine bir FPS olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EA'nin yaptığı açıklamaya göre "gerçek olaylardan esinlenerek hazırlanan oyun senaryosu, oyunculara günümüzün en üst düzey savaşçılarının gerçek yaşam koşullarını tecrübe etme imkanı sunacak".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medal of Honor serisinin yeni oyunu önümüzdeki yıl Xbox 360, Playstation 3 ve PC'de çıkacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni oyunda hem gelişmiş bir tek kişilik oyun modu, hem de çok oyuncu desteği bulunacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-28717912072794006?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/28717912072794006/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/sizi-afganistana-goturecek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/28717912072794006'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/28717912072794006'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/sizi-afganistana-goturecek.html' title='Sizi Afganistan&apos;a götürecek'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-2424419616280258584</id><published>2009-12-05T09:20:00.001-08:00</published><updated>2009-12-05T09:20:54.856-08:00</updated><title type='text'>Bing'in arama sayfası göçtü</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hurriyet.com.tr/_np/8798/9378798.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/8798/9378798.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Microsoft'un çiçeği burnunda arama motoru Bing'e erişmek isteyen bazı kullanıcılar büyük şok yaşadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google'a rakip olarak ortaya çıkan Microsoft'un yeni arama motoru Bing'e dün sabah 10 sularında erişmek isteyen kullanıcılar hata mesajıyla karşılaştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Oops. This isn't the page you wanted" yani "bu aradığınız sayfa değil" şeklinde bir uyarı yazısıyla kullanıcıların karşısına çıkan Bing, arama sayfasının yenilenmesini kullanıcılardan talep ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sayfanın ardından ekrana gelen yeni sayfada Bing, kullanıcıların 5 karakter girerek devam etmesini istiyor. Böylece Bing, kullanıcıları tek tek ayıklayarak virüs sorgulamasına karşı kendini koruma altına alıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-2424419616280258584?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/2424419616280258584/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bingin-arama-sayfas-goctu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/2424419616280258584'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/2424419616280258584'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bingin-arama-sayfas-goctu.html' title='Bing&apos;in arama sayfası göçtü'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-7257996915567554722</id><published>2009-12-05T09:19:00.002-08:00</published><updated>2009-12-05T09:20:14.431-08:00</updated><title type='text'>LG'den projektörlü cep</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hurriyet.com.tr/_np/0450/9380450.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/0450/9380450.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;LG hem dokunmatik ekranı hem de projektörü aynı cepte bir araya getirmeye çalışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LG; dokunmatik ekranlı, kaydırılabilir klavyeli ve mini projektörlü bir cep telefonu tanıttı. LG Expo ismindeki telefon önümüzdeki haftadan itibaren AT&amp;T tarafından ABD'de satışa sunulacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cihaz Windows Mobile 6.5 platformunu kullanıyor. Diğer donanımsal özellikler sırayla şu şekilde: 3,2 inç dokunmatik ekran, kaydırılabilir klavye, 5 Megapiksel kamera ve video çıkışı sağlayan çıkarılabilir Pico projektör.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki senelik sözleşme karşılığında cihazın fiyatı 200 Dolar, projektör içinse 180 Dolar daha talep ediliyor. Projektörlü cep telefonunun Türkiye piyasasına girip girmeyeceği henüz belli değil.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-7257996915567554722?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/7257996915567554722/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/lgden-projektorlu-cep.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7257996915567554722'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7257996915567554722'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/lgden-projektorlu-cep.html' title='LG&apos;den projektörlü cep'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-6243145041381708310</id><published>2009-12-05T09:19:00.001-08:00</published><updated>2009-12-05T09:19:50.922-08:00</updated><title type='text'>Google'la yasaklı sitelere girin</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hurriyet.com.tr/_np/0664/9380664.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/0664/9380664.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;hurriyet.com.tr   4 Aralık 2009&lt;br /&gt;Google'la yasaklı sitelere girin&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Haberler Anında Cebinizde  Hürriyet Mobil&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Haberler Anında Bilgisayarınızda  Haber Alarmı&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Haber Kaçırmaya Son  Hürriyet Mind&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sitene Haber Ekle Kazan  Bumerang&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Google'ın yeni DNS hizmetiyle YouTube ve diğer yasaklı sitelere girişin yolu ardına kadar açılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google interneti hızlandırıyor, hem de yarın öbür gün değil; hemen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayfaların yüklenirken sürünmesine sebep olan sorun ortadan kalkıyor: Google DNS sistemini duyurdu. Domain Name System yani alan adı sistemi internetin anahtar parçalarından birisini oluşturuyor. İnternet bağlantısında yaşadığımız çoğu sıkıntının sebebi de DNS sorunları. Yüksek bağlantı hızına karşın tıklanan internet sayfalarının bir türlü yüklenememesinin en büyük sebebi bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google interneti bütün dünya için hızlandıracak bir hizmete imza atıyor ve DNS hizmeti sunmaya başlıyor. Google kendi DNS hizmetinin sorunları çözeceğini ve çok hızlı çalışacağını belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alan adı sistemi, internet üzerinde rakamlarla ifade edilen IP adreslerine, tarayıcıya isim yazarak ulaşılabilmesi için çeviren hizmet. Adres tarifi yapan bu hizmet, internetin temel taşlarından birisi. DNS'i aşarak sörf yapmak mümkün ama bunun için her sitenin IP adresini bilmek gerekiyor. Bu da pratikte mümkün değil, bu iş için DNS var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google'ın halka açık DNS sunucu hizmeti, Google'ın araştırmaları sonucunda internet kullanıcılarının yaşadığı en büyük sorunlardan birisinin DNS'ler yüzünden yaşandığını ortaya koyması sonucunda alınan bir karar olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google'ın DNS adresleri 8.8.8.8 ve 8.8.4.4, bunu bilgisayarınızdaki ağ bağlantılarına sağ tıklayıp özellikler menüsü altından TCP/IP Protocol kısmının gelişmiş ayarları altında görebilir ve değiştirebilirsiniz. Bu DNS sunucularının bir diğer ilginç yanı da YouTube gibi yasaklanan internet sitelerini açabilmeleri. Yani Google internet yasaklarının çevresinden dolaşmak için de bir araç sunuyor. Kullanıcıların pek çoğu zaten yasağı aşmak için farklı DNS'ler kullanıyordu ama Google'ın kendi DNS'leri toplu bir çözüm sunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google'ın arama hizmeti zaten çok önemli bir konumda; Google'ın DNS hizmeti de vaat ettiği hızı ve güvenliği sunarsa, erişim özgürlüğü sağlarsa Google internet ile daha da özdeşleşmiş olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki DNS adreslerini Google'dan kullanarak internet sörf bilgilerimizi Google'ın eline vermiyor muyuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google'ın bu konuda yaptığı açıklama ve kullanım şartları belli: Kalıcı kişisel bilgi depolanmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google'ın detaylı açıklaması şu şekilde: "Google Public DNS'i interneti hızlandırmak için yaptık. Sorunları belirleyip çözebilecek kadar bilgi toplamak istiyoruz. Google Public DNS kişisel olarak tanımlanabilecek bilgileri kalıcı olarak depolamaz..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google Public DNS'te iki kayıt dosyası vardır: Kalıcı ve geçici. Geçicide kullanıcıların IP adresleri depolanır ve böylece DDoS saldırıları gibi sorunlar tespit edilebilir. Bu kayıtlar 24-48 saatte bir silinir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalıcı kayıtlarda kişisel bilgi tutulmaz, şehir-metro seviyesinde bölge bilgisi toplanır. Bu bilgi yine internet sorunlarının analizi ve Google Public DNS'in önbelleklemesi, interneti hızlandırması için gereklidir. Bu kayıtlar başka kayıtlarla karşılaştırılmaz ve çapraz analizde kullanılmaz. Kişisel bilgileriniz ile alaka kurulmaz ve internet aramalarınız ya da Google reklamları için toplanan bilgiler ile birleştirilmez. Bu bilgiler 2 hafta tutulur, rastgele seçilen küçük bir numune ise kalıcı olarak depolanır."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-6243145041381708310?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/6243145041381708310/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/googlela-yasakl-sitelere-girin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6243145041381708310'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6243145041381708310'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/googlela-yasakl-sitelere-girin.html' title='Google&apos;la yasaklı sitelere girin'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-7517203420377414513</id><published>2009-12-05T09:18:00.002-08:00</published><updated>2009-12-05T09:19:19.154-08:00</updated><title type='text'>Yeni iPhone mu geliyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hurriyet.com.tr/_np/3865/9373865.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/3865/9373865.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Apple, yeni iPhone hakkında pek yorum yapmıyor ama telefonun gelecek sürümünün varlığı ilk kez ortaya çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Apple yeni nesil iPhone hakkında şimdilik kimselere ser verip, sır vermiyor. Hatta aslında böyle bir telefonun varlığı bile henüz tam olarak resmiyet kazanmadı. Buna rağmen yeni iPhone'un varlığı ilk kez ortaya çıktı. Hem de çok ilginç bir şekilde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pandav adlı iPhone uygulama geliştirici firması geçtiğimiz günlerde, uygulamalarının kullanıcı istatistiklerinde ilgi çekici bir detay fark ettiler. Uygulamalarını kullanan telefonların sürüm numaralarında daha öncende bilinmeyen bir sürüm numarası görüldü. Kullanıcı istatistiklerinde en son piyasaya çıkan iPhone için kullanılan "iPhone 1,2" etiketi dışında, ilk defa olarak "iPhone 3.1" etiketine sahip bir telefon görüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010 yılında yeni bir iPhone'un piyasaya çıkacağı söylentilerinin güç kazandığı şu günlerde bulunan bu "iz" dedikoduların doğruluk payını arttırıyor. Görünüşe göre yeni iPhone hazır ve Apple'dan birileri şu sıralar test sürecindeler. Bakalım Apple bu bilgilerden sonra yeni iPhone hakkında nasıl bir açıklama yapacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-7517203420377414513?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/7517203420377414513/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/yeni-iphone-mu-geliyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7517203420377414513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7517203420377414513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/yeni-iphone-mu-geliyor.html' title='Yeni iPhone mu geliyor'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-8796638516773618225</id><published>2009-12-05T09:18:00.001-08:00</published><updated>2009-12-05T09:18:50.297-08:00</updated><title type='text'>Ultrasonda 3D dönemi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hurriyet.com.tr/_np/8421/9378421.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/8421/9378421.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;NVIDIA ve Siemens Healthcare'den 3D ultrason görüntüleme ile aileler mucizeye tanık oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tıp profesyonelleri ve bebek bekleyen çiftler fetusu şimdiye dek görülmemiş ayrıntıda 3D ultrason teknolojisi ve NVIDIA 3D Vision Gözlüklerle izleyebiliyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NVIDIA Corp. ve Siemens Healthcare Chicago'da yeni, insanı içine çeken bir 3D ultrason izleme deneyimi sergiledi. Bu deneyim bebek bekleyen çiftlere ve onların tıbbi uzmanlarına fetusu 3D gözlükler kullanarak inanılmaz ayrıntılı şekilde izleme olanağı sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kökleri insanı içine çeken 3D filmlere uzanan teknolojiden yararlanan yeni Siemens ultrason fourSight Workplace görüntü yönetimi yazılımı, anne karnındaki bebeğin en mükemmel 3D/4D görüntülerini oluşturmak için NVIDIA 3D Vision stereoskopik gözlükler ve NVIDIA Quadro FX ileri teknoloji profesyonel grafik çözümler kullanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ACUSON S2000 ultrason sistemi ile elde edilen klinik görüntüler, fetusun fotoğraf gerçekliğinde 3D görüntülerini Siemens'e özel bir teknoloji ile üreten Amniyoskopik Görüntüleme kullanılarak daha da zenginleştiriliyor. Geleneksel 3D ultrason teknolojileri 3D görüntüleri değerlendirmek için iki boyutlu monitörler kullanırken, genel ultrason deneyimini çok daha iyileştiren NVIDIA 3D Vision teknolojisinden yararlanan kullanıcılar 3D görüntüleri gerçekten 3 Boyutlu izleyebiliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NVIDIA Profesyonel Çözümler Genel Müdürü Jeff Brown "Bebek bekleyen bir anne babanın 3D gözlüklerini takarken katıksız heyecanlarını gözünüzün önüne getirin; birazdan bebeklerinin neye benzediğini berrak, yüksek çözünürlük ayrıntılarında görebilecekler" dedi. "NVIDIA Quadro teknolojisi Siemens Healthcare gibi ortaklarımıza, doktorlar için de düşük maliyetli olağanüstü 3 Boyutlu görsel deneyimler sunarak imkansızı mümkün kılma olanağı sunuyor".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siemens Doğum ve Jinekoloji Küresel Bölüm Müdürü Barbara Del Prince "Bu teknoloji 3D/4D ultrason görüntülemeyi bir üst seviyeye çıkarıyor" dedi. "NVIDIA Quadro profesyonel grafik çözümü ve 3D Vision teknolojisi ile birleştirilmiş fourSight Workplace, tıpta sağladığı uygulamalı yararların yanısıra, ebeveynleri ve doktorlarını ödüllendiren gerçekten muazzam bir deneyim sunar". Bu kalite iyileşimi doktora ek bilgi sağlayabilir, cerrahlarla ve hastalarla iletişimde yardımcı olabilir veya tedavi veya cerrahi planlarda fayda sunabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Radyoloji ve tıbbi görüntüleme alanında dünyanın en ileri bilim, eğitim ve teknolojisini sunan deneyim; Kuzey Amerika Bilimsel Asamblesi Radyoloji Grubunda ve Yıllık Toplantıda sergilendi. Departman iş akışını artıran klinik görüntüleri, klipsleri ve 3D/4D hacimli verileri yöneten Siemens fourSight Workplace; NVIDIA Quadro FX 3800 profesyonel grafik kart sürücülü bir Dell Precision T5500 iş istasyonu, bir Samsung 22 inç 2233RZ, 3D Vision sunan LCD ve NVIDIA 3D Vision gözlükler kullanarak hastalara ve doktorlarına olağanüstü, yüksek çözünürlüklü, üç boyutlu sonogramları gerçek 3 Boyutta nasıl izleyebileceklerini gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dört arabellekli stereo, NVIDIA'nın Quadro FX ileri teknoloji ve ultra ileri teknoloji çözümleriyle desteklenen 3D stereoskopik gözlükler ve ekranlarla etkinleştirilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-8796638516773618225?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/8796638516773618225/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/ultrasonda-3d-donemi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8796638516773618225'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8796638516773618225'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/ultrasonda-3d-donemi.html' title='Ultrasonda 3D dönemi'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-8984046211588937409</id><published>2009-12-05T09:17:00.002-08:00</published><updated>2009-12-05T09:18:09.092-08:00</updated><title type='text'>Altyazı yok, anında çeviri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hurriyet.com.tr/_np/0479/9380479.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/0479/9380479.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;hurriyet.com.tr   4 Aralık 2009&lt;br /&gt;Altyazı yok, anında çeviri&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Haberler Anında Cebinizde  Hürriyet Mobil&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Haberler Anında Bilgisayarınızda  Haber Alarmı&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Haber Kaçırmaya Son  Hürriyet Mind&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sitene Haber Ekle Kazan  Bumerang&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İngiltere'de tiyatrolarda kullanılmaya başlanan yeni cihaz basit ama çok kullanışlı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müzikalleri ve tiyatro oyunlarıyla meşhur bir bölge olan West End- (Batı yakası) Londra'da teknolojiyi tiyatrolarda nasıl kullanabileceklerini düşünen yapımcılar, basit ama yararlı bir fikirle ortaya çıkmışlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk olarak Hairspray müzikalinde kullanılan Airscript denen kablosuz gereç sayesinde, İngilizce bilmeyen turistler ve işitme problemi yaşayan insanlar rahat rahat tiyatro izleyebilecek. Profesyoneller tarafından yapılan çeviriler, bu kablosuz cihaza iletiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taşınabilir ve küçük boyutlu bir ekran olan Airscript; İtalyanca, Rusça, Fransızca, İspanyolca, Japonca, Çince, Almanca, İngilizce dil desteği sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle işitme engelliler için çok kullanışlı bir araç olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-8984046211588937409?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/8984046211588937409/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/altyaz-yok-annda-ceviri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8984046211588937409'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8984046211588937409'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/altyaz-yok-annda-ceviri.html' title='Altyazı yok, anında çeviri'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-967999220367321509</id><published>2009-12-05T09:17:00.001-08:00</published><updated>2009-12-05T09:17:40.977-08:00</updated><title type='text'>Microsoft ve Samsung el ele</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hurriyet.com.tr/_np/1544/9381544.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/1544/9381544.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Microsoft ve Samsung birlikte Türkiye’de Windows cep telefonlarının satışını %120 artıracak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Microsoft ve Samsung’un ortak düzenlediği ve Çırağan Kempinski’de yapılan basın toplantısında; akıllı telefon dünyasında yeni bir sayfa açacak Microsoft’un yeni mobil işletim sistemi Windows phone ve Türkiye pazarına ilk olarak Samsung’un sunduğu Windows’lu cep telefonları QWERTY klavyeli Samsung Omnia Pro B7320, Omnia Pro B7330 ve dokunmatik ekranlı Samsung Omnia II ile Omnia Lite tanıtıldı. Toplantıda ayrıca Türkiye ve dünya akıllı telefon pazarına dair önemli veriler de katılımcılarla paylaşıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelecek Akıllı Telefonlarda&lt;br /&gt;Tüm dünyada 50 milyon adedin üzerinde satan Windows cep telefonlarının en başarılı örneklerinden  Samsung Omnia (i900) geçen yıl tüm dünyada 2,5 milyon adet satmıştı. IDC’nin araştırmasına göre dünyada akıllı cep telefonu pazarının büyüklüğü önümüzdeki dört yıl içinde ikiye katlanarak yıllık satış rakamları 288 milyon adete yükselecek. Türkiye’de ise gelecek yıl akıllı telefon pazarında 2009’a göre %39 büyüme bekleniyor. Bu büyümeye karşılık,  Microsoft ve Samsung sinerjisi sayesinde Windows’lu akıllı cep telefonların satışı Türkiye pazarında %120 oranında artacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni Windows cep telefonlarının gelişmiş özellikleri ile kişilerin yaşam tarzlarında çarpıcı değişimler yaratacağını belirten Microsoft Türkiye Mobil Çözümler İş Grubu Yöneticisi Egemen Gönen ‘’Internet, bilgisayar ve mobilite kavramlarının artık içiçe geçmesiyle birlikte  bu bütünleşmeyi gerçek anlamda hayata geçiren Windows’lu akıllı cep telefonlarının hızla yükselişine tanık olacağız. Yeni nesil Windows cep telefonlarımız, ulaşmak istediklerinize ve bilgiye erişimi çok kolaylaştırması ve Windows’un gücünü cebinize taşıması özellikleriyle iş ve  eğlence amaçlı en iyi kişisel mobil deneyimi sunuyor.  Halen piyasamızda mevcut 18  farklı Windows’lu telefon modeline ek olarak bugün lansmanını yaptığımız 4 yeni nesil Windows cep telefonumuzla birlikte kullanıcılarımıza akıllı telefon pazarındaki en geniş  marka, model, tasarım ve fiyat seçenekleri yelpazesini sunuyoruz,.” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samsung Türkiye Cep Telefonları Direktörü Selim Erbay “Samsung olarak akıllı telefon alanında liderlik en önemli önceliklerimizden biri, Omnia ile yakaladığımız başarıyı yeni akıllı telefonlarımızla daha da yukarı taşıyacağız. Çeşitli model, fiyat ve kulanım alışkanlıklarına yönelik oldukça geniş bir akıllı telefon portföyüne sahibiz. Microsoft ile yaptığımız işbirliği çerçevesinde, kullanıcılara yeni nesil Windows cep telefonlarını ilk olarak biz sunmaktayız. Aralarıında QWERTY klaveyeli B7320  Omnia Prove B7330 Omnia Pro’nun yanısıra dokunmatik ekrana sahip i8000 Samsung Omnia II ve B7300 Omnia Lite’ın da bulunduğu yeni nesil Omnia Serisi telefonlarımız en iyi Windows phone deneyimi için en yeni teknik özelliklerle güçlendirilen yeni nesil akıllı telefonlarımızı kullanıcıların beğenisine sunmaktan mutluluk duyuyoruz. ”  dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Windows’lu yeni Samsung cep telefonları tüm cep telefonu mağazalarında satışta.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-967999220367321509?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/967999220367321509/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/microsoft-ve-samsung-el-ele.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/967999220367321509'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/967999220367321509'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/microsoft-ve-samsung-el-ele.html' title='Microsoft ve Samsung el ele'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-6532391399631291934</id><published>2009-12-05T09:16:00.000-08:00</published><updated>2009-12-05T09:17:11.772-08:00</updated><title type='text'>Dünyanın en tehlikeli siteleri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hurriyet.com.tr/_np/2455/9382455.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/2455/9382455.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;McAfee'nin yıllık araştırması en tehlikeli alan adlarını gözler önüne seriyor. Detaylar burada...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güvenlik firması McAfee senelik hazırladığı bir raporda dünya çapındaki web sitelerinden gelen tehlikeleri derecelendiriyor. Yayımlanan "Mapping the Mal Web" raporu .com veya .cm gibi popüler alan adlarının ne kadar güvenli olduğunu açıklıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En tehlikeli alan adlarının arasında birinci sırada Kamerun ülkesi (.cm) var. McAfee raporuna göre .cm ile biten her üç adresten biri (% 36,7) zararlı içerik barındırıyor. Olası bir yazım hatası Afrika'daki popüler alan adını (TLD: Top Level Domain) siber suçlular için cazip hale getiriyor. Zira .cm alan adını, en tehlikeli ikinci alan adı .com'dan sadece tek bir harf ayırıyor. Reklam web siteleri yüzde 32,2 ile listenin ikinci sırasında yer alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Romanya kökenli (.ro) web sitelerinden dosya çekmemenizde fayda var. Çünkü .ro uzantılı bir adresten indirilen her beş dosyadan biri (% 21) zararlı barındırıyor. Buna karşın McAfee Türkiye kökenli web sitelerini daha az tehlikeli olarak derecelendiriyor. Türkiye'deki en popüler alan adı .tr, yüzde 0,7 tehlike oranı ile listede 47. sırada yer alıyor. Devlete ait web siteleri (Governmental; .gov) ve eğitim web siteleri (Educational; .edu) ise en güvenli web siteleri arasında yer alıyor. Bu TLD'lere sahip siteler 104. (.gov) ve 102. (.edu) sırada yer alarak listenin sonunu temsil ediyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-6532391399631291934?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/6532391399631291934/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/dunyann-en-tehlikeli-siteleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6532391399631291934'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6532391399631291934'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/dunyann-en-tehlikeli-siteleri.html' title='Dünyanın en tehlikeli siteleri'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-2364549561755070268</id><published>2009-12-05T09:15:00.000-08:00</published><updated>2009-12-05T09:16:28.296-08:00</updated><title type='text'>Dışişleri Facebook'a girecek</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hurriyet.com.tr/_np/8322/9378322.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/8322/9378322.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu çerçevede bakanlık, Facebook ve Tweeter gibi sosyal paylaşım ağlarına girmeyi de planlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Namık Tan, Kimyasal Silahların Yayılmasının Önlenmesi Örgütü (KSYÖ) Genel Direktörlüğüne atanan Büyükelçi Ahmet Üzümcü'nün telekonferansı öncesinde kamu diplomasisi hakkında bilgi vererek, bu konferansın da bunun ilk örneklerinden biri olduğunu kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitle iletişim teknolojisindeki ilerlemelerin, ulusal ve uluslararası gelişmelerin kamuoylarında giderek daha hızlı ve daha geniş bir şekilde yankı bulmasını sağladığını belirten Büyükelçi Tan, bu durumun kamuoylarıyla karar verici ve uygulayıcılar arasındaki etkileşimi de paralel şekilde artırdığını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyükelçi Tan, bu sosyo politik ortamda, dış politika yaklaşım ve icraatlarının, doğru iletişim kanalları üzerinden ve kapsamlı bir kamu diplomasisi stratejisi çerçevesinde, yerli, yabancı ve uluslararası kamuoylarına layıkıyla izah edilebilmesinin öncelik ve önem kazandığını ifade etti. Tan, kamu diplomasisi bağlamında amaçlarının Türk dış politikasının ulusal çıkarlar çerçevesinde belirlenmesi ve yürütülmesinde yerli, yabancı ve uluslararası kamuoylarının eğilimlerini, hassasiyetlerini ve endişelerini de anlayacak iki yönlü bir iletişim stratejisi geliştirmek olduğunu bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yaklaşım çerçevesinde bakanlık merkez ve dış teşkilatları bünyesindeki kurumsal hazırlıkların sürdüğünü söyleyen Tan, teknik altyapının da tamamlanmasının ardından basın ve düşünce kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve üniversiteler gibi geniş bir çevre ile daha yakın bir iletişim içine girileceğini bildirdi. Tan, bu iletişimin kurulmasında dönemsel istişare toplantıları gibi klasik yöntemlerin yanı sıra Facebook ve Tweeter gibi modern iletişim platformlarından da yararlanılacağını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyükelçi Tan, benzeri bir yapılanmanın yurtdışındaki misyonlar aracılığıyla yabancı kamuoyları ve daha geniş uluslararası kamuoyu için de geçerli olacağını söyleyerek, "Kamu diplomasisi alanı, dış politikanın yürütülmesine yeni bir vizyon ve önümüzde açılan geniş bir çalışma penceresidir. Bu yeni çalışma penceresi alışık olduğumuz klasik diplomasi uygulamalarının ötesine geçerek, önümüzdeki dönemde yeni uygulamalar çerçevesinde bir araya gelmemizi sağlayacak" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek çok ülke tarafından etkin şekilde uygulanan kamu diplomasisi çerçevesinde ABD, İngiltere, İsrail, Fransa gibi ülkeler, dış politikalarını daha geniş çevrelerle çeşitli iletişim araçlarıyla paylaşıyor ve bunun için büyük bütçeler ayırıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-2364549561755070268?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/2364549561755070268/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/dsisleri-facebooka-girecek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/2364549561755070268'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/2364549561755070268'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/dsisleri-facebooka-girecek.html' title='Dışişleri Facebook&apos;a girecek'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-5049342746737203375</id><published>2009-12-05T09:00:00.000-08:00</published><updated>2009-12-05T09:15:13.466-08:00</updated><title type='text'>Facebook Türkiye'yi siliyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hurriyet.com.tr/_np/1965/9211965.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/1965/9211965.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;   Facebook 350 milyon oldu, Türkiye bölgesi ortadan kalkıyor. İşte Facebook'taki yeni gelişmeler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyal paylaşım sitesi Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg, "Dünyayı daha şeffaf ve daha interaktif hale getirdiğimiz güzel bir yıldı" diyerek başladığı açıklamasında, beş yaşındaki sitenin artık 350 milyondan fazla üyesi bulunduğunu duyurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sayıya ulaşmada Çin ve Hindistan'ın siteye ilgisinin artması, Zuckerberg'in de dediği gibi son derece etkili. Sitenin üyeleri için bir açıklama yayınlayan Zuckerberg, "Bu sayıya ulaşmak için size paylaşım için ihtiyaç duyduğunuz araçları ve hangi bilgiyi kiminle paylaşacağınızı kontrol etme şansını verdik" diyerek, daha güvenli bir paylaşım için önümüzdeki günlerde daha basit bir sisteme geçileceğini açıkladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yeni sisteme geçilince Facebook kullanıcılarının güvenlik ayarlarını güncellemesi gerekecek. Yapılan yeniliklere ilişkin bilgi de güvenlik ayarları sayfasında yer alacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Facebook'ta artık Türkiye bölgesi olmayacak. Gizlilik ayarlarıyla ilgili düzenlemenin parçası olarak bütün bölgesel ağlar ortadan kaldırılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bölgesel ağlar aynı bölge içerisindeki herkesin birbirinin bilgilerini görmesine imkan tanıyordu. Bu yüzden de kullanıcıların bilgileri alakasız kişilerce görülebiliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanıcı ayarlarında bu durum için gerekli ayarlar olsa da kullanıcıların yarısından fazlası bu ayarları farketmiyor bile. İşte bu yüzden Facebook bölge politikasını değiştirdi. Böylece artık aynı bölge içerisinde yer alan alakasız insanlar, başkalarının bilgilerini görüntüleyemeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Facebook'un 350 milyon kullanıcıya ulaşmasıyla birlikte, akla Twitter rekabeti geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak Facebook'un temiz arayüzlü rakibinin daha çok çalışması gerekiyor. Çünkü bağımlılık yapıcı çiftçilik oyunu Farmville bile Twitter'ı geride bırakabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Facebook üzerinden oynanan bir oyun olarak tek başına Twitter'ı geçebilmesi etkileyici bir başarı. 70 Milyon kullanıcıya sahip oyun, birkaç milyon kullanıcı daha kazanırsa Türkiye'nin nüfusuyla yarışacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Twitter'ın tekil ziyaretçi sayısı ise aylık 18.9 milyonda kalıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-5049342746737203375?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/5049342746737203375/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/facebook-turkiyeyi-siliyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/5049342746737203375'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/5049342746737203375'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/facebook-turkiyeyi-siliyor.html' title='Facebook Türkiye&apos;yi siliyor'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-1278250390725257197</id><published>2009-12-04T11:57:00.001-08:00</published><updated>2009-12-04T11:57:59.257-08:00</updated><title type='text'>İlginç İcatlar: Bilimin Geldiği Son Nokta</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/burun_fani.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 109px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/burun_fani.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Güzel bayan nefes aldıkça, pervane dönüp elektrik üretiyor ve şiddetine göre led parlıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-1278250390725257197?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/1278250390725257197/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/ilginc-icatlar-bilimin-geldigi-son_6725.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1278250390725257197'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1278250390725257197'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/ilginc-icatlar-bilimin-geldigi-son_6725.html' title='İlginç İcatlar: Bilimin Geldiği Son Nokta'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-7620321044334939027</id><published>2009-12-04T11:56:00.000-08:00</published><updated>2009-12-04T11:57:30.389-08:00</updated><title type='text'>İlginç İcatlar: Bilimin Geldiği Son Nokta</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/elbise.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 225px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/elbise.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu elbise tam 444 adet elektronik devreler ihtiva eden plaketten yapılmış. Gün boyu güneş ışığı ile şarj olan elbise, geceleyin ise değişik renk ve şekillerde ışımaya başlıyor. Üstelik bu ışık oyunları bir bilgisayarla değiştiriliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-7620321044334939027?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/7620321044334939027/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/ilginc-icatlar-bilimin-geldigi-son_2330.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7620321044334939027'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7620321044334939027'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/ilginc-icatlar-bilimin-geldigi-son_2330.html' title='İlginç İcatlar: Bilimin Geldiği Son Nokta'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-3541318252118520558</id><published>2009-12-04T11:55:00.002-08:00</published><updated>2009-12-04T11:56:27.448-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/kesme_tahtasi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 106px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/kesme_tahtasi.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ev kadınlarının büyük yardımcısı olmaya aday bir icat.. Yemeklerin lezzeti artacak.. Kesme tahtası üzerinde doğradığınız malzemenin ağırlığını görebiliyorsunuz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-3541318252118520558?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/3541318252118520558/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/ev-kadnlarnn-buyuk-yardmcs-olmaya-aday.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3541318252118520558'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3541318252118520558'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/ev-kadnlarnn-buyuk-yardmcs-olmaya-aday.html' title=''/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-1976797072998795906</id><published>2009-12-04T11:55:00.001-08:00</published><updated>2009-12-04T11:55:41.319-08:00</updated><title type='text'>İlginç İcatlar: Bilimin Geldiği Son Nokta</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/sabun.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 109px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/sabun.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hijyen günümüzün sorunu. Bir kullanımlık ve hijyenik şartları yerine getiren ürünler revaçta..Ve işte tek kullanımlık sabun.. 18 metre boyunca mükemmel temizlik. 3-4 cm koparın ve kullanmaya başlayın. Bitkisel bazlı rulo, kullan at sabun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-1976797072998795906?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/1976797072998795906/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/ilginc-icatlar-bilimin-geldigi-son_04.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1976797072998795906'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1976797072998795906'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/ilginc-icatlar-bilimin-geldigi-son_04.html' title='İlginç İcatlar: Bilimin Geldiği Son Nokta'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-8612377463985510876</id><published>2009-12-04T11:54:00.002-08:00</published><updated>2009-12-04T11:55:00.466-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/musluk.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 231px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/musluk.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dünyada ve Türkiye'de bir ilk.. Fotoselli Taharet Musluğu!&lt;br /&gt;Elinizi her uzatışta 10 saniye süreyle su verir ve otomatik kapanır.Maksimum hijyeni,su tasarrufu ve sağlamlık.4 adet AAA kalem pille 1 yıldan fazla çalışır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-8612377463985510876?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/8612377463985510876/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/dunyada-ve-turkiyede-bir-ilk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8612377463985510876'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8612377463985510876'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/dunyada-ve-turkiyede-bir-ilk.html' title=''/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-8270942129795478306</id><published>2009-12-04T11:54:00.001-08:00</published><updated>2009-12-04T11:54:44.590-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/kapi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 141px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/kapi.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Geçebileceğiniz şekilde açılabilen otomatik kapılar..Yatay çubukların uçlarında bulunan sensörler sayesinde çubuklar geçeceğiniz kadar açılıp, ısı yalıtımında yüksek başarı sağlıyorlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-8270942129795478306?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/8270942129795478306/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/gecebileceginiz-sekilde-aclabilen.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8270942129795478306'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/8270942129795478306'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/gecebileceginiz-sekilde-aclabilen.html' title=''/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-670134024362807804</id><published>2009-12-04T11:53:00.000-08:00</published><updated>2009-12-04T11:54:16.761-08:00</updated><title type='text'>İlginç İcatlar:  Işıklı duş</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/duj.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 129px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/duj.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Suyun basıncı ile çalışan, pil veya elektirik gerektirmeyen ışıklı duş başlıkları...Suyun basıncı ile çalışan bu ışıklı duş başlıkları, suyun sıcaklığına göre renklerini değiştiriyorlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-670134024362807804?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/670134024362807804/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/ilginc-icatlar-iskl-dus.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/670134024362807804'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/670134024362807804'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/ilginc-icatlar-iskl-dus.html' title='İlginç İcatlar:  Işıklı duş'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-1235812629269973538</id><published>2009-12-04T11:50:00.000-08:00</published><updated>2009-12-04T11:52:56.700-08:00</updated><title type='text'>İlginç İcatlar: Bilimin Geldiği Son Nokta</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/yuzuk.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 143px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/teknoloji/yuzuk.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt; &lt;br /&gt; Yeni çıkacak bu yüzükler sayesinde, doğum günlerini, evlilik yıldönümlerini unutmayacaksınız. Son 24 saat içinde her saat, parmağınızı 10 saniye boyunca 1Güncel Teknoloji Haberleri20 dereceye kadar ısıtıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-1235812629269973538?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/1235812629269973538/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/ilginc-icatlar-bilimin-geldigi-son.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1235812629269973538'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1235812629269973538'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/ilginc-icatlar-bilimin-geldigi-son.html' title='İlginç İcatlar: Bilimin Geldiği Son Nokta'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-1300817743716447202</id><published>2009-12-04T11:49:00.002-08:00</published><updated>2009-12-04T11:50:43.018-08:00</updated><title type='text'>Hacker'ların Garip Merakı!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/haber/hacker1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 190px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/haber/hacker1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hacker'ların çaldığı gizli bilgilerden çok bahsettik;am bu kez durum gerçekten düşündürücü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacker'lar geçtiğimiz günlerde İngiltere'deki Norwich Üniversitesi'nin bir departmanı olan Hadley İklim Araştırmaları Birimi'nin bilgisayarlarına sızdı ve toplamda 1079 e-posta yazışması ve 3800'ün üzerinde dokümanı ele geçirdi.Hacker'lar,ele geçirdikleri bilgilerin sorumluluğunu uzun süre taşıyamadılar ve bir kısmını yayınlamaya karar verdiler.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Rusya'da kaynağı bilinmeyen bir FTP adresine yüklenen bilgilerde son derece ilginç iddialar ve bilim adamlarının küresel ısınma konusunda kendi aralarındaki yazışmaları yer alıyor.Hacker'ların yayınladıkları bilgilere göre bilim adamları küresel ısınma konusunda kamuoyunu bilerek ve isteyerek yanlış yönlendiriyorlar.Raporlar sürekli arttığı ileri sürülen küresel ısınmanın aslında 1960 yılından beri düşmekte olduğunu ortaya koyuyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Konuyla ilgilenen bir araştırmacı olan Phil Jones,bunun sadece bir araştırmanın sonucu olduğunu ve aksi raporların da literatürde yer aldığını söylüyor. Jones bu konuda ki diğer önemli noktanın ise bir bilimsel araştırma laboratuarının yaşadığı bu güvenlik sıkıntısı olduğunun altını çiziyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-1300817743716447202?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/1300817743716447202/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/hackerlarn-garip-merak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1300817743716447202'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1300817743716447202'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/hackerlarn-garip-merak.html' title='Hacker&apos;ların Garip Merakı!'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-9151372965769137902</id><published>2009-12-04T11:49:00.001-08:00</published><updated>2009-12-04T11:49:33.402-08:00</updated><title type='text'>Bayram hediyesi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/haber/9307019.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 190px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/haber/9307019.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Türk Telekom,bayramın birinci ve ikinci günü kullanılmak üzere abonelerine toplam 4 saat görüşme dakikası hediye ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Telekom'dan yapılan açıklamada,müşterilerinin aileleri ve yakınlarıyla diledikleri rahatlıkta konuşabilmeleri için hediye görüşme dakikaları sunulduğu belirtildi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Hediye dakikalar hem şehir içi hem de şehirlerarası görüşmelerde kullanılabiliyor.Müşteriler,hediye dakikalarını her gün 2 saat olmak üzere günün her saatinde kullanabilecek.Kampanya,herhangi bir başvuru veya taahhüt gerektirmiyor&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-9151372965769137902?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/9151372965769137902/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bayram-hediyesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/9151372965769137902'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/9151372965769137902'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/bayram-hediyesi.html' title='Bayram hediyesi'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-3014813297745774134</id><published>2009-12-04T11:47:00.000-08:00</published><updated>2009-12-04T11:48:57.614-08:00</updated><title type='text'>Kendi Animasyonunuzu Yapın</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/haber/gizmoz.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 190px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/haber/gizmoz.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İşte size kendi videonuzun yıldızı olma şansı:Eğlenceli site Gizmos ile tanışmaya hazır&lt;br /&gt;mısınız?İnternetin uçsuz bucaksız bilgi kaynağı olması,aynı zamanda eğlenceli bir yer olmasına engel değil.İşte yeni bir servis olan Gizmoz eğlenceye bizzat katılmanız için size oldukça ilginç bir yöntem sunuyor.Gizmoz ile kendi görüntünüzü de kullanarak,kendi sanal karakterinizi oluşturabilir ve videolarınızı hazırlayıp dilediğiniz sitede paylaşabilirsiniz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bir zamanların popüler e-kartlarına benzeyen Gizmoz,daha hızlı internet ve daha yaygın video teknolojileri sayesinde hareketli görüntüler oluşturmanıza olanak veriyor.Gizmoz ile neler yapılabileceğini görmek için önce sitedeki View bölümüne bir göz atmanızda fayda var.Burada daha önceden oluşturulmuş eğlenceli ve çok çeşitli örnekleri görebilirsiniz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kendiniz için bir video hazırlamaya karar verdiğinizde ise Create bağlantısına tıklayın.Ardından size sunulan hazır arka planlardan birine tıklayarak stüdyo kısmına geçebilirsiniz.Buradan ister hazır karakterlerden birini alın,isterseniz de webcam yardımıyla kendi görüntünüzü siteye yükleyin.İlerleyen adımlarda animasyonunuza ses veya metin de ekleyebilir ve ardından eserinizi yayınlayabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-3014813297745774134?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/3014813297745774134/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/kendi-animasyonunuzu-yapn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3014813297745774134'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/3014813297745774134'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/kendi-animasyonunuzu-yapn.html' title='Kendi Animasyonunuzu Yapın'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-6452864110634855588</id><published>2009-12-04T11:23:00.000-08:00</published><updated>2009-12-04T11:35:22.365-08:00</updated><title type='text'>Office Mobile 2010</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/haber/office2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 190px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/haber/office2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Office Mobile 2010,Beta Sürümü Karşınızda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Microsoft'un ceplere özel Office 2010 betasını siz de deneyebilirsiniz.İşte yapmanız gerekenler...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Microsoft'un,geçtiğimiz hafta Çarşamba günü duyurduğu Office Mobile 2010 Beta sürümü,son kullanıcı testlerine açıldı.Office 2010,SharePoint Server 2010,Visio 2010,Project 2010 ve Office Web Uygulamaları'ndan oluşan yeni Office paketi,'indirilebilir' ilk Office paketi olması nedeniyle, Microsoft için bir dönüm noktası oluşturuyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;2010 Office paketinde ulamalarında olduğu gibi;mobil cihazların tarayıcılarında hızlı bir şekilde görüntülenebiliyor.Office Mobile 2010 Beta sürümü,yalnızca Windows Mobile 6.5 ve üzeri işletim sistemlerine yüklenebilirken,Mobile Viewer;iPhone,BlackBerry,Droid,ve Symbian gibi 'akıllı' telefonların tümüne indirilerek çalıştırılabiliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-6452864110634855588?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/6452864110634855588/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/office-mobile-2010.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6452864110634855588'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/6452864110634855588'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/office-mobile-2010.html' title='Office Mobile 2010'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-1723003518943457633</id><published>2009-12-04T11:22:00.002-08:00</published><updated>2009-12-04T11:23:43.462-08:00</updated><title type='text'>Windows Azure Ortaya Çıkıyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/haber/azure.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 190px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/haber/azure.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Microsoft Windows 7 ile yetinmiyor:Bulutlarda gezinen işletim sistemi Azure ortaya çıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazılım devi Microsoft,2010'un başında bulut bilgi işlem platformunu sunacak.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Microsoft,geliştirici konferansı PDC'te bu iş için geliştirdiği Azure platformunu ve buna ait internet tabanlı hizmetini 1 Ocak 2010'dan itibaren sunacak.Firma,geliştiricileri Azure için yazılım geliştirmeye teşvik ediyor.Microsoft yazılım mimarisi şefi Ray Ozzie şöyle bir açıklamada bulundu: "Bu iş için tüm geliştiricileri kazanmak bizim için önemli."&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Azure,Windows Azure ve SQL Azure'den oluşuyor.Windows Azure ocak ayından itibaren ücretsiz olarak kullanılabilecek;fakat şubat ayından itibaren ücretli hale gelecek.Microsoft kendi web sitesinde Azure için bazı uygulama alanları tanıtıyor.Tanıtımlara göre bulut bilgi işlem platformu hem yazılım geliştiricileri için hem de BT servis sağlayıcıları ve web ajansları için elverişli olacak.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bulut bilgi işlem platformunun (Cloud Computig) avantajları firmaların daha az BT alt yapısına ihtiyaç duymalarında yatıyor.Uygulamalar birden çok sunucuda çalıştığı için temin edilebilirlik çok yüksek seviyede olacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-1723003518943457633?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/1723003518943457633/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/windows-azure-ortaya-ckyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1723003518943457633'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1723003518943457633'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/windows-azure-ortaya-ckyor.html' title='Windows Azure Ortaya Çıkıyor'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-1674597147888363993</id><published>2009-12-04T11:22:00.001-08:00</published><updated>2009-12-04T11:22:52.110-08:00</updated><title type='text'>Porsche'nin Yıl Sonu Sürprizi:Spyder</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/haber/Porsche.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 190px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/haber/Porsche.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu sürprizin fiyatını öğrenmek istermPorsche'nin en hafif sürprizi 63 bin Euro&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Porsche dünya prömiyerini Aralık ayında Los Angeles’te gerçekleşecek olan otomobil fuarında yapacağını açıkladığı yeni Boxster Spyder’in resmi fotoğraflarını yayınladı.Almanya satış fiyatının 63 bin 400 Euro’dan başlayacağı açıklanan otomobilin Türkiye’deki fiyatı henüz belli değilse de vergilerle hesaplandığında yaklaşık iki katına gelecek.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;James Dean Porsche olarak da anılan efsanevi 555 ile aynı genleri taşıyan yeni Spyder, aynı zamanda 1275 kilogramla Porsche ürün gamının en hafifi olma özelliğine sahip.3.4 litrelik bir 6 silindirlimotora sahip olan Spyder 20 BG güç üretiyor.Otomatikleştirilmiş manüel şanzımanıyla diğer Porsche modellerine göre daha hızlı ve tasarruflu olan yeni Boxster Spyder 100 km’s hıza 4.8 saniyede çıkabiliyor.Son sürati ise 267 km/s.Otomobilin ortalama tüketimi ise 100 km’de 9.3 litre.isiniz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-1674597147888363993?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/1674597147888363993/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/porschenin-yl-sonu-surprizispyder.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1674597147888363993'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1674597147888363993'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/porschenin-yl-sonu-surprizispyder.html' title='Porsche&apos;nin Yıl Sonu Sürprizi:Spyder'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-1577246378713549581</id><published>2009-12-04T11:20:00.000-08:00</published><updated>2009-12-04T11:22:03.933-08:00</updated><title type='text'>Her Bebeğe e-posta Adresi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/haber/maill.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 190px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/haber/maill.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;'Anaposta Projesi'kapsaminda,her çocuk doğar doğmaz nüfus cüzdaninda yazili bir posta adresine sahip olacak.ANKARA - BTK Başkani Acarer,'Anaposta Projesi'kapsaminda,her çocuğun doğar doğmaz nüfus cüzdaninda yazili olan bir posta adresine sahip olacağini bildirdi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bilgi Teknolojileri ve Iletişim Kurumu (BTK) Başkani Tayfun Acarer,''yerli arama motoru'' kurulmasina yönelik çalişmalari 2010 yilinda tamamlamayi hedeflediklerini ve ''Anaposta Projesi'' kapsaminda,her çocuğun doğar doğmaz nüfus cüzdaninda yazili olan bir posta adresine sahip olacağini bildirdi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;BTK Başkani Acarer,''Youtube'' ve ''Google'' başta olmak üzere mevcut tüm arama motorlarinin yabanci kaynakli olduğunu hatirlatarak,''Bu nedenle, şu andaki internet yoluyla yapilan her türlü haberleşme yabanci ülkelere gidiyor,oralardan geri geliyor.Işin bu açidan bir güvenlik tarafi var'' dedi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Mevcut yabanci arama motorlarinin Türkiye'nin ihtiyaçlarina cevap vermediğini,ülke hassasiyetlerine zaman zaman duyarsiz kaldiğini ifade eden Acarer,Türkçe karakterlerden kaynaklanan sikintilar da yaşandiğini dile getirdi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Acarer,şunlari kaydetti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Yerli arama motorunun kurulmasina yönelik çalişmalari 2010 yilinda tamamlamayi hedefliyoruz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Çalişmalarimizi,üniversitelerin yani sira işletmecilerle birlikte sürdürüyoruz.Yerli arama motorunun Türkiye'nin yani sira Türk cumhuriyetleri ile Islam ülkelerinde de çok tutulacağini ve bu ülkelerin bizim arama motorumuza çok daha fazla güveneceğini düşünüyorum.''&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;E-POSTA NÜFUS CÜZDANINA YAZILACAK&lt;br /&gt;Yerli arama motoru kurulmasi çalişmalari kapsaminda''Anaposta Projesi''ni de yürüttüklerini anlatan Acarer,şöyle konuştu:"Proje kapsaminda,70 milyon vatandaşimizin her birine 10 GB mail kotasi olan bir elektronik posta adresi verilebilecek. Her çocuk doğar doğmaz nüfus cüzdaninda yazili olan bir posta adresine sahip olacak.70 milyon kişinin TC kimlik numarasi eşleşmesi seviyesinde kullanilabileceği bir mobil ağ sağlanmiş olacaktir.Yahoo,Hotmail,Gmail gibi yabanci ve güvenli olmayan posta adresleri ve ağlari kullanilmamiş olacak.Islam ülkeleri ile Türk cumhuriyetleri,Türkiye'nin posta altyapisini tercih edeceklerinden,uluslararasi büyük bir ağ ve internet haberleşme ortami sağlanmiş olacak.''&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Projenin yazilim altyapisinin tamamlandiğina ve test uygulamalarinin başlatildiğina dikkati çeken Acarer,''Bu ölçekte geliştirilecek bir projenin uygulamaya sunulmasi ve ulusal bir e-posta altyapisinin kurulmasi,teknik,ekonomik ve soysal açidan ülkemize büyük prestij ve kazanimlar sağlayacak'' dedi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;YOUTUBE'DAN TÜRKÇE VERSIYON ISTENDI&lt;br /&gt;Youtube internet sitesine erişimin 17 Ocak 2008'de Ankara 12.Sulh Ceza Mahkemesinin karariyla ''Atatürk'le ilgili özel bir kanun'' nedeniyle engellendiğini hatirlatan Acarer,söz konusu engellemenin kaldirilmasi için Youtube yetkilileri ile pek çok görüşme yapildiğini söyledi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Görüşmelerden 3'üne Ulaştirma Bakani Binali Yildirim'in da katildiğini ifade eden Acarer,''Bu görüşmelerde,Türkiye'ye özgü,Türkçe bir versiyon geliştirmesi gibi çok makul öneriler getirildi. Son görüşmenin üzerinden 3 ay geçmesine rağmen,Youtube'dan ses seda çikmadi.Youtube'un bu konuda adim atmasini, çözüm önerisi getirmesini bekliyoruz'' diye konuştu.Acarer, Youtube'un 22 ülke için o ülkelerin dilinde özel versiyonlar geliştirdiğini de kaydetti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-1577246378713549581?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/1577246378713549581/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/her-bebege-e-posta-adresi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1577246378713549581'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1577246378713549581'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/her-bebege-e-posta-adresi.html' title='Her Bebeğe e-posta Adresi'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-1329377596610835610</id><published>2009-12-04T11:17:00.000-08:00</published><updated>2009-12-04T11:20:21.294-08:00</updated><title type='text'>Facebook 350 Milyon Kullanıcıya Ulaştı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/haber/20091111142249.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 190px;" src="http://www.teknoportal.gen.tr/resimler/haber/20091111142249.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Facebook 350 milyon oldu,Türkiye bölgesi ortadan kalkıyor,Farmville Twitter'ı geçiyor ve dahası...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyal paylaşım sitesi Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg, "Dünyayı daha şeffaf ve daha interaktif hale getirdiğimiz güzel bir yıldı" diyerek başladığı açıklamasında,beş yaşındaki sitenin artık 350 milyondan fazla üyesi bulunduğunu duyurdu.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bu sayıya ulaşmada Çin ve Hindistan'ın siteye ilgisinin artması,Zuckerberg'in de dediği gibi son derece etkili.Sitenin üyeleri için bir açıklama yayınlayan Zuckerberg,"Bu sayıya ulaşmak için size paylaşım için ihtiyaç duyduğunuz araçları ve hangi bilgiyi kiminle paylaşacağınızı kontrol etme şansını verdik" diyerek,daha güvenli bir paylaşım için önümüzdeki günlerde daha basit bir sisteme geçileceğini açıkladı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-1329377596610835610?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/1329377596610835610/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/facebook-350-milyon-kullancya-ulast.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1329377596610835610'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/1329377596610835610'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/facebook-350-milyon-kullancya-ulast.html' title='Facebook 350 Milyon Kullanıcıya Ulaştı'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-7610646269650706526</id><published>2009-12-04T04:58:00.001-08:00</published><updated>2009-12-04T04:58:57.861-08:00</updated><title type='text'>Şarj aletini unutun!</title><content type='html'>Samsung'un yeni netbook'u N140, 11 saatlik pil ömrüyle dikkat çekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samsung, N140’ın bir önceki modeli olan ve 8.5 saat pil ömrü, şık tasarımı ve rahat kullanılabilirliği ile öne çıkan NC10 netbooklardan 1 milyonun üzerinde satmış ve büyük bir başarıya imza atmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;N140 Türkiye’de 2 farklı renkte sunuluyor: koyu kırmızı ve deniz mavisi. Yalnızca 1.27 kg. ağırlığındaki N140, sınıfının da en hafif modeli olma özelliğini taşıyor. 10.1 inçlik parlama yapmayan LED ekranı sayesinde kullanıcılar yüksek çözünürlüklü filmleri keyifle izleyebiliyor. Daha zengin bir multimedya deneyimi için, N140’ın entegre 3 Watt hoparlörü ve SRS efektleri zengin ve net High Definition 3D ses özelliğine sahip.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;N140’da yüksek hızlı 802.11bg/n uyumlu kablosuz ağ kartı bulunuyor. N140’ta kullanıcıların VoIP telefon özelliğini kullanarak sevdikleriyle sürekli iletişimde olabilecekleri dahili mikrofon ve kulaklık bağlantı çıkışı da yer alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resimlerin, müzik parçalarının, filmlerin ve verilerin hızlı ve kolay bir şekilde tüm modern fotoğraf makineleri, ses-görsel sistem cihazları gibi cihazlarla paylaşılması için N140’ta üç adet USB 2.0 bağlantı noktası, Bluetooth 2.1 EDR ve 3’ü 1 arada hafıza kartı okuyucusu yer alıyor. Şarj edilebilir USB bağlantı noktası ile netbook’un pili bittiğinde şarj işleminin de tam ortasında kesilmesi tehlikesi de ortadan kalkıyor: Netbook çalışmaz durumdayken dahi cep telefonu, MP3 Çalar gibi birçok farklı taşınabilir cihazı şarj etmek mümkün olabiliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-7610646269650706526?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/7610646269650706526/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/sarj-aletini-unutun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7610646269650706526'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/7610646269650706526'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/sarj-aletini-unutun.html' title='Şarj aletini unutun!'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1674434872837607114.post-454349256090290666</id><published>2009-12-04T04:53:00.000-08:00</published><updated>2009-12-04T04:57:38.288-08:00</updated><title type='text'>Google paralı oluyor!</title><content type='html'>Gazete yayımcıları, Google üzerinden okunabilecek haber sayısına sınırlama getirebilecek. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Arama motoru Google, gazete yayımcılarının, Google üzerinde okunabilecek ücretsiz haber sayısına sınırlama getirebileceğini bildirdi. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Google'in Ücretsiz İlk Tıklama Programı ile yayımcılar abonelik usulüyle çalışan internet sitelerine sınırsız erişimi engelleyebiliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanıcılar, bir gün içinde 5 haberden fazla tıklarsa, ödeme yapmak veya kayıt olmak durumunda kalıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google Ürün Müdürü Josh Cohen de önceleri kullanıcıların her tıklamasının ücretsiz olduğunu, ancak şimdi programın yenilendiğini ve böylece yayımcıların abonelik ya da kayıt olmadan beş sayfadan fazlasına girilmesine sınırlama getirebildiğini söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medya kralı Rupert Murdoch, Google gibi şirketleri gazetecilik üzerinden bedava reklam geliriyle kar elde etmekle suçlamıştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı okuyucular, sayfaları Google üzerinde çağırarak, gazetelerin internet sitelerine abonelik ücreti ödemeden girebileceklerini keşfettiler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-HAYATTA KALMANIN YOLU: İSTENİLEN İÇERİĞİ VERİP, FİYATI BELİRLEMEK- &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;News Corp. Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Rupert Murdoch da medyanın online için de okuyuculardan ücret alması gerektiğini söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Murdoch, seyircilerin ve reklamcıların internete yönelişine, yayımcıların gelecekte uyum sağlayabileceği umudu olduğunu ifade ederek, bunu başarabilmenin temel yolunun, tüketicilere -bilgisayar ekranı, mobil aletler ya da e-okuyucu olarak- istedikleri formda içeriği vermek ve sonra buna fiyat belirlemek olduğunu kaydetti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksek kalitede, güvenilir haber ve bilginin ücretsiz olamayacağı konusunda tüketicileri iknaya ihtiyaç olduğunu belirten Murdoch, ''İyi gazetecilik pahalı bir hizmettir'' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;News Corp. halihazırda The Wall Street Journal'ın online erişiminden ücret alırken, bunu diğer yayınlarına da genişletmeyi planlıyor. Diğer yayımcılar da gazeteler gibi online yayımcılığın da reklam gelirlerinin düşmesi nedeniyle bu tip bir ücret almayı planlıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;+02 Aralık 2009 Çarşamba, 13:28&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1674434872837607114-454349256090290666?l=teknolojiin.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://teknolojiin.blogspot.com/feeds/454349256090290666/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/google-paral-oluyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/454349256090290666'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1674434872837607114/posts/default/454349256090290666'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://teknolojiin.blogspot.com/2009/12/google-paral-oluyor.html' title='Google paralı oluyor!'/><author><name>nilüfer</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
